Gündem

Fuat Oktay: Mekke Anlaşması saldırı ittifakı değil

TBMM Dışişleri Komisyonu, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ortak savunma anlaşmasının onayını görüştü. Fuat Oktay, anlaşmanın üçüncü ülkelere karşı olmadığını söyledi.
ANKA
ANKA
4 dk Sesli Dinle 0
Fuat Oktay: Mekke Anlaşması saldırı ittifakı değil

Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında ortak savunma amacıyla imzalanan Mekke Anlaşması’nın onaylanmasını öngören kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü’nün katıldığı toplantıda, Komisyon Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay konuştu. Oktay, teknolojik ve jeopolitik değişimlerin hızlandığı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzenin yetersiz kaldığı ve uluslararası hukukta çifte standartların öne çıktığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Türkiye’nin bağımsız ve milli menfaatleri esas alan dış politika izlediğini belirten Oktay, ülkenin egemenlik haklarına saygı, toprak bütünlüğü, diyalog ve bölgesel sahiplenme ilkelerini benimsediğini ifade etti.

Bölgesel krizler ve güvenlik

Orta Doğu’daki istikrarsızlığa değinen Oktay, Filistin’de İsrail’in gerçekleştirdiği soykırım sonucunda yaşanan insani dramın, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan politikalarının ve Batı Şeria’daki işgalci terörün sürdüğünü söyledi. Dün Batı Şeria’nın El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii’nin ibadete kapatılarak insanların zorla dışarı çıkarılmasını da İsrail’in provokasyonlarına örnek gösterdi. İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin bölgesel güvenliğin yanı sıra küresel barış ve istikrarı tehdit ettiğini, çatışmaların enerji altyapılarını hedef almasının tedarik zincirlerini etkileyip üretim maliyetlerini artırdığını kaydetti. İsrail’de bugün yapılan ve ABD’de 3 Kasım’da gerçekleştirilecek seçimleri yakından takip ettiklerini belirtti. Yemen’deki krizin yerel ya da sınırlı bölgesel bir mesele olarak görülemeyeceğini söyleyen Oktay, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki güvenlik risklerinin küresel ticaret hatlarını aksattığını, Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırdığını ve Afrika Boynuzu ülkelerini de etkilediğini ifade etti. Oktay, “Türkiye, ilkeli duruşunun bir gereği olarak, Yemen'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla savunmakta, kalıcı çözüm için diyaloğu desteklemektedir. Her iki kriz merkezinde de seyrüsefer özgürlüğünün korunması hayatidir.” dedi. Karadeniz’in karşı kıyısında süren Rusya-Ukrayna savaşının Kafkaslar, Balkanlar ve Kuzey Afrika’daki hassasiyetlerle birlikte bölgesel güvenliği etkilediğini belirten Oktay, Türkiye’nin bu bölgelerde istikrar için girişimlere öncülük etmeyi sürdüreceğini söyledi. Krizlerin sona ermesi için diplomatik imkanların kullanıldığını belirterek, “Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz” ifadesini kullandı.

Mekke Anlaşması’nın kapsamı

Oktay, bölge sorunlarının dış müdahaleler yerine bölge ülkelerinin ortak sorumluluk üstlenmesiyle çözülmesi gerektiğini savundu. Mekke Anlaşması’nın bölgesel sahiplenme iradesini ve caydırıcılığı artırarak barışı güçlendirme hedefini yansıttığını belirtti. Anlaşmanın stratejik diyaloğu, karşılıklı güveni ve ortak çalışma kültürünü geliştirerek Orta Doğu’da kolektif caydırıcılık oluşturmasının öngörüldüğünü aktardı; dün Tahran’da yapılan görüşmeleri de bu açıdan kıymetli buldu. Oktay, “Ülkemizin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmalar, bir saldırı, yayılmacılık ya da üçüncü ülkelere karşı bir bloklaşma ittifakı değildir. Tam aksine, ülkemiz caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır.” dedi. Mekke Anlaşması’nın dışlayıcı bir güvenlik düzeni önermediğini ve bölgesel barış ile istikrarı destekleyen diğer aktörlerin katılımına imkan tanıdığını söyledi. Yeni üyelerin kabulünün çekirdek tarafların, dolayısıyla Türkiye’nin onayına ve rızasına bağlı olacağını belirtti. Anlaşmanın, tarafların bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için Birleşmiş Milletler Şartı’ndan doğan meşru müdafaa haklarını kullanırken dayanışmasını ve askeri imkanlarını paylaşmasını öngördüğünü kaydetti. Bunun uluslararası yükümlülükleri ortadan kaldırmayacağını; her adımın tarafların anayasal sorumlulukları, milli mevzuatları ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde atılacağını ifade etti. Oktay, ortak mutabakat ve üst düzey istişare mekanizmalarının önemine de dikkat çekti.

Diğer savunma iş birlikleri

Oktay, ittifakın müşterek savunma, terörizmle mücadele ve savunma sanayiinde yerli imkanların geliştirilmesi olmak üzere üç temel üzerine kurulduğunu söyledi. Geçtiğimiz haftalarda imzalanan Bedir Anlaşması’nın dost ve kardeş ülkelerle savunma sanayii ortaklığını güçlendirdiğini belirtti. Libya Temsilciler Meclisi’nin geçen hafta Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına ilişkin aldığı onay kararını da bölgesel sahiplenme, barış ve ortak refah yaklaşımının bir örneği olarak nitelendirdi; kararın Mavi Vatan’ın korunmasında bir aşama olduğunu ifade etti. Birkaç gün önce Türkiye’yi ziyaret eden Kanada Başbakanı Mark Carney’in, “Kanada, güvenilir ortaklarla derin ortaklıklar kurma peşinde. Türkiye bizim için bu anlamda istisnai bir ortaktır” sözlerini aktaran Oktay, Mekke Anlaşması’nın hedefinin bölgesel dayanıklılık ve caydırıcılığı kalıcı kılmak olduğunu söyledi. Böyle bir güvenlik ortamının orta ve uzun vadede ticaret ve enerji dahil bölge ülkelerine sosyo-ekonomik etkileri olacağını, Orta Doğu’nun yanı sıra küresel ölçekte de değer taşıyacağını kaydetti.

Bu Yazıyı Paylaş