Açlık grevinin 11. gününde şok iddia: İktidar içinde 'öğretmenlik bitecek' diyen bir akıl var!
Öğretmenler açlık grevinin 11. gününde, iktidar içinde öğretmenliğin geleceğini karamsar gören bir aklın varlığını iddia etti. Taleplerin toplumun gündeminde olduğunu ve destek bulduğunu belirten sendika, piyasacı anlayışa teslim olunmaması

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin açlık grevinin 11. gününe girerken yaptıkları açıklama, eğitim camiasında yeni bir tartışma başlattı. Açıklamada, iktidar partisi içinde öğretmenlerin taleplerini görmezden gelen, hatta 'öğretmenliğin 5 yıl içinde yok olacağını' düşünen bir aklın varlığına dikkat çekildi.
TALEPLERİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER BELİRGİNLEŞTİ
Öğretmen Sendikası olarak 14 Haziran'da başlattıkları direnişin amacının, geçmişte verilen sözlerin neden tutulmadığını öğrenmek ve bu sözlerin hayata geçmesi için var olan engelleri kaldırmak olduğunu belirten sendika yetkilileri, hedeflerinin bir kısmına ulaştıklarını ve taleplerinin önündeki engellerin tümden belirgin hale geldiğini ifade etti. Bu belirginliği ortaya çıkarmak için abluka, gözaltı, şiddet, açlık ve psikolojik baskı yaşamak zorunda kaldıklarını belirten sendika, toplu sözleşme hakkından mahrum bırakılmalarının ve gönüllü toplu görüşme mekanizmalarına sahip olmamalarının kendilerini bu yollara ittiğini vurguladı. Direniş, eylem ve açlık grevi sürecini, aslen sahip olmaları gereken haklardan mahrum olma halinin bir sonucu olarak gördüklerini dile getirdiler.
PİYASACI AKIL MI, EĞİTİM SEVDASI MI?
Açıklamada, öğretmenlerin taleplerinin toplumun gündemine girdiğini ve hem muhalefet partilerinden hem de iktidar partisi vekillerinin önemli bir kısmından destek gördüğü belirtildi. Taleplerin sadece öğretmenlerin özlük haklarıyla ilgili olmadığı, eğitimin geleceği açısından da kritik öneme sahip olduğu kamuoyu tarafından anlaşıldı. Müzakereler esnasında iktidar partisi kanadından edinilen izlenimlerin aktarıldığı açıklamada, "İktidar partisinin içerisinde ise öğretmenlerin talebini makul ve çözülmesi gereken bir noktada gören vekiller, Bakanlıkta bu meseleyi tümden ret etmeyen bir tavır bulunmakla birlikte yine iktidar partisinde meseleyi bir öğretmen/eğitim meselesi olarak görmekten uzak piyasacı, patroncu, talebi ve hakkı bir şirket/holding yönetici aklıyla yorumlayan ve ütopik öngörülerle öğretmenliğin 5 yıl içerisinde tümden yok olacağını düşünen bir aklın varlığı eş zamanlı bulunmaktadır" değerlendirmesi yapıldı. Taleplerin karşılanmasının başka meslek gruplarına emsal teşkil edeceği ya da sermayeye müdahale olarak algılanacağı endişesinin yersiz olduğunu belirten sendika, öğretmenlerin asgari ücretle çalışması, özel öğretim kurumlarının sayısının artması, alanda süreli iş sözleşmesinin yaygınlığı gibi durumların hiçbir çalışma alanına benzemediğini vurguladı. Taban maaşın 2014'e kadar var olan bir hak olduğu, mülakatta yaşanan haksızlığın netliği ve yüz binlerce öğretmenin atama beklerken yetersiz atama sayılarının ortada olduğunu ifade ettiler. Bu noktada herkesin öğretmenlerin yanında olduğu bir atmosferde iktidar partisinin kendi içerisindeki piyasacı akla teslim olmayarak milyonların talebine kulak tıkamamasını temenni ettiklerini belirttiler.
Bakmadan Geçme
Kaya'dan Bakan Tekin'e: Öğretmene zulümden vazgeçin
TEDMEM raporu: Yapay zeka Türkiye'de duygusal ihtiyaçları karşılıyor
Meclis'te Yükseköğretim Kanunu Teklifi: Eğitim politikaları sert dille eleştirildi
CHP'li İlgezdi: Gençler, eğitim ve üretim zincirinin dışına itiliyor
Emek Partisi Genel Başkanı Aslan'dan Bakan Tekin'e istifa çağrısı
Açlık grevi bitiyor, öfke büyüyor: Öğretmenler mücadeleyi başka illere taşıyor
