DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan'dan İran'a ve emperyalizme sert tepki: Tavrımız nettir!
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Van'daki nevruz kutlamalarında İran'daki baskıcı rejimi ve emperyalist müdahaleleri eleştirerek, tavırlarının net olduğunu belirtti. Bakırhan, Türkiye'ye demokratik dönüşüm çağrısı yaptı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Van'da düzenlenen nevruz kutlamalarında yaptığı konuşmada, İran'daki duruma ve emperyalist müdahalelere yönelik net bir tavır sergilediklerini belirtti. Bakırhan, "Biz ne emperyalist müdahaleyi ne de baskıcı idam sehpası kuran molla rejimini destekliyoruz" dedi.

İran'da demokrasi ve özgürlük vurgusu
Van Kalesi'nin güneyindeki Atatürk Kültür Parkı'nda gerçekleştirilen ve geniş güvenlik önlemlerinin alındığı kutlamalarda konuşan Bakırhan, Orta Doğu'nun içinde bulunduğu durumu değerlendirdi. Ülkelerde demokrasi ve özgürlüklerin olmamasının huzursuzluğa yol açtığını ve bu durumun hegemonik güçlerin müdahalelerine zemin hazırladığını ifade etti. İran'daki molla rejiminin 40-50 yıldır süren baskıcı yönetimine dikkat çekerek, Kürtlerin, Beruçların, Azerilerin, kadınların ve farklı yaşam biçimlerine sahip insanların demokratik haklarının tanınmamasının ülkeyi yıkıma sürüklediğini vurguladı. Bakırhan, İran'ın ancak kimliklerin özgür olduğu bir yaşamla huzur bulabileceğini sözlerine ekledi.

Türkiye kamuoyuna ve devlete çağrı
Bakırhan, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki çağrısının, emperyalist müdahaleleri öngören ve bölge ülkelerinin kendi içlerindeki hak ve inançların demokratik haklarının tanınması amacını taşıdığını belirtti. Bu çağrının Orta Doğu'daki karanlığa bir ışık olduğunu söyledi. Konuşmasının sonunda Bakırhan, devlete ve iktidara demokratik dönüşüme duyarlı olma çağrısı yaptı. Kurtuluş Savaşı'nda Kürtlerin de yer aldığını hatırlatarak, Kürtlerin hakkının ve hukukunun teslim edilmesini istedi. Ayrıca Türkiye kamuoyuna, bu sürecin sadece Kürtlerin değil, 86 milyonun süreci olduğunu ve demokrasinin herkes için geçerli olduğunu vurguladı. Bu sürecin Türkiye'yi bölen değil, birleştiren, kardeşleştiren ve eşitleştiren bir süreç olacağını dile getirerek, tüm yurttaşları bu sürece katkı sunmaya davet etti.


