Gündem
Yayınlanma : 18 Eylül 2026 10:36

Çiftçiler mazot zammına isyan etti: "Çalışarak fakirleşiyoruz

Çiftçiler mazot zammına isyan etti: "Çalışarak fakirleşiyoruz
Aydın'ın Nazilli ilçesindeki çiftçiler, mazot ve girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar nedeniyle tarımsal üretimin imkansızlaştığını belirtiyor. Çalışmalarına rağmen fakirleştiklerini söyleyen çiftçiler, gelecek nesillerin de bu işi yapmak

Aydın'ın Nazilli ilçesindeki çiftçiler, mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki astronomik artışların tarımsal üretimi imkansız hale getirdiğini dile getirdi. Çiftçiler, bu şartlar altında ayakta kalmanın mümkün olmadığını ve çalışarak fakirleştiklerini ifade etti.

Artan maliyetler üretimi durma noktasına getirdi

Nazilli Çapahasan Mahallesi'nden çiftçi Güray Küçüksavran, sahip oldukları traktör ve tarım ekipmanlarının milyonlarca lira değerinde olduğunu belirterek, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin kendilerini çıkmaza sürüklediğini söyledi. Küçüksavran, “Bu görmüş olduğunuz alet, ekipmanlar ve traktörle beraber dört-beş milyonu bulan sadece ekipmanlarımız var. Tarlalar hariç. Akaryakıta gelen yüksek meblağdaki zamlardan dolayı biz bu çiftçiliğin içinden çıkamaz hale geldik” dedi. Ülke ekonomisine ve üretime katkı sağlamak amacıyla gece gündüz çalıştıklarını ancak ürünlerinden yeterli karşılığı alamadıklarını belirten Küçüksavran, gübre ve ilaç gibi girdi maliyetlerinin geçen yıla göre yüzde 100'ün üzerinde arttığını, buna karşılık ürün satış fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini vurguladı. Küçüksavran, “Ekonomiye katkımız olsun, ülkemize katkımız olsun diye gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Fakat ekmiş olduğumuz hiçbir ürünün karşılığını alamıyoruz. Gübre maliyeti olsun, ilaç maliyeti olsun geçen yıldan bu yana yüzde yüzden fazla girdi maliyetlerimiz arttı. Fakat ürettiğimiz ürünü satmaya gidiyoruz, geçen yılki fiyattan daha düşük fiyata satıyoruz. Geçen yılki fiyatı dahi satamıyoruz” diye konuştu.

Gelecek nesiller çiftçiliği bırakıyor

Geçen yıl yaklaşık 40 lira olan akaryakıtın bugün 100-102 lira seviyelerine çıktığını belirten Küçüksavran, buğday ve silajlık mısır hasadının ardından yeniden tarlaya girmek için gerekli mazotun maliyetinin üreticiyi zorladığını ifade etti. Küçüksavran, “Ben buğdayımı kaldırdım, silajlık mısırımı kaldırdım. Fakat bugünün şartlarında bu ekipmanlarla bu tarlaları nasıl süreceğim? 102 liraya bir litre mazot alıp da gidip tarlayı çift sürdüğümüzde bu işin içinden çıkmamız mümkün değil. Bu işe el atılması gerekiyor. Bu kadar yüksek girdi maliyetleriyle bu çiftçinin ölüm fermanı imzalandı” dedi. Küçüksavran, babasının yıllarca çalışarak kurduğu tarımsal düzeni sürdürmeye çalıştığını ancak kendi çocuğunun çiftçilik yapmak istemediğini, kendilerinden sonraki nesillerin bu işi yapmak istemediğini söyledi. Çiftçilikten yıllarca geçimlerini sağladıklarını ve edindikleri tüm mal varlığını bu üretim sayesinde elde ettiklerini, ancak bugün çiftçinin çalışmasına rağmen fakirleştiğini belirtti. “Yıllarca karnımızı bu çiftçilikten doyurduk. Edindiğimiz bütün mal varlığını bu çiftçilikten edindik. Fakat şu anda çiftçi çalışarak fakirleşiyor. Gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Yazın o susuzluk dönemlerinde Menderes’ten oraya, oradan oraya iki-üç traktörle bir tarla suluyoruz” ifadelerini kullandı.

Üretici, ithal ürünlere rakip olamıyor

YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de Aydın'ın önemli bir tarım merkezi olduğunu ancak çiftçinin üretemediğini vurguladı. Bülbül, mazotun 100 lirayı aştığı bir ortamda çiftçinin nasıl üreteceğini ve toprakların nasıl sürüleceğini sorguladı. Türkiye'nin tarımsal ürün ithalatına dikkat çeken Bülbül, “Bu çiftçi üretemiyor. Artık Yunan çiftçisinden pamuk, Bulgar çiftçisinden saman, Ukrayna çiftçisinden arpa, buğday. Ne olacak bu Türk çiftçisinin hali?” diye sordu. Tarım Kanunu'na göre gayrisafi milli hasılanın en az yüzde biri oranında destekleme primi verilmesi gerektiğini ancak geçen yıl bütçede bu oranın binde iki olduğunu belirten Bülbül, Nazilli Ovası'ndaki pamuk üretiminin geçmişteki önemine değinerek, Sümerbank'ın Nazilli'de kurulmasının bölgedeki pamuk üretimiyle bağlantısına işaret etti. Bülbül, “Bakın Nazilli Ovası’na, Büyük Menderes Ovası’na. Pamuk yok. Nazilli Ovası’nda pamuk var diye Mustafa Kemal Atatürk Nazilli’ye Sümerbank’ı kurdurdu. Şu anda Sümerbank yok, pamuk yok ve çiftçi üretemiyor” diyerek tarımsal üretimin sürdürülebilirliği konusunda sorun yaşandığını ve çiftçinin yüksek maliyetler karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.