Ekonomi

Eylül ayıyla birlikte yeni ekonomik süreç başlıyor

Eylül ayıyla birlikte Türkiye ekonomisi yeni bir sürece giriyor. Orta Vadeli Program açıklanacak ve Merkez Bankası'nın faiz kararı bekleniyor. İş dünyası yeni tedbirler talep ediyor.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Eylül ayıyla birlikte yeni ekonomik süreç başlıyor

(ANKARA) - Eylül ayının gelmesiyle birlikte, hem küresel hem de Türkiye ekonomisi açısından yoğun bir döneme girdiğimiz söylenebilir.

Orta vadeli program açıklanacak

Pazar günü açıklanacak Orta Vadeli Program (OVP) ile birlikte, önümüzdeki dönem için önemli kararlar alınacak. ABD’de istihdam verilerinin ardından, FED’in faiz artırma beklentisi artmışken, Başkan Trump, “FED faiz indirmeli” diyerek, bu artırımı engellemeye çalışıyor. Ayrıca, ABD’de gelecek hafta açıklanacak enflasyon verileri ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararı, global piyasalarda dalgalanmalara yol açabilir. İran'daki savaş durumu devam ederken, Trump, piyasaları tedirgin etmemek için bu durumu “çatışma” olarak nitelendiriyor. Hafta sonunda brent petrol varil fiyatı 96 dolara yükseldi. Savaşın sürmesi, kış aylarında enerji arzı ve fiyatları açısından kritik bir etken olacaktır.

İç piyasada yeni gelişmeler bekleniyor

İçeride, OVP'nin açıklanmasının hemen ardından, Merkez Bankası’nın yeni faiz kararını bekliyoruz. Ekonomi yönetimi, dört yıl süren ekonomik programına rağmen makro dengeleri sağlamakta zorlanıyor. Tüm kesimlerin şikayette bulunduğu bu programda revizyon yapılma gerekliliği giderek artıyor. Hafta sonu alınan bir kararla, ihracat kredilerindeki banka ve sigorta muameleleri vergisi muafiyeti genişletildi. Ticaret Bakanı, bu adımın ihracatçılara büyük bir finansman desteği sağlayacağını belirtti. Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ucuz kredilerden yararlanacak özel sektör projeleri için yeni sınıflandırmalar getirdi. Önümüzdeki günlerde Merkez Bankası’nın uzun vadeli fon sağladığı YTAK kredilerinin yararlanma koşulları değişecek, bu sayede daha fazla şirketin bu imtiyazlı kredilerden yararlanması hedefleniyor.

Finansman sıkıntıları gündemde

İş dünyası, OVP ile birlikte finansman sıkıntılarını hafifletecek yeni tedbirlerin gelmesini bekliyor. Bu konuda yapılacak açıklamaların iş dünyasını ne kadar tatmin edeceği önümüzdeki hafta belli olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası yönetimi zor günler geçirebilir. Ağustos ayında yüksek gelen enflasyon oranları, Eylül ayı için artan beklentilerle birlikte, piyasalarda 10 Eylül’de yapılacak Merkez Bankası toplantısında faiz indirim beklentisini azaltıyor. Yabancı banka raporlarında, “en erken ekim ayında faiz indirim beklentisi” vurgulanıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, kurumsal yatırımcıların fonlarındaki birikimleri için yüzde 10 stopaj kararı aldı. Bu durum, yaklaşık 10 milyar dolarlık sıcak paranın fonlarda bulunmasıyla, yabancı çıkışını başlatabilir. Bu kararın etkilerini önümüzdeki hafta göreceğiz. Mevsimsel olarak cari açığın arttığı bir döneme girerken, Eylül ayının getirdiği döviz ihtiyacı da artacaktır. Dolayısıyla, cari açığın yükselmesi ve rezervlerin erimesi, Eylül ile birlikte kaçınılmaz bir süreç haline geliyor. Bu yıl, stopaj kararının da etkisiyle, daha güçlü bir çıkış görülebilir. Böyle bir ortamda, Merkez Bankası’nın faiz indirim kararı almakta zorlanacağı aşikâr. Önümüzdeki dönem, hem küresel hem de iç koşullar açısından zor günler bekleniyor. Eylül ayını pas geçse de Merkez Bankası’nın Ekim ayında faiz indirim kararı alması güçleşecektir. Ekonomi yönetiminin faiz indiriminde sıkışması, iş kesiminin bu konuda ısrarcı olmasını sağlayacaktır. Bu durum, “oluşacak siyasi baskının, seçim süreciyle birlikte ekonomi yönetimini zorlaması” ihtimalini gündeme getiriyor. Bakan Şimşek, rezerv riskini göz önünde bulundurarak, bütçenin seçim döneminde güçlü kalması için bu kararı almak zorunda kaldı. İş kesimi OVP’de yer alacak teşviklere odaklanırken, piyasalar ise OVP hedeflerini takip ediyor. OVP hedefleri, “2027’de seçim yapılacak mı?” sorusuna dair ipuçları sunabilir. Ancak, hem vatandaşın hem de özel sektörün, açıklanacak OVP’deki enflasyon ve büyüme hedeflerine şüpheyle yaklaşacağı aşikar. Eylül 2025'te açıklanan OVP’de bu yıl için enflasyon yüzde 16, 2027’de yüzde 9, 2028’de yüzde 8 olarak belirlenmişti. Son enflasyon raporunda, bu yılki enflasyon yüzde 28, 2027 enflasyonu ise yüzde 15 olarak kaydedildi. Çalışanlar ve emekliler, bu hedeflere dikkatle bakacaklar. Geçen yıl revize edilen yüzde 21 hedefi doğrultusunda zamlar belirlenmişken, 39 bin liraya ulaşan açlık sınırına rağmen asgari ücret 28 bin lirada kalmıştır. OVP’de 2027 için yüzde 20 civarında bir enflasyon hedefi yer alırsa, çalışanlar ve emekliler, “düşük zam için aynı oyuna getirildiklerini” iddia edebilirler. Bu açıdan hedef rakamı önemli bir konu olarak öne çıkıyor.

Bu Yazıyı Paylaş