Domates çiftçisi artan maliyetler yüzünden ürününü satamıyor
CHP'li Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri yüzünden domates çiftçisinin ürününü değerinde satamadığını belirtti. Gürer, bölgesel planlama ve maliyet dengesinin sağlanması gerektiğini vurguladı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de yıllık ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini ve önemli miktarda salça ile domates ihracatı yapıldığını belirtti. Ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle çiftçinin ürettiği ürünü değerinde satamadığını vurguladı.
Üreticiye maliyet yükü ağır geliyor
Gürer, çiftçilerle yaptığı görüşmelerde, girdi maliyetlerinin düşürülmesi talebinin öne çıktığını ifade etti. "Girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz." diyen Gürer, bu yıl da domates üreticisinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. İlaç, gübre, tohum, sulama suyu ve işçilik gibi kalemlerdeki artışın maliyeti yükselttiğini, işçilik yevmiyesinin bin 200 liraya kadar çıktığını söyledi.
Bölgesel planlama ve maliyet dengesi şart
Domates fiyatlarının bölgelere göre 3 ila 8 lira arasında değiştiğini belirten Gürer, üretim alanının geniş olduğu yerlerde fiyatın daha düşük olduğunu gözlemledi. Bu durumun, girdi maliyetlerindeki artışla birleşince üreticiyi daha da zorladığını ifade etti. Gürer, domatesin yanı sıra patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerinde de bölgesel planlamanın şart olduğunu vurgulayarak, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda düzenlemeler yapması ve üreticinin zarar etmemesi gerektiğini savundu. Üreticiden tüketiciye giden üründeki fiyat artışının önüne geçilmesi çağrısında bulundu.
Sistemin sorunları üreticiyi ve tüketiciyi etkiliyor
Gürer, tarlada üreticinin kazanamadığı, rafta ise tüketicinin zorlandığı bir sistemin işlediğini söyledi. Özellikle emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşların sebze ve meyveye ulaşımda sıkıntı çektiğini, rafta 8 liraya satılan domatesin 60-70 liradan satıldığını belirtti. İhracattaki kısıtlamaların da üretim sürecini olumsuz etkilediğini, bu tür sorunların ancak doğru planlama ve üreticiye destekle aşılabileceğini ifade etti. Sözleşmeli üretimde de fabrikaların ürün çok olduğunda üreticiyi zor durumda bıraktığına dikkat çekti.

