Gündem

AB: Türkiye'nin AB hedefi ile gerilemesi arasındaki uçurum büyüdü

AB Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu, ülkenin demokratik standartlarda gerilediğini ve AB üyelik hedefi ile mevcut durum arasındaki uçurumun büyüdüğünü ortaya koydu.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
AB: Türkiye'nin AB hedefi ile gerilemesi arasındaki uçurum büyüdü

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu, ülkenin demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanlarında gerileme yaşadığını ortaya koydu. Raporda, "Türkiye'nin AB'ye katılma yönündeki ilan edilmiş hedefi ile üyeliğin temel siyasi kriterleri bakımından yaşadığı gerileme arasındaki uçurum daha da genişledi" tespiti yapıldı.

Demokratik Kurumlar ve Siyasi Çoğulculuk

Raporda, Türkiye'de demokratik kurumların işleyişinin ciddi endişe kaynağı olduğu belirtildi. Cumhurbaşkanlığı sisteminin yapısal kusurlarının veya yürütme ile yargı arasındaki yetersiz kuvvetler ayrılığının giderilmesine yönelik adım atılmadığı vurgulandı. Demokratik gerilemenin siyasi çoğulculuk, seçimlerin dürüstlüğü, hukukun üstünlüğü ve yerel yönetimler alanlarında devam ettiği ifade edildi. Bu durumun, ülkenin temel demokratik ilkelere saygısı konusunda giderek artan endişelere yol açtığı kaydedildi.

Muhalefete Yönelik Baskılar ve Yargısal Müdahaleler

Avrupa Komisyonu, Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin 2018'den bu yana durma noktasında kaldığını hatırlattı. Raporda, seçilmiş yetkililer, muhalefet temsilcileri, siyasi aktivistler, gazeteciler ve diğer kişilere yönelik tutuklamaların ve suçlamaların, ana muhalefet partisini hedef alan yargısal işlemler dahil 2026'da yoğunlaştığı belirtildi. Bu durumun, yargının bağımsızlığına ilişkin endişeleri derinleştirdiği ve Türkiye'nin siyasi çoğulculuk, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile ayrımcılık yapmama dahil temel demokratik ilkelere bağlılığı konusunda artan şüphelere yol açtığı ifade edildi.

Ekrem İmamoğlu Davası ve CHP Kurultayının İptali

Raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu ve hakkındaki davalara da değinildi. CHP'nin muhtemel cumhurbaşkanı adayı olarak görülen İmamoğlu hakkındaki davanın 9 Mart 2026'da başladığı ve iddianamede 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü belirtildi. Ayrıca, Mayıs 2026'da bir istinaf mahkemesinin CHP'nin 38. Kurultayı'nı ve sonraki kurultaylarını iptal etmesinin, yargı sisteminin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin endişeleri güçlendirdiği kaydedildi.

Kamu Yönetimi, Sivil Toplum ve Medya Üzerindeki Baskılar

Raporda, kamu sektörünün yüksek derecede siyasallaştığına işaret edildi. Yerel özyönetim konusunda hükümetin, muhalefet belediye başkanları üzerinde idari, mali ve yargısal yollarla baskı uygulamayı sürdürdüğü vurgulandı. Sivil toplumun, insan hakları savunucuları dahil, genel olarak kısıtlayıcı bir ortamda faaliyet gösterdiği ve siyasi, hukuki, mali ve idari sınırlamalarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Gazeteciler ve medya kuruluşları için ortamın, devam eden keyfî tutuklamalar, gözaltılar, kovuşturmalar ve mahkûmiyet kararlarıyla kısıtlayıcı olmaya devam ettiği ifade edildi. Bağımsız medyanın faaliyet alanının "çarpıcı biçimde daraldığı" kaydedildi.

Sosyal Medya Erişim Engelleri ve Diğer Konular

Raporda, idari makamlara önceden yargısal denetim olmaksızın içerik kaldırma kararı verme yetkisi tanıyan mevzuatın, sosyal medya hesaplarına erişim engellerine yol açtığı belirtildi. LGBTİQ+, feminist ve insan hakları örgütleri ile aktivistlerine ait sosyal medya hesaplarına erişim engellendiği ifade edildi. Ayrıca, Türkiye'nin kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele çerçevesini güçlendirmesi gerektiği, işkence ve kötü muamele iddialarının devam ettiği ve AB'ye ihraç edilen gıdalarda yüksek pestisit kalıntıları bulunduğu konularına da değinildi.

Bu Yazıyı Paylaş