Babacan: Kayıp, 100 yıllık pancar üretimine eşit
Babacan, halka açık şirketlerde ağustos sonundan ekim sonuna 173 milyar doları aşan değer kaybı yaşandığını söyledi. Bu tutarı Türkiye’deki pancar üreticilerinin 100 yıllık üretim değeriyle karşılaştırdı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi grup toplantısında Kapadokya’daki can kayıpları, deprem davaları ve fon dolandırıcılığı iddiaları üzerinden iktidarı eleştirdi. Halka açık şirketlerin toplam değerindeki kaybı şeker pancarı üretimiyle kıyaslayan Babacan, “Bu fon dolandırıcılığında şirketlerimizin değer kaybı pancar hesabına vurduğumuzda Türkiye'deki bütün pancar üreticilerimizin tam 100 yıllık üretim değerine bedel” dedi. Babacan, Kapadokya’da peribacasının çökmesi sonucu yaşamını yitirenler için başsağlığı diledi; vatandaşların tehlikeye ilişkin daha önce yaptığı uyarıların dikkate alınmadığını söyledi. İstanbul’un Maltepe ilçesinde beş kişinin öldüğü bina çökmesine ilişkin bilirkişi raporuna değinen Babacan, yapıya sonradan eklenen kaçak katlar hakkında yıkım kararı bulunduğunu ancak kararın uygulanmadığını belirtti. “Karar var, uygulama yok. Tehlike var, tedbir yok. Sonuç yine canlarımızı yitirdik yitiriyoruz” diye konuştu.
Deprem davaları sürüyor
İzmir depreminin altıncı yıl dönümünde yakınlarını kaybeden ailelerle görüştüğünü aktaran Babacan, 36 kişinin yaşamını yitirdiği Rıza Bey Apartmanı davasının hâlâ devam ettiğini söyledi. Ailelerin sorumluların hesap vermesini istediğini belirten Babacan, yerinde dönüşüm nedeniyle hak sahipleriyle müteahhitler arasındaki davaların da sürdüğünü kaydetti. “İnsanlar yakınlarının acısını taşırken bir de adalete ulaşamamanın yükünü taşıyorlar. Nereden bakarsanız bakın koskoca ülkede pek çok yerde sistem tamamen tıkanmış durumda” dedi. Babacan, yaklaşık bir buçuk aydır gündemde olan fon dolandırıcılığı soruşturmasında vatandaşların sorularının yanıtlanmadığını savundu. Olayı Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı olarak niteleyen Babacan, uzun süre devam etmesinin bürokrasi ve siyasi iktidar içinden destek gördüğünü gösterdiğini öne sürdü. Piyasa aktörleri ile bürokrasiye yönelik operasyonlar yapıldığını, ancak siyasi iktidar ayağında adım atılmadığını ileri sürerek, “Piyasa aktörleri ve bürokrasi köşesine. Üçgenin siyasi iktidar köşesine ilişen yok. Bu böyle olmaz” ifadelerini kullandı.
Şirketlerin değeri 123 milyar dolar azaldı
Babacan’ın verdiği bilgilere göre, ağustos sonundan ekim sonuna kadar 600’ün üzerindeki halka açık şirketin toplam değeri 479 milyar dolardan 356 milyar dolara indi. Babacan, 173 milyar doları aşan düşüşün Türk lirası karşılığının 8 trilyon 650 milyar lira olduğunu söyledi. Türkiye’nin yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı ürettiğini ve alım fiyatının kilogram başına 3 lira 72 kuruş olduğunu hatırlatarak kaybı 100 yıllık pancar üretim değeriyle karşılaştırdı. Yaklaşık 7 milyon kişinin şirket hisselerine yatırım yaptığını ve birikimlerinin değer kaybettiğini belirten Babacan, bu durumun hane halkı harcamalarını azaltabileceğini, ekonomik durgunluk ve resesyon riskini yükseltebileceğini savundu. Borsa İstanbul’un fiyat manipülasyonlarını 15 dakika içinde belirleyebildiğine dair açıklamaları anımsatan Babacan, dolandırıcılığın 15 aydan uzun sürmesine dikkat çekti. Finans piyasalarında zamanlamanın önemini vurgulayarak, “Karar alırken değil 45 gün, değil 1 gün, bazen 1 dakika dahi gecikseniz iş işten geçer” dedi. Borsa İstanbul’un şüpheli işlemleri SPK’ya bildirip bildirmediğini, bildirdiyse neden harekete geçilmediğini ve olayın kimler tarafından örtbas edildiğini sordu. Babacan, soruşturmanın şeffaf yürütülmesini ve sorumluların hesap vermesini istedi. DEVA Partisi iktidarında ilgili kurumların yöneticilerinin görevden alınacağını, kurum içinden ehliyetli kişilerin göreve getirileceğini ve tam yetkili, bağımsız bir görev gücü kurulacağını söyledi. Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasına öncülük edeceklerini belirterek, “Kim yanlış yaptıysa hesabını vermelidir. Yanlış yapan kişi Meclis’e gitsin hesabını versin” diye konuştu. Dolandırıcılıkta zarar görenlerin haklarının tahsilat yoluyla ödeneceğini söyleyen Babacan, İmar Bankası örneğini vererek, “Dolandırıcılardan tahsil edip, mağdurlara haklarını ödeyeceğiz” dedi.
Başkanlık sistemini eleştirdi
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hedef alan Babacan, “Tüm yetkiyi kendi elinde toplayan Sayın Erdoğan, artık bu işin altından kalkamamaktadır” dedi. 86 milyonluk bir ülkenin tek kişi ve tek imzayla yönetilemeyeceğini savunan Babacan, “Yaşadığımız, bir yönetim sisteminin, yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin çöküşüdür” ifadelerini kullandı. Merkez Bankası’nın arka kapısından döviz satışlarının ve TÜİK’in enflasyon verilerine yönelik eleştirilerin başkanlık sistemi döneminde başladığını ileri sürdü. Kur korumalı mevduat uygulamasını, seçim öncesi faiz indirimleri açıklanırken 2023 seçimlerinin ardından faizin yüzde 8,5’ten yüzde 50’ye çıkarılmasını da bu döneme bağladı. Babacan, en düşük emekli aylığının 23 bin 500 lira, asgari ücretin 28 bin lira olduğunu; TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık sınırının 38 bin lirayı geçtiğini söyledi. Enflasyonun 10 yıldır tek haneye inmediğini ve yıllık oranın yüzde 30 civarında seyrettiğini belirten Babacan, Orta Vadeli Program’da enflasyonun 2029’da yüzde 10’un altına düşmesinin öngörüldüğünü aktardı. Erdoğan’ın geçmişteki “Verin bana yetkiyi, faiz de enflasyon da nasıl düşer göstereceğim” sözünü hatırlatarak, “Çünkü enflasyon ancak hukukla düşer, adaletle düşer, güvenle düşer güvenle” dedi. Doların 50 liraya ulaştığını, 200 liralık banknotun 4 dolar etmediğini belirten Babacan, banknotun ilk çıktığında 134 dolar değerinde olduğunu söyledi. “Bu 134 dolardan 130 doları kim çaldı soruyorum” diyen Babacan, Azerbaycan üzerinden geçen devlet uçağına gönderilen selam mesajı üzerinden de Türkiye’nin uluslararası itibarını değerlendirdi. Ekonomi ile savunma ve güvenlik arasında bağ kurarak, “Ekonomi demek beka demektir” ifadesini kullandı. Babacan, Mekke anlaşmasının Meclis’e sunulmadan önce kamuoyuna ve basına açıklanması, soruların yanıtlanması gerektiğini söyledi. Anlaşmanın içeriği belirsiz biçimde Meclis’e getirilmesine karşı olduklarını belirterek, “Biz bu anlaşmanın getiriliş usulüne de hayır diyoruz, bu anlaşmanın ne olduğu belirsiz bir şekilde Meclis'e sunulmasına da hayır diyoruz” dedi. Konuşmasını, temiz siyaset ve hesap verebilir devlet vaadiyle tamamlayan Babacan, “Çünkü ‘kul hakkının’ partisi olmaz” diye konuştu.
Bakmadan Geçme
Piyasalarda 173 milyar doları aşan kayıp için çağrı
Babacan: Kurum yöneticileri görevden alınmalı
Babacan: Sorumlular ceza almazsa yatırımcı gelmez
Babacan, 2027 bütçesini eleştirdi ve 'Türkiye Yüzyılı'na dikkat çekti
Babacan’dan Mekke Anlaşması Çıkışı: Kapalı Kapılar Ardında Onay Vermeyiz!
Babacan: Mekke anlaşmasının detayları açıklanmalı
