Gündem

Amor: Türkiye AB'ye üye olamazsa Kopenhag kriterleri ilerlemezse

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'nin AB üyeliği için Kopenhag kriterlerinde ilerleme şart. Yargı bağımsızlığı, ekonomi ve Kıbrıs gibi konularda da değerlendirmeler yaptı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Amor: Türkiye AB'ye üye olamazsa Kopenhag kriterleri ilerlemezse

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreciyle ilgili olarak, “Kopenhag kriterlerinde ilerleme olmazsa, Türkiye asla üye olamayacaktır” dedi. Amor, Türkiye ziyareti sırasında yaptığı açıklamalarda, Türkiye'ye tam üyelik teklif edildiğini ve bu teklife bağlı kalınması gerektiğini vurguladı. Amor, üyelik perspektifinin ortaklık perspektifiyle değiştirilmemesi gerektiğini belirterek, “Ortaklık zaten kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir. Türkiye bir komşumuz olduğu için, son derece önemli bir komşumuz olduğu için ve birçok alanda zaten ortaklık yürüttüğümüz için bu iş birliği zaten olacaktır” diye konuştu.

Üyelik hedefi savunulmalı

Türk makamlarından “Ortaklık anlaşmasını konuşmak istemiyoruz, ilişkilerimizin tek resmi çerçevesi bu olsa da biz AB üyeliği hedefimize bağlıyız” ifadelerini duyduğunu aktaran Amor, Türkiye'nin bir ülke olarak üyelik hedefini savunmaya devam etmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi. Amor, raportör olarak görevlerinin AB'nin Türkiye'ye ilişkin değerlendirmesine katkıda bulunmak olduğunu ve bunun bir müdahale anlamına gelmediğini belirtti. “Benim görevim, AB'nin Türkiye'ye ilişkin değerlendirmesine katkıda bulunmaktır. Bu herhangi bir şekilde müdahale anlamına mı geliyor?” sorusu üzerine Amor, “Türk makamlarının talebi üzerine bir rapor hazırlıyorum. Bunun müdahaleyle herhangi bir ilgisi yok” yanıtını verdi.

Demokrasi ve yargı bağımsızlığı vurgusu

Amor, Kopenhag kriterlerinde ilerleme olmazsa Türkiye'nin AB'ye üye olamayacağını yineleyerek, “Bu sürecin özü demokrasidir ve demokratik standartlardır. Kestirme yollar yoktur” dedi. Yargı bağımsızlığına da değinen Amor, bir hakimin siyasi veya idari gerekçelerle görevinden uzaklaştırılabildiği bir sistemde “düzgün bir yargı sistemi yok demektir” yorumunu yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun davasına da değinen Amor, “Cumhurbaşkanı’na meydan okuyan ana muhalefet figüründen kurtulmayı amaçlayan siyasi bir davayla mı karşı karşıyayız?” sorusunu sordu.

Ekonomik sorunlar ve yatırım çekiciliği

Fon kriziyle ilgili olarak Amor, hukukun üstünlüğünün ve yasal belirliliğin önemine dikkat çekti. CEO'ların siyasi iktidarla yaşanabilecek bir anlaşmazlık sonucunda görevden uzaklaştırılabileceğini bilen hiçbir yatırımcının parasını riske atmak istemeyeceğini belirtti. Amor, “Halk ay sonunu getirmekte zorlanıp büyük sıkıntılar çekerken, bu insanlar muazzam bir servete sahipler. İşte mesele tam da bu” dedi. Bu durumun, siyasi seçkinlerin lüks harcamalarının ortaya çıkmasıyla birleştiğinde halkın tepkisini çektiğini ifade etti.

Kıbrıs ve bölgesel güvenlik

Kıbrıs meselesinde BM çerçevesinden taviz verilmeyeceğini belirten Amor, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iki devletli çözümden yana olmasını anlamadığını söyledi. Türkiye'nin bölgesel savunma ve güvenlik girişimlerini memnuniyetle karşıladığını belirten Amor, “Dış politika yürütürken diğer yöntemler yerine diplomasiyi her zaman destekliyoruz ve dış politika işte tam da böyle yürütülmelidir” dedi. Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ve AB'nin güvenlik ve savunma alanında bu katkıyı zaten aldığını sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş