Gündem

DEVA'dan AK Parti'ye 25. yıl eleştirisi

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, AK Parti'nin 25. yıl dönümünde partinin kuruluş idealinden uzaklaştığını, liyakatın yerini sadakate bırakmasıyla umut hareketinin köreldiğini savundu. Karal, "Çeyrek asrın sonunda yeniden ba
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
DEVA'dan AK Parti'ye 25. yıl eleştirisi

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle partinin geldiği noktayı sert bir dille eleştirdi. Karal, bir zamanlar milletin umudu olan anlayıştan uzaklaşıldığını, liyakatin yerini sadakate bırakmasının büyük bir umut hareketini körelttiğini savundu.

Kuruluş idealinden uzaklaşma

Hasan Karal, AK Parti'nin 14 Ağustos 2001'de "Erdemliler Hareketi" olarak yola çıktığını ve iktidara gelirken büyük vaatlerde bulunduğunu hatırlattı. Enflasyonla mücadele, ekonomi, hak, hukuk, adalet ve eşitlik gibi konularda reformlar yapılacağının söz verildiğini belirten Karal, başlangıçta ehliyet ve liyakat sahibi kadrolarla önemli adımlar atıldığını ve Türkiye'nin birçok alanda mesafe katettiğini ifade etti. Ancak zamanla bu reformcu anlayışın kaybolduğunu, asıl kırılmanın ise kadro anlayışındaki değişimle başladığını vurguladı.

Kadro tercihleri ve sonuçları

Kuruluş dönemindeki titizliğin yerini farklı bir anlayışın aldığını dile getiren Karal, başarının mimarı olan kadroların geri plana itildiğini söyledi. Kuyumcu hassasiyetiyle yapılan kadro değerlendirmelerinin yerini, "çer çöp fark etmez" yaklaşımına bıraktığını savunan Karal, başarıda payı olan kişilerin yerine, halka tepeden bakan ve kibirli tiplerin tercih edildiğini belirtti. Kuruluş felsefesine inanmayanların "dava adamı" olarak tanıtıldığını ve "yolda bulunanların, yola çıkanlara tercih edildiğini" ifade etti.

Ekonomik ve toplumsal tablo

Bugün gelinen noktada ekonomik ve toplumsal tablonun da bu değişimi gözler önüne serdiğini kaydeden Karal, enflasyonun yeniden büyük bir yük haline geldiğini, ekonominin vatandaşın en büyük derdi olduğunu söyledi. Adalete duyulan güvenin sarsıldığını, yoksulluğun arttığını ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini belirtti. Vatandaşın devlete ve kurumlara olan güveninin zedelendiğini, gençlerin gelecekten umudunu kestiğini ve üreten yerine rantın kazandığını ifade etti. Liyakatin yerini sadakate bırakmasıyla, milletin yıllar önce umut bağladığı Türkiye'den uzaklaşıldığını ve büyük bir umut hareketinin körelmeye mahkum olduğunu sözlerine ekledi. Karal, bu durum karşısında, "Çeyrek asrın sonunda yeniden başa döndüysek, bunca umut, bunca fedakârlık, bunca bedel ne içindi" sorusunu sormadan edemediğini dile getirdi.

Bu Yazıyı Paylaş