2026 Dünya Kupası başlamadan skandallar başladı: ABD vize krizi ve çifte standart tartışması!
2026 Dünya Kupası’nın başlamasına günler kala ev sahibi ABD, uyguladığı katı vize politikası, havalimanlarındaki sert aramalar ve ayrımcılık iddialarıyla turnuvaya gölge düşürdü.

2026 Dünya Kupası’nın başlamasına günler kala ev sahibi ABD, uyguladığı katı vize politikası, havalimanlarındaki sert aramalar ve ayrımcılık iddialarıyla turnuvaya gölge düşürdü. Yıldız futbolculardan ödüllü hakemlere kadar birçok ismin mağdur olduğu süreçte, uluslararası kamuoyunun Katar'a gösterdiği sert tepkiyi ABD'ye karşı göstermemesi ise "çifte standart" eleştirilerini beraberinde getirdi.
Futbol dünyasının en büyük organizasyonu olan 2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım sürerken, ev sahibi ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) uyguladığı bürokratik engeller ve güvenlik protokolleri küresel bir krize dönüştü. Turnuvaya katılacak takımlar, teknik ekipler, hakemler ve binlerce taraftar, turnuvanın başlamasına günler kala havalimanlarında ve konsolosluklarda adeta mahsur kaldı.
Futbolcular ve Hakemler Sınır Kapılarında Rehin Kaldı
Turnuvaya katılacak birçok ülkenin milli sporcusu ve teknik kadrosu, ABD sınır kapılarında saatler ve günler süren mağduriyetlerle karşı karşıya kaldı:
Embolo Günler Sonra Katılabildi: İsviçreli yıldız futbolcu Breel Embolo, havalimanında uzun süren vize kontrolleri nedeniyle ancak günler sonra takım arkadaşlarının kampına dahil olabildi.
Iraklı Yıldız 7 Saat Sorgulandı: Irak milli takımının önemli golcüsü Aymen Hüseyin, ABD’ye giriş yaptığı sırada havalimanında yaklaşık yedi saat boyunca gözaltında tutularak sorguya çekildi.
Yılın Hakemi Sınır Dışı Edildi: 2025 CAF (Afrika Futbol Konfederasyonu) turnuvasının en iyi Afrikalı hakemi seçilen Ömer Abdulkadir Artan, Miami Havalimanı’ndan ülkeye alınmayarak geri çevrildi. FIFA’nın bu duruma sessiz kalması ve Artan’ın turnuvada görev yapamayacağını açıklaması büyük tepki çekti.
İran ve Güney Afrika Delegasyonlarına "Vize" Engeli
Diplomatik gerilimler ve katı vize prosedürleri milli takımların kamp programlarını altüst etti. Türkiye’deki ABD Konsolosluğu’nda günlerce vize işlemleriyle uğraşan İran milli takımına sadece maç günlerinde ülkeye giriş izni verilirken, delegasyonun 15 üyesine ve takım fotoğrafçısına vize verilmedi.
Benzer şekilde Güney Afrika milli takımı da delegasyon üyelerinin vize onaylarının gecikmesi nedeniyle ABD'ye planlanandan çok daha geç ulaşabildi.
Havalimanlarında Skandal Görüntüler: Irkçılık ve Narkotik Köpekleri
Sınır kapılarındaki güvenlik uygulamalarının dozu, uluslararası krizleri ve ırkçılık tartışmalarını da beraberinde getirdi:
Senegal Kampında Irkçılık İddiası: Senegal milli takım personelinin havalimanında ayakkabılarını çıkarmaya zorlanması ve sıra dışı aramalara tabi tutulması, Afrika basınında geniş çaplı ırkçılık suçlamalarına yol açtı.
Özbekistan Takımına Köpekli Arama: Özbekistan milli takım kafilesinin havalimanında narkotik köpekleriyle aranmasına ait görüntüler, uluslararası medyada hızla yayılarak viral oldu ve tepki topladı.
Taraftarlar da Mağdur: Biletler ve Rezervasyonlar Yandı
Kriz sadece yeşil sahanın aktörlerini değil, futbolun en büyük bileşeni olan taraftarları da vurdu. ESTA (Vizesiz Seyahat Programı) kapsamında ABD’ye vizesiz giriş hakkı bulunan bazı İskoç taraftarların seyahat izinleri, uçuşlarına sadece birkaç gün kala iptal edildi.
Dünyanın dört bir yanından aylar öncesinden maç biletlerini alan ve konaklama rezervasyonlarını tamamlayan binlerce futbolseverin vize başvuruları reddedildi. Bu durum, taraftarlar açısından çok ciddi maddi kayıplara yol açtı.
Katar’a Eleştiri Yağmuru, ABD’ye Sessizlik: Büyük Çifte Standart!
Yaşanan bu skandallar zinciri, spor kamuoyunda ciddi bir etik tartışmayı da alevlendirdi. Bir önceki Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan Katar, turnuva öncesinde ve esnasında aylarca batı medyası ve uluslararası kurumlar tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti. Ancak insan hakları, seyahat özgürlüğü ve sporun birleştirici gücüne doğrudan darbe vuran ABD'deki bu skandallara karşı küresel çapta kayda değer bir tepkinin yükselmemesi, futbol dünyasındaki "çifte standart" algısını yeniden gündeme taşıdı.
