Siyaset

Bülent Arınç'tan "Mutlak Butlan" Kararına Sert Eleştiri

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, "mutlak butlan" kararını hukuki ve siyasi açıdan eleştirdi. Arınç, kararın bir partiyi işlevsiz hale getirebileceğini belirterek, "Bu tür müdahaleler demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir" dedi.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Bülent Arınç'tan "Mutlak Butlan" Kararına Sert Eleştiri

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Arınç, yaşanan sürecin CHP'nin iç meselesi olduğunu belirtirken, hukuki açıdan kararın tartışmalı olduğunu savundu.

Konuya bir hukukçu ve siyasetçi kimliğiyle yaklaştığını ifade eden Arınç, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını incelediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"BAM Dairesi'nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum."

"YSK Dışında Böyle Bir Karar Veren Mahkeme Olmadı"

Kararın hukuki yönüne ilişkin eleştirilerini sürdüren Arınç, siyasi partiler ve seçim hukukuna ilişkin süreçlerde bugüne kadar farklı bir uygulamanın görülmediğini ifade etti.

Arınç açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili hususlarda YSK dışında bir hukuk mahkemesi karar vermedi. Kararı konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum. Asıl vahim olan ise kararın ihtiyati tedbirle birlikte verilmiş olmasıdır. Oysa Yargıtay denetiminden geçmesi açısından tedbir uygulanmadan da karar verilebilirdi ve bugün yaşanan kaos ortamı ortaya çıkmayabilirdi."

"Yargıtay Bir An Önce Karar Vermeli"

Mevcut tartışmaların sona ermesi için gözlerin Yargıtay'a çevrilmesi gerektiğini belirten Arınç, yüksek mahkemenin süreci hızla sonuçlandırmasının önem taşıdığını vurguladı.

"Kararın Yargıtay'da kesinleşmesi durumunda gerekli işlemler herhangi bir kargaşa yaşanmadan tamamlanabilirdi. Uygulamada benzer bir tedbirli karar örneği de görülmedi. Bu nedenle Yargıtay'ın bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun karar vermesi ve tedbir kararını kaldırması gerektiğini düşünüyorum."

"Sonuçları Parti Kapatma Kararına Benzeyebilir"

Arınç, açıklamasının siyasi boyutunda ise kararın doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti. Geçmişte siyasi yasaklar ve parti kapatma davalarıyla karşı karşıya kalan bir siyasetçi olduğunu hatırlatan Arınç, kararın etkilerinin ciddi olabileceğini söyledi.

"Üç partisi Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmış, bir partisi 12 Eylül Darbesi sonrasında kapatılmış ve bir partisi de kapatılmaktan bir oy farkla kurtulmuş bir siyasetçiyim. Bu karar doğrudan bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibarıyla bir siyasi partiyi işlevsiz hale getirebilir, iç karışıklığa sürükleyebilir ve siyasi gücünü zayıflatabilir."

"Bu Tür Müdahaleler Demokrasiye Zarar Verir"

Arınç, siyasi müdahalelerin yalnızca partilere değil, demokrasiye ve siyaset kurumuna da zarar vereceğini belirterek dikkat çeken mesajlar verdi.

"Kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum; bu tür müdahaleler siyasi partilerden çok siyaset kurumunun işlevsiz hale gelmesine ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir. Geçmişte yaşanan benzer süreçlerde merhum Necmettin Erbakan hiçbir zaman insanları sokağa çağırmadı, taşkınlığa teşvik etmedi. Kararları üzüntüyle karşıladı ama mücadelesinden vazgeçmedi."

AK Parti Örneğini Hatırlattı

Açıklamasının devamında AK Parti'nin kuruluş sürecine ve geçmişte yaşanan siyasi krizlere de değinen Arınç, siyasi mücadelenin hukuk ve sabırla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

"AK Parti'yi kuran kadrolar darbeler, muhtıralar, tehditler ve çeşitli engellemelerle karşılaştı. Ancak önüne çıkan engelleri çatışmayla değil hukukla ve millet iradesine güvenerek aştı. Bugün gelinen noktada bunun sonucunu görüyoruz. Hukuka ve milletimize duyduğumuz güven sayesinde bu süreçlerden güçlenerek çıktık."

Bu Yazıyı Paylaş