Demirtaş Gölgesinde Eski Hesap: Kılıçdaroğlu’ndan Pişman Değilim Çıkışı
2016’daki dokunulmazlık oylamasının yankıları sürüyor. Kılıçdaroğlu kararını savunurken, kamuoyunda hem HDP’nin sicili hem de CHP yönetiminin tutarsızlığı yeniden tartışma konusu oldu.

CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı televizyon programında, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecine ilişkin kullandığı "Pişman değilim" ifadeleri siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı. Açıklamaların ardından gelen eleştiriler üzerine Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından kapsamlı bir değerlendirme yayımlayarak 2016 yılında alınan kararın gerekçelerini anlattı.
"Kürsü dokunulmazlığı dışında dokunulmazlığı doğru bulmuyorum"
Kılıçdaroğlu açıklamasında, milletvekili dokunulmazlıklarına ilişkin yaklaşımının yıllardır değişmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan'ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum." Dönem CHP milletvekillerinin ve aday adaylarının noter huzurunda dokunulmazlık ayrıcalığından yararlanmayacaklarını beyan ettiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bunun partinin konuya yaklaşımını ortaya koyduğunu ifade etti.
"AKP'nin kurduğu siyasi tuzağı bozmak için 'evet' dedik"
2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği sürecine değinen Kılıçdaroğlu, kararın arkasındaki siyasi gerekçeyi şu sözlerle açıkladı: "Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem 'Evet' dedik. Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi."
"Muhalefet değil, hukuku katleden iktidar suçlanmalı"
Dokunulmazlıkların kaldırılması sonrasında yaşanan yargı süreçlerine de değinen Kılıçdaroğlu, anayasal sürece göre milletvekillerinin tutuksuz yargılanması gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmede bulundu: "İktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir."
"Demirtaş'ın özgürlüğü için mücadele ettik"
Selahattin Demirtaş'ın hukuksuz şekilde cezaevinde tutulduğunu savunan Kılıçdaroğlu, CHP'nin bu konuda başından beri tutarlı bir duruş sergilediğini belirtti. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Biz, Sayın Demirtaş'ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş'ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü'nde her zaman en ön safta mücadele ettik."
"Adalet mücadelemiz sürecek"
Açıklamasının sonunda adalet vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş, Selçuk Kozağaçlı, Can Atalay, Gezi davası hükümlüleri ve tutuklu belediye başkanları dahil haksız yere cezaevinde bulunduğunu savunduğu herkes için hukuk mücadelesini sürdüreceğini belirtti. "Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz."
Bakmadan Geçme
Gürsel Tekin'den "Görevim Devam Ediyor" Çıkışı: "Atanmış Sıfatıyla Buradayım"
Kılıçdaroğlu gazilerle buluştu, sorunlarını dinledi
Kılıçdaroğlu, Ekonomi Masası toplantısına başkanlık etti
İlk işi AKP'lilerle tokalaşmak oldu! İBB Meclis üyesi Arda CHP’den ayrıldı
Saray'dan Teröristbaşı Öcalan ve Tasfiye Süreci Açıklaması!
AK Parti’nin İki Eski Başbakanı Arasında Sessiz Hesaplaşma
