Dünya

Balkanlar'da Bektaşi Devleti Tartışması: Türkiye'yi de İlgilendiren Kritik Gelişme!

Arnavutluk’un Tiran’da Vatikan benzeri bağımsız bir Bektaşi devleti kurma planı Balkanlar’da ve Türkiye’de tepki çekti. ABD ve İsrail temaslarıyla dikkat çeken proje, Alevi-Bektaşi dünyasını bölme ve yeni siyasi gerilimler yaratma riski taşıyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle 0
Balkanlar'da Bektaşi Devleti Tartışması: Türkiye'yi de İlgilendiren Kritik Gelişme!

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da kurulması planlanan bağımsız Bektaşi devleti, Balkanlar’da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Türkiye ve Balkan ülkelerinden dinî temsilciler ile akademisyenler, projenin Alevi-Bektaşi dünyasında ayrışmalara yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD’li isimlerin projeye yönelik temasları da dikkat çekiyor.

VATİKAN BENZERİ YENİ BİR DEVLET Mİ KURULUYOR?

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın 2024 yılında gündeme getirdiği proje, başkent Tiran’daki Dünya Bektaşi Merkezi’nin bulunduğu yaklaşık 11 hektarlık alanda bağımsız bir mikro devlet kurulmasını öngörüyor.

Vatikan benzeri bir statüye sahip olması planlanan yapının kendi yönetimi, sınırları ve pasaportlarının bulunması hedefleniyor.

Projenin başına ise Dünya Bektaşi Merkezi’nin lideri Baba Mondi olarak tanınan Edmond Brahimaj’ın geçmesi öngörülüyor.

Ancak bu girişim, Bektaşiliğin tarihî kimliği ve Balkanlar’daki dinî dengeler açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.

TİRAN’DA KRİTİK TOPLANTI: BÖLÜNME UYARISI

25 Ekim’de Tiran’da düzenlenen uluslararası forumda Türkiye, Arnavutluk, Kosova ve Kuzey Makedonya’dan temsilciler bir araya geldi.

İNSAMER tarafından düzenlenen toplantıda, Bektaşi devletinin kurulmasının dinî ve siyasi sonuçları değerlendirildi.

İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, böyle bir girişimin Arnavutluk’taki farklı inanç toplulukları arasında yeni gerilimler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Atalay, ayrı bir devlet yerine Balkanlar’daki Bektaşi topluluklarını bir araya getirecek kapsayıcı bir meclis oluşturulmasını önerdi.

ALEVİ-BEKTAŞİ TEMSİLCİLERİNDEN İTİRAZ

Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Ali Rıza Özkan, bağımsız devlet girişiminin Alevi-Bektaşi toplulukları arasında ayrışmaya neden olabileceğini belirtti.

Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yolcu Bilginç ise Bektaşiliğin Anadolu’daki tarihî köklerini hatırlatarak böyle bir yapının bütün Bektaşiler adına karar verme yetkisinin sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Arnavutluk Halveti Tarikatı lideri Şeyh Hysen Ali Hormova da dinî bir geleneğin siyasi devlet yapısına dönüştürülmesinin inanç dünyasında sorunlar oluşturabileceği uyarısında bulundu.

ABD TEMASLARI VE İSRAİL İLİŞKİLERİ DİKKAT ÇEKİYOR

Projenin uluslararası boyutu da tartışmaların önemli başlıklarından biri.

Odatv’nin aktardığı yabancı basın haberlerine göre, ABD’li siyasi danışman Christopher Hyland’ın Bektaşi devleti girişimiyle ilgili çalışmalar yürüttüğü belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Paolo Zampolli’nin de Eylül ayında Tiran’da Baba Mondi ile görüştüğü bildirildi.

Öte yandan Arnavutluk ile İsrail arasında Ekim ayında gerçekleşen diplomatik temaslar da dikkat çekti.

Ancak söz konusu görüşmelerin Bektaşi devleti projesiyle doğrudan bağlantılı olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.

HACI BEKTAŞ VELİ’NİN MİRASI SİYASİ TARTIŞMANIN MERKEZİNDE

Bektaşilik, Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan köklü bir tarihî ve kültürel mirasa sahip.

Hacı Bektaş Veli’nin Nevşehir’deki tarihî ve manevi mirası, Türkiye ile Balkanlar’daki Bektaşi toplulukları arasında önemli bir bağ oluşturuyor.

Bu nedenle Arnavutluk’ta gündeme gelen yeni devlet projesi yalnızca o ülkenin iç meselesi olarak görülmüyor.

Projenin hayata geçirilmesi durumunda Bektaşi topluluklarının temsili, dinî otorite, uluslararası tanınma ve Balkanlar’daki siyasi dengeler konusunda yeni tartışmaların ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.

TÜRKİYE BU GELİŞMEYİ NASIL DEĞERLENDİRİYOR?

Balkanlar’da tarihî, kültürel ve toplumsal bağları bulunan Türkiye açısından da gelişmeler önem taşıyor.

Ortada henüz kurulmuş ve uluslararası alanda tanınmış bir Bektaşi devleti bulunmuyor. Ancak projenin geleceği, hangi ülkeler tarafından desteklendiği ve bölgedeki toplulukların buna nasıl yaklaşacağı merak konusu.

Asıl cevap bekleyen soru ise şu:

Bektaşi topluluklarının tamamının ortak talebi olmayan bir devlet projesi, Balkanlar’da dinî hoşgörüye mi hizmet edecek, yoksa yeni siyasi ve toplumsal ayrışmaların önünü mü açacak?

.

Bu Yazıyı Paylaş