Ekonomi

Fon Krizinde Bankacı İtirafı: "Bankaların Parayı Tamamen Ödeme Yükümlülüğü Yok!"

SPK'nın 7 şirkete ait 131 fonda işlemleri durdurmasıyla başlayan 900 milyar liralık krizde, Fatih Altaylı'nın görüştüğü bankacı yatırımcıların parasının çoğunu alamayabileceğini söyledi.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Fon Krizinde Bankacı İtirafı: "Bankaların Parayı Tamamen Ödeme Yükümlülüğü Yok!"

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) talimatıyla 7 şirkete ait 131 fonda işlemlerin durdurulması ve ardından başlayan tasfiye süreci piyasaları sarstı. Yaklaşık 500 bini aşkın yatırımcıyı ilgilendiren ve 900 milyar liralık varlığın kilitli kaldığı bu büyük krizde gözler yapılacak ödemelere çevrildi.

Fonların tasfiyesi için Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirilirken, ödemelerin hangi oranda ve nasıl yapılacağı belirsizliğini koruyor. Üç ay içinde tamamlanması hedeflenen tasfiye sürecine ilişkin bankacılık çevrelerinden gelen ilk değerlendirmeler ise yatırımcıları korkuttu.

Bankalar Tasfiye Masası Gibi Hareket Edecek

Gazeteci Fatih Altaylı, kişisel internet sitesinde kaleme aldığı yazısında konuyu Türkiye'nin bankacılık sektöründeki deneyimli isimleriyle masaya yatırdı. Görüştüğü bankacılık kaynağının aktardığı bilgilere göre, görevlendirilen kamu ve özel bankalar devralınan fonların içindeki varlıkları piyasa değerleri üzerinden nakde çevirerek hak sahiplerine dağıtacak.

Sürecin zamana yayılarak yürütülmesinin panik satışlarının önüne geçebileceği ve zararı kısmen azaltabileceği ifade edilirken, gerçek küçük yatırımcıların tespit edilmesinin sürecin en kritik aşaması olacağı vurgulandı.

"Devlet Garantisi Yok, Paranın Tamamı Ödenmeyecek"

Bankacılık kaynağının en dikkat çekici tespiti ise fonlarda bankalardaki mevduat benzeri bir devlet garantisinin bulunmadığı gerçeği oldu. Bankaların fonlardaki varlıkların tamamını karşılama yükümlülüğü olmadığını belirten uzman isim, Fatih Altaylı'ya şu çarpıcı değerlendirmeyi aktardı:

"Bankaların bu paraların tamamını geri ödemek gibi bir yükümlülüğü olmayacak. Bir tür tasfiye masası gibi hareket edecekler. Satışlardan sonra kalan para hak sahiplerine dağıtılır. Koyduğu paranın yüzde 10’unu alan şanslı sayılır diyebilirim."

Mevcut tablonun yatırımcıların alacaklarının tamamına ulaşmasının zor olabileceğini gösterdiği, gerçek küçük yatırımcıların ayrıştırılmasının ise kayıpların telafi düzeyini etkileyeceği belirtiliyor.

Bu Yazıyı Paylaş