Eğitim-İş'ten YÖK'ün kaldırılması çağrısı
Eğitim-İş, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kuruluşunun 45. yılında kaldırılmasını talep etti. Sendika, YÖK'ü vesayet ve baskı aracı olarak nitelendirerek üniversitelerin özerkleşmesi gerektiğini belirtti.

Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş), Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kuruluşunun 45. yılında kurumun lağvedilmesi yönünde bir talepte bulundu. Sendika Merkez Yönetim Kurulu, "YÖK, kuruluş amacı gereği vesayetin ve baskının akademik aygıtıdır" açıklamasını yaptı.

YÖK'ün Tarihsel Arka Planı ve Etkileri
Eğitim-İş'in değerlendirmesine göre YÖK, 6 Kasım 1981 tarihinde, 12 Eylül rejimi tarafından üniversiteler ve öğrenci hareketlerini kontrol altına almak amacıyla hayata geçirildi. Kenan Evren'in darbe gecesi yaptığı konuşmada üniversiteler, akademisyenler ve öğrencilere yönelik tehditlerin ardından kurulan YÖK eliyle, ilk üç yıl içinde binden fazla öğretim üyesi görevinden uzaklaştırıldı. Sendika, bu süreçte üniversitelerin merkezi bir otorite tarafından denetlendiğini ve bilimsel çalışmaların kısıtlandığını belirtti.
Üniversitelerdeki Güncel Durum ve Sendikanın İddiaları
Açıklamada, 2002'de YÖK'ü kaldırma vaadiyle iktidara gelen AKP'nin 24 yıllık iktidarı döneminde YÖK'ün baskı aracı olarak daha da etkinleştirildiği iddia edildi. Sendika, siyasi iradenin atadığı rektörlerin kayyum rektör uygulamasını yaygınlaştırdığını, üniversitelerde bilimin ve liyakatin yerini itaat ve sadakatin aldığını savundu. Akademisyenlerin baskı, soruşturma ve görevden uzaklaştırma tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, öğrencilerin ise barınma ve yemekhane fiyatlarındaki artışların yanı sıra kampüslerdeki saldırı ve baskılarla mücadele ettiği öne sürüldü. Eğitim-İş, Türkiye'nin 2025 Akademik Özgürlükler Endeksi'nde Avrupa Konseyi ülkeleri arasında 0,12 puanla son sırada yer aldığını ve URAP'ın 2025-2026 sıralamasında hiçbir Türk üniversitesinin ilk 500'e giremediğini hatırlattı. Sendika, YÖK'ün kaldırılmasını, üniversitelerin siyasi etkiden uzak, demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturulmasını talep etti. Açıklamada ayrıca, akademik ve idari özerkliğin anayasal güvence altına alınması, yönetimlerin üniversite bileşenlerince seçilen temsilcilerden oluşması, KHK'ların akademisyenlere karşı kullanımının sonlandırılması ve iş güvencesinin sağlanması gibi talepler de dile getirildi. Öğrencilerin barınma ve beslenme haklarının devlet güvencesine alınması çağrısı da yapıldı.
Bakmadan Geçme
YÖK Başkanı: Üniversiteler terörsüz Türkiye hedefine katkı yapmalı
Eğitim-İş: Aydınlanma mücadelesini sürdüreceğiz
Eğitim-İş: Beslenme çantası bir ayda yüzde 6,20 zamlandı
Eğitim-İş: Yusuf Tekin'i eleştirmek suç değil
Eğitim-İş'ten Ahmet Taner Kışlalı anması
Eğitim-İş'ten ortak sınav sistemine tepki
