CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, partisinin 9 milletvekilini kesin ihraç istemiyle disipline sevk etme kararını sert bir dille eleştirerek, bu adımın parti tüzüğüne aykırı olduğunu savundu. Emre, ihraç talebiyle disipline gönderilen isimlerden dördünün aynı zamanda Parti Meclisi (PM) üyesi olduğunu vurgulayarak, bu hamlenin temel amacının PM'deki dengeyi değiştirmeye yönelik bir çaba olduğunu iddia etti.
TÜZÜK HUKUKSUZLUĞA KARŞI KALKAN OLMALI
TBMM'de düzenlediği basın toplantısında konuşan Emre, siyasi partilerin anayasa, kanunlar, tüzükler ve yönetmeliklere göre yönetilmesi gerektiğini hatırlattı. Mevzuattan memnun olunmayan hükümlerin olabileceğini, ancak kimsenin mevcut kuralları hiçe sayarak kendi kanununu yazma veya yönetmeliği tanımama hakkı olmadığını belirtti. Emre, bu disiplin sevklerinin CHP tarihi açısından "kara bir gün" olduğunu ve mevcut tüzüğe göre MYK üyelerinin göreve başlayabilmesi için dahi PM'nin salt çoğunluğunun onayına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Eski tüzükte de yeni tüzükte de milletvekillerinin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi için Parti Meclisi'nin yetkili olduğunu belirten Emre, ortada böyle bir PM kararı olmadığını vurguladı.
DENGE DEĞİŞİKLİĞİ İDDİASI VE ADALET VURGUSU
Emre, ihraç istemiyle disipline sevk edilen 9 milletvekilinden 4'ünün PM üyesi olmasının tesadüf olmadığını öne sürdü. Bu adımın, olağanüstü kurultay için yeterli imza toplandığı bir dönemde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerin PM'deki salt çoğunluğu sağlayamaması ve bu dengeyi kendi lehlerine çevirme çabası olduğunu iddia etti. Emre, geçmişte Enis Berberoğlu'nun tutukluluğu için başlatılan "Adalet Yürüyüşü"nü hatırlatarak, o dönemde alınan "yol arkadaşımızı yalnız bırakmama" kararlarının şimdi çiğnendiğini söyledi. Aziz Kocaoğlu gibi isimlerin yargılanırken sahip çıkıldığını ancak şimdi "koltuk ve makam uğruna" hukuka aykırı yollarla partiyi ele geçirme girişimlerinin yaşandığını savundu. Eski CHP Milletvekili Süheyl Batum hakkında verilen ve mahkemeden dönen kararı örnek göstererek, mevcut durumun hukuksuzluğuna dikkat çekti. Emre, bu sürecin CHP'nin kişisel bir meselesi olmadığını, Türkiye'de açıkça bir "darbe süreci" işletildiğini ve hukukun karşılığı olmayan uygulamalar görüldüğünü dile getirdi. Ayrıca, mevcut MYK'nın olağanüstü kurultay kararı alamamasına da tepki göstererek, bunun ancak darbe dönemlerinde görülebilecek bir durum olduğunu belirtti. Emre, yaşananlara rağmen hukuk yolunu işletmeye devam edeceklerini ve Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tedbir talepli başvuruda bulunacaklarını sözlerine ekledi.




