Gündem

Babacan: Sorumlular ceza almazsa yatırımcı gelmez

Ali Babacan, sermaye piyasalarındaki fon iddialarının araştırılması için listenin açıklanmasını ve TBMM’de komisyon kurulmasını istedi. Sorumlular cezalandırılmazsa güven kaybı ve değer erimesinin süreceğini söyledi.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Babacan: Sorumlular ceza almazsa yatırımcı gelmez

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’de partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında sermaye piyasalarındaki fon iddialarının araştırılması için iktidara çağrı yaptı. İzmir depreminin altıncı yılında yaşamını yitirenleri de anan Babacan, yaşananları “piyasa dolandırıcılığı” olarak nitelendirdi. Babacan, 131 fonla bağlantılı olduğunu söylediği olayın büyüklüğünü 800 milyar TL, yani 16 milyar dolar olarak açıkladı. Borsa İstanbul ile sermaye piyasalarının hukuki ve teknolojik altyapısının dolandırıcılıkları saptayabilecek düzeyde olduğunu belirtti. Buna rağmen iddia edilen olayın uzun süre devam etmesini siyasi iktidar ve bürokrasiden destek alındığı savıyla ilişkilendirdi. Babacan, altyapı kadar görevli kadroların dürüst olmasının da önemli olduğunu söyledi.

Babacan: Sorumlular ceza almazsa yatırımcı gelmez 1

“Yatırım olmaz, kimse gelmez”

Babacan, sermaye piyasalarındaki güven kaybının eylülden bu yana 150 milyar doları aşan değer kaybına yol açtığını ve kaybın sürdüğünü ileri sürdü. Eylül başında bireysel yatırımcı sayısının 7 milyon olduğunu, bu sayının 6,5 milyona gerilemiş olabileceğini belirtti. Türkiye’deki 27 milyon hanenin 7 milyonunun gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti. İktidardan ilgili listenin açıklanmasını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) komisyon kurulmasını isteyen Babacan, sorumluların ortaya çıkarılması ve suçluların cezalandırılması gerektiğini söyledi. “Eğer bu olayda çalanın yanına kalırsa, dolandıranın yanına kalırsa bundan sonra Türkiye'nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez” dedi. Babacan, dosya açıklığa kavuşup sorumlulara ceza verilmezse piyasalardaki değer kaybının süreceğini savundu.

Faiz ödeneği ve basın özgürlüğü

Babacan, 2027 bütçesinde faiz ödeneğinin 3.975.000.000 TL olarak yer aldığını söyledi ve bu tutarı 4 trilyon TL diye niteledi. Bu yıl bütçede başlangıçta daha düşük bir rakam bulunduğunu, faiz ödemelerinin 2.800’ün üzerine çıktığını belirtti. Gelecek yıl için hesaplanan tutarın ortalama kurla 70 milyar dolara karşılık geldiğini ifade etti. Yüksek faizleri ekonomik yönetime duyulan güvenin azalması ve ülke risklerinin yüksek olmasıyla ilişkilendirdi. Basın ve ifade özgürlüğünün usulsüzlüklerin erken ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacağını söyleyen Babacan, “Özgür basın hayat kurtarır” dedi. Fonlarla ilgili gelişmelerin özgürce haberleştirilmesi ve sivil toplum kuruluşları ile meslek örgütlerinin konuşabilmesi hâlinde dolandırıcılığın daha küçük aşamada ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Babacan, fon dosyasındaki gelişmelerin ardından gazetecilerin gözaltına alındığını, tutuklananlar ve ev hapsine alınanlar olduğunu söyledi.

Deprem hazırlığı ve siyasi değişiklikler

Deprem hazırlıklarına ilişkin soruları yanıtlayan Babacan, kentsel dönüşüm ve yerinde dönüşüm uygulamalarında insan hayatının öncelenmesi gerektiğini savundu. Merkezî yönetim ile belediyelerin birlikte çalışmasının önemine değinerek, “Rantın peşinde koşarsanız depremi çözemezsiniz” dedi. Depremlerden hâlâ ders çıkarılmadığını belirten Babacan, belediyelerin farklı partilerden olması nedeniyle hizmetlerin aksatılmaması gerektiğini söyledi. Sermaye piyasalarına güvenin, sorumluları belirlemek için doğru bir süreç yürütülürse birkaç ayda toparlanabileceğini ifade eden Babacan, yurt dışına çıkarılmış paraların tahsilinin birkaç yıl sürebileceğini kaydetti. Bu süreçte dünyanın 220 farklı finansal kuralın geçerli olduğu bölgesinde hukuki çalışma gerekebileceğini belirtti. İmar Bankası ve diğer olayları anarak TMSF’nin kurulduğunu ve tahsilatların yapıldığını söyledi. Halka açık şirketlerin, özellikle orta ve küçük ölçeklilerin, hızla yeniden değerlenmesi gerektiğini de ekledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Babacan, seçimlerde ortaya çıkan iradenin sonradan değiştirilmemesi gerektiğini söyledi. Belediye başkanlarının parti değiştirmesini “havuçla” ya da “sopayla” yönlendirme iddiasında bulundu ve “Mesele sandıktır, mesele seçimdir” dedi. Babacan, son iki yılda parti değiştiren belediye başkanları ve Üsküdar’daki gelişmeler üzerinden imar rantlarına ilişkin yasal düzenleme çağrısını yineledi. Bu konuyu 2014’ten bu yana, yaklaşık 12 yıldır dile getirdiğini belirtti. İmar rantlarının yoğun olduğu yerlerde parti değişikliklerinin daha sık yaşandığını öne süren Babacan, belediyelerle ilgili yasal çerçevenin güçlendirilmesini istedi.

Bu Yazıyı Paylaş