Gündem

Cezaevlerindeki 'kuyu tipi' koşullar TBMM'de tartışıldı: İddialar ve inkarlar

TBMM'de 'kuyu tipi cezaevleri'ne ilişkin araştırma önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. DEM Parti, izolasyon ve işkence iddialarını dile getirirken, AK Parti, iddiaların münferit olduğunu ve cezaevlerinde önemli iyileştirmeler yapı
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Cezaevlerindeki 'kuyu tipi' koşullar TBMM'de tartışıldı: İddialar ve inkarlar

TBMM Genel Kurulu'nda, DEM Parti'nin 'kuyu tipi cezaevlerinin yol açtığı ihlallerin araştırılması' yönündeki Meclis Araştırması önerisi, AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi. Görüşmeler sırasında, cezaevlerindeki koşullara ilişkin farklı görüşler dile getirildi.

İddialar ve Karşı Görüşler

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, cezaevlerindeki S ve Y tipi olarak adlandırılan 'kuyu tipi' kurumların sistemin özünü oluşturduğunu, izolasyon, tecrit, psikolojik işkence ve hatta süngerli odada işkence yapıldığını iddia etti. Koçyiğit, bir mahkumun yaşamını yitirmesine neden olan cezaevi koşullarının insanlık onuruyla bağdaşmadığını vurguladı. Öte yandan, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, cezaevlerindeki bazı münferit iddiaların tüm sistemi töhmet altında bıraktığını belirterek, 'kuyu tipi cezaevi' şeklinde bir tanımın bulunmadığını savundu. Yurdunuseven, cezaevlerinin fiziki altyapısının yenilendiğini, çağdaş standartlara uygun kurumlar inşa edildiğini ve insan haklarına yönelik eğitim programları uygulandığını ifade etti.

Aşırı Doluluk ve Koğuş Sistemleri

İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, Türkiye'deki cezaevlerinin kapasitesinin üzerinde insan barındırdığını, 421 bini aşkın mahkumun bulunduğunu belirtti. Arslan, bu durumun farklı suçlardan hüküm giymiş kişilerin aynı koğuşlarda, aynı şartlarda yaşamaya mahkum edildiği anlamına geldiğini söyledi. Cezaevlerinin yalnızca cezalandırma yeri olmadığını, insanı topluma yeniden kazandırma kurumları olması gerektiğini vurgulayan Arslan, aşırı doluluk, yetersiz fiziki şartlar ve sınırlı sosyal imkanların bu hedeflerden uzaklaştırdığını dile getirdi. Arslan, güvenlik devletin görevi olmakla birlikte, güvenliğin insan onuruyla alternatifsiz olmadığını ekledi.

Açlık Grevleri ve Sağlık Hizmetleri

AK Partili Yurdunuseven, açlık grevine başlayan hükümlü ve tutuklular hakkında uygulanan usullerin ayrıntılarını paylaştı. Sağlık durumlarının düzenli takip edildiğini, doktor kontrolünde gerekli muayene ve tetkiklerin yapıldığını, vitamin desteklerinin sağlandığını belirtti. 'İşkenceye sıfır tolerans ve hayatın korunması esastır' diyen Yurdunuseven, sağlık hizmetlerinin sürekli sağlanması ve yaşam hakkının güvence altına alınması konusunda tereddüt olmadığını ifade etti. Ancak DEM Parti'li Koçyiğit, revire çıkarılma, hastaneye sevk edilme ve ilaç alma konularında sorunlar yaşandığını öne sürdü.

Bu Yazıyı Paylaş