Sağlık

Atlas Üniversitesi'nden meme kanseri farkındalığı: Erken tanı hayat kurtarır

Atlas Üniversitesi Hastanesi'nde düzenlenen etkinlikte meme kanseri farkındalığı vurgulandı. Uzmanlar, erken tanının hayat kurtardığını ve kadınların kendi kendine meme muayenesi ile bu sürece katkı sağlayabileceğini belirtti.
DHA
DHA
3 dk Sesli Dinle 0
Atlas Üniversitesi'nden meme kanseri farkındalığı: Erken tanı hayat kurtarır

ATLAS ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ'NDEN MEME KANSERİ UYARISI Atlas Üniversitesi Hastanesi'nin Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla düzenlediği etkinlikte, İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurguladı. Yıldırım, erken tanının toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Erken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Zira bir meme kanseri 1 cm çapında iken muayenede ele gelir ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok azdır" açıklamasında bulundu.

ERKEN TEŞHİS VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Atlas Üniversitesi Hastanesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinlikte, meme sağlığı ve meme kanseri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Meme kanserinde erken teşhis, meme muayenesi ve düzenli kontrollerin önemi üzerinde duruldu. Atlas Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, meme kanseri farkındalığını yılın tamamına yaydıklarını ifade etti. Kadınların birbirlerine meme sağlığı ile ilgili yıllık ve aylık kontrollerini hatırlatmasını tavsiye eden Balaban, "Bu alışkanlık yaygınlaştığında bunun sonucunu bütün kadınlar görecek. Çünkü meme kanseri erken tanı konulduğunda yüzde 90 iyileşme oranına sahip bir kanser artık. Bu çok önemli ve erken tanısı da çok zor değil. Erken tanı için her kadının ufak bir zaman ayırması yetiyor" dedi. Doç. Dr. Emine Yıldırım, her sekiz kadından birinin hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşılaşabileceğini ve meme kanseri riskinin 80 yaşına kadar yüzde 12 olduğunu belirtti. Erken tanının çoğu durumda tam şifa anlamına geldiğini yineleyen Yıldırım, tarama mamografileri sayesinde pek çok kadının erken tanıya ulaşabildiğini söyledi. Yıldırım, yıllık olağan muayenelerde doktorun yaptığı meme muayenesi ve belli bir yaştan sonra eklenen mamografi/meme ultrasonografisinin doktorun sorumluluğunda olduğunu, kadınların ise kendi kendine meme muayenesi ile bu sürece katkı sağlayabileceğini ifade etti. Kendi kendine meme muayenesinin 20 yaş sonrası başlanması önerilirken, muayenede meme cildinde çukurlaşma, renk değişikliği, meme başında çekilme, pullanma, kabuklanma ve memede ele gelen kitle varlığı gibi değişikliklerin aranması gerektiği belirtildi. Adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında ayda bir kez yapılması önerilen bu muayenenin, menopoz dönemindeki kadınlar için ise her ay belirlenecek sabit bir günde yapılabileceği aktarıldı. Ultrasonun tespit edilmiş kitlenin doğasını ortaya koymada, mamografinin ise meme kanserini muayene ile tanınabilecek büyüklüğe ulaşmadan tespit etmede etkili olduğu anlatıldı. Mamografi tarama testinin, Radyoloji Derneği tarafından 40 yaş sonrası her yıl önerildiği ve birinci derece akrabalarında meme kanseri olanlarda tanı yaşının 10 yıl öncesinde başlandığı, alt sınırın ise 25 olduğu bilgisi paylaşıldı. Meme kanseri tedavisinde kemoterapi, cerrahi, radyoterapi gibi yöntemlerin kullanıldığı, memenin korunabildiği veya rekonstrüktif cerrahi ile yeniden yapılabildiği belirtildi. Hastaların psikolojik desteğinin de büyük önem taşıdığı vurgulandı. Etkinliğe katılan ve meme kanserini atlatan 32 yaşındaki Başak Turgut, kadınlara kendilerine şefkat göstermeyi ve kendilerini ihmal etmemeyi öğütledi. Turgut, en küçük bir şüphede hastaneye başvurulması gerektiğini ve kanserden korkmamak gerektiğini dile getirdi.

Bu Yazıyı Paylaş