Diyarbakır’da yüz binlerce dekarda hasat bekliyor
Yağışlar nedeniyle Diyarbakır’da mısırın yaklaşık yarısı, pamuğun yüzde 35-40’ı hasat edilebildi. İskenderoğlu, çiftçilerin borçlarının yapılandırılmasını ve destek verilmesini istedi.

Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, “Mısır ve pamuk üreticisi devletimizden acil destek bekliyor ve bankalara olan borcu Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borcu yapılandırma getirilmesini talep ediyor.” dedi. İskenderoğlu, Diyarbakır’da yağışlar nedeniyle yüz binlerce dekar alandaki pamuk ve mısırın hasat edilemediğini belirterek bölgenin doğal afet bölgesi ilan edilmesini istedi. Bir dönem kuraklıkla mücadele eden Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde son yıllarda yağışların arttığını kaydeden İskenderoğlu, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Batman’da üç yıl üst üste yoğun kuraklık yaşandığını söyledi.
Hasat oranı pamukta yüzde 35-40
İskenderoğlu, 2026’nın ilkbaharında fazla yağış nedeniyle üreticilerin pamuk ve mısırı geç ektiğini, kasım ayına gelinmesine rağmen mısırın hâlâ tarlada olduğunu aktardı. Hasadın yaklaşık bir ay önce tamamlanması gerektiğini belirten İskenderoğlu, Diyarbakır’da pamuğun yüzde 35-40’ının, mısırın ise yüzde 50’sinin toplandığını bildirdi. Yağışların bir aydan uzun süredir aralıksız devam ettiğini ve kasımın 20’sine kadar yağmur beklendiğini söyleyen İskenderoğlu, bölgede ilk kez bu kadar erken başlayan ve uzun süren yağış gördüklerini ifade etti. Hasat yapılamadığı için ürünlerini satamayan çiftçilerin bankalara, Tarım Kredi Kooperatiflerine ve mazot, gübre, tohum ile ilaç satıcılarına borçlandığını kaydeden İskenderoğlu, borçların yapılandırılmasını ve faizsiz ertelenmesini talep etti. Ürününü hasat edemeyen çiftçinin borcunu ödeyemeyerek yasal takiple karşılaşabileceğini belirten İskenderoğlu, üreticilerin destek beklediğini söyledi.
Girdi maliyetleri ve ürün fiyatları
Türkiye genelindeki çiftçi borcunun 1 trilyon 300 milyara ulaştığını söyleyen İskenderoğlu, Diyarbakır’da pamuk ekim alanlarının 806 bin dönümden 350-400 bin dönüm bandına gerilediğini belirtti. Bu düşüşü hükümetin destekleme, sulama ve hibe politikalarına bağlayan İskenderoğlu, bölgenin pamuk ve mısır üretimine elverişli olduğunu, çiftçilerin destek politikaları nedeniyle pamuktan mısıra yöneldiğini savundu. Diyarbakır piyasasında mısırın fiyatının 14 lira olduğunu, yağışların yol açtığı nem nedeniyle yüzde 20 verim kaybı beklentisiyle fiyatın 11,5 liraya gerilediğini aktaran İskenderoğlu, yaklaşık 40 gün önce hesapladıkları mısır üretim maliyetinin 17 bin lira olduğunu söyledi. Mazot fiyatına bir yıl içinde yüzde 100’den fazla zam geldiğini, başka bir değerlendirmesinde artışın yaklaşık yüzde 80 olduğunu ve ilaç fiyatlarının yüzde 70 yükseldiğini belirten İskenderoğlu, gübre, tohum, mazot ve ilaç maliyetlerindeki artış oranında ürün fiyatlarının da yükseltilmesini istedi. ABD Başkanı Donald Trump’ın çiftçilere mazot desteği verdiğini hatırlatan İskenderoğlu, Türkiye’de de destek sağlanmasını ve tarımda kullanılan mazottan ÖTV alınmamasını talep etti. Çiftçinin traktör çalıştırmakta zorlandığını söyleyen İskenderoğlu, tarımda kullanılan yakıttan özel tüketim vergisi alınmasının haksızlık olduğunu savundu.
Baraj çalışmalarının tamamlanmasını istedi
İskenderoğlu, hükümetin tarım politikası için yeni stratejiler belirlemesi, yarım kalan baraj ve kanal çalışmalarını tamamlaması gerektiğini söyledi. Silvan Barajı’nda çalışmaların tamamlanmasıyla 2 milyon 350 bin dönüm tarım arazisinin suya kavuşacağını, bunun 1 milyon dönümünde pamuk ekilmesi ve dönüm başına 500 kilogram verim alınması halinde 500 bin ton pamuk üretilebileceğini belirtti. Türkiye’nin 1 milyon ton pamuk ithal ettiğini söyleyen İskenderoğlu, bu üretimin ithalatın yarısını karşılayabileceğini ifade etti. Ukrayna-Rusya savaşında buğday, Yunanistan’la yaşanan sorunlarda ise pamuk tedarikinde güçlük yaşanabileceğini dile getiren İskenderoğlu, çiftçiye hibe ve destek verilmesini istedi.

