Gündem

Çiftçi: Terörsüz Türkiye devlet projesi niteliği kazandı

Mustafa Çiftçi, Hitit Üniversitesi'ndeki konferansta güvenlik çalışmalarının tespit, takip ve tasfiye aşamalarından oluştuğunu söyledi. Sürecin Meclis desteğiyle yürütüldüğünü belirtti.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Çiftçi: Terörsüz Türkiye devlet projesi niteliği kazandı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Uygulama Camisi'nin açılışının ardından üniversitede düzenlenen “Terörsüz Türkiye” konferansına katıldı. Çiftçi, hedeflerini “Gayemiz, bu toprakları terörün gölgesinden kalıcı biçimde kurtarmak ve kardeşliğimizi tahkim etmektir” sözleriyle anlattı. Bakanlık olarak vatandaşların canını, malını ve huzurunu korumakla sorumlu olduklarını belirten Çiftçi, bu görevi hukuk çerçevesinde yerine getirdiklerini söyledi. Şiddetin masum insanların hayatına yönelik hiçbir talebi haklı çıkaramayacağını ifade eden Çiftçi, “Terörsüz Türkiye” doğrultusundaki çalışmaların kesintisiz sürdüğünü kaydetti. Kamu düzenini koruma, suçu önleme ve suç işleyenleri adalet önüne çıkarma görevlerinin devam ettiğini belirten Bakan, her fiilin somut delil ve hukuki usuller kapsamında değerlendirildiğini dile getirdi.

Sürecin Meclis ayağı

Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konan “Terörsüz Türkiye” iradesinin, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla güç kazandığını söyledi. Gazi Meclis'in çalışmaları ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un gayretleriyle sürecin kurumsal ve hukuki zemine kavuştuğunu belirtti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarıyla konunun geniş katılımlı biçimde ele alındığını aktardı. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaşmasının Meclis'teki desteği gösterdiğini kaydeden Çiftçi, hedefin siyasi irade, Meclis desteği ve devlet kurumlarının sorumluluğuyla bir devlet projesi niteliği kazandığını ifade etti. İçişleri Bakanlığının sahadaki çalışmalarını “3T” olarak adlandırılan tespit, takip ve tasfiye aşamalarıyla yürüttüğünü anlatan Çiftçi, tehdidin kaynağında belirlenmesi, örgütün uzantılarıyla lojistik ve finans ağlarının görünür kılınması için çalıştıklarını söyledi. Sahadaki gelişmelerin takip edildiğini ve silah bırakma ile fesih sürecinin aksamasına karşı verilen sözlerin yerine getirilmesinin gözetildiğini belirtti. Silahlar tamamen devreden çıkana ve terör örgütü tüm unsurlarıyla tasfiye edilene kadar mücadelenin süreceğini kaydetti.

Ekonomik maliyet 2 trilyon dolar

Çiftçi, sürecin temel ölçüsünün ülkenin bütünlüğünü, vatandaşların güvenliğini ve milletin kardeşliğini korumak olduğunu söyledi. Mağdurların haklarının, şehit ailelerinin hassasiyetlerinin ve gazilerin ihtiyaçlarının gözetilmesini bu sorumluluğun parçası olarak sıraladı. Terörün insani bedelinin yanı sıra ekonomik maliyeti de bulunduğunu belirten Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğrudan ve dolaylı maliyetlerin 2 trilyon doları bulduğunu ifade ettiğini aktardı. Bu tutarın harcamaların yanı sıra ertelenen yatırımlar, kesintiye uğrayan üretim ve gerçekleşemeyen kalkınma imkânlarını da kapsadığını söyledi. Güven ortamının güçlenmesinin kaynakların eğitim, bilim, teknoloji ve üretime yöneltilmesine katkı sağlayacağını belirten Çiftçi, terörsüz Türkiye hedefinin Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki Türkiye Yüzyılı vizyonunun parçası olduğunu ve İçişleri Bakanlığının çalışmalarını hukuk içinde sürdüreceğini kaydetti.

Bu Yazıyı Paylaş