Gündem

Fidan: Terör meselesi 13 yıl önce çözülebilirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Diyarbakır'da terör meselesinin 13 yıl önce çözülebileceğini, ancak yeterli takdirin gösterilemediğini belirtti. AK Parti'nin kimlik inkarını sona erdirdiğini ve demokratik devrimin değerini vurgulayan Fidan, ç
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Fidan: Terör meselesi 13 yıl önce çözülebilirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Diyarbakır'da yaptığı açıklamalarda, "Terörsüz Türkiye" sürecine değinerek, önemli bir konunun 13 yıl önce çözülebileceğini belirtti. AK Parti İl Başkanlığı'nda düzenlenen "Kardeşlikle Kenetlenen, İstikrarla Güçlenen Türkiye" toplantısı sonrasında basının sorularını yanıtlayan Fidan, Türkiye'nin toplumsal ve devlet bütünleşmesi ile demokratik devrimin değerinin o dönem yeterince anlaşılamadığını ifade etti.

Fidan: Terör meselesi 13 yıl önce çözülebilirdi 1

12 Eylül zihniyetinin sona ermesi

Fidan, yarın 12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, kimlik inkarını sembolize eden 12 Eylül zihniyetinin AK Parti'nin iktidara gelmesiyle hem pratik hem de hukuki zeminde sona erdiğini vurguladı. Bu zihniyetin ülkenin bütünlüğünü, güvenliğini ve ekonomisini olumsuz etkilediğini belirten Bakan, AK Parti iktidarlarıyla kimlik inkarının ortadan kalktığını ve tüm vatandaşların anayasal vatandaşlık çerçevesinde eşit muamele görmesi prensibinin en büyük siyasal devrim olduğunu savundu. Modern devlet yönetiminde en ileri noktanın, her insanın kimliğini, kültürünü ve inancını kabul ederek toplumsal bütünleşme sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.

Demokratik reformlar ve terörün ertelenmesi

2013 yılındaki çözüm sürecinin neden bozulduğuna dair değerlendirmelerde bulunan Fidan, AK Parti'nin demokratik reformlar alanında attığı en büyük adımlardan birinin o dönem gerçekleştirildiğini söyledi. Dil ve Kürtçe eğitimle ilgili önemli adımlar atılmasına rağmen, Türkiye'deki siyasal şiddetin terör formunda devam etmesi ve bölgesel krizlere odaklanılması nedeniyle sürecin hayata geçişinin yaklaşık 13 yıl ertelendiğini açıkladı. Fidan, "Geç olsun güç olmasın, güzel olsun" diyerek, 13 yıl önce çözülebilecek bir konunun, "Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar" gibi dış etkenlere bakılarak ertelendiğini ve Türkiye'deki toplum-devlet bütünleşmesi ile demokratik devrimin değerinin takdir edilemediğini dile getirdi. Artık sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirten Bakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki kardeşlik süreciyle bu sorunun sonuna gelindiğini ve bundan sonraki tartışmaların medeni bir şekilde, şiddet yoluyla değil, diyalogla yürütüleceğini ifade etti.

Bölgenin ekonomik potansiyeli ve Silvan Barajı

Diyarbakır'da muazzam bir ekonomik potansiyel olduğunu vurgulayan Fidan, bölgenin tarihsel olarak Irak ve Suriye ile yakın ilişkileri bulunduğunu, siyasal istikrarın sağlanmasıyla ekonominin canlanacağını belirtti. Silvan Barajı Projesi'nin Türkiye'nin gıda güvenliğine büyük katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi. Barajın tamamlanmasıyla yaklaşık dört milyon dönüm alanın daha iyi sulanacağını ve ürün veriminin artacağını, bunun da birkaç milyar dolarlık ek gelir anlamına geleceğini söyledi. Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası artan gıda fiyatları ve gıda güvenliği tehdidine dikkat çekerek, Silvan, Dicle ve Kral Kızı barajlarının tamamlanmasıyla Türkiye'nin gıda güvenliği açısından çok daha güçlü bir konuma geleceğini değerlendirdi. Bakan, önlerinde çok güzel günler olduğunu ve terör meselesinin ortadan kalkmasıyla kalkınma ve ekonomik performansın katlanarak artacağına yürekten inandığını sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş