Gündem

Gazeteciler neden susturuluyor? TCK 217/A maddesi ip cambazlığı mı?

EMEP'li Karaca, TCK 217/A maddesinin gazetecileri susturduğunu belirterek kaldırılmasını istedi. Çocuk istismarı davası hükümlüsünün tahliyesine tepki gösterdi.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Gazeteciler neden susturuluyor? TCK 217/A maddesi ip cambazlığı mı?

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 217/A maddesinin derhal yürürlükten kaldırılması gerektiğini haykırdı. Karaca, bu maddenin bir sindirme mekanizması haline geldiğini belirterek, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

GAZETECİLERİN SESİ KISILIYOR MU?

Meclis'te gazeteciler, basın özgürlüğü ve çocuk istismarı davasında dikkat çeken bir tahliye kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karaca, bir ülkede gazetecilerin tutuklu olmasının, iktidarın toplumla kurduğu ilişkinin bir aynası olduğunu vurguladı. Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun gibi gazetecilerin aylardır iddianamesiz tutuklu bulunduğunu hatırlatan Karaca, hukukun adeta korkutma ve sindirme aracına dönüştürüldüğünü dile getirdi. Tutuklu gazetecilerin mektuplarında haberleri nedeniyle tutuklandıklarını belirttiklerini aktaran Karaca, kadınların mücadelesinden işçi haklarına, ekolojik yıkımdan gençlerin gelecek kaygısına kadar birçok konuyu haberleştirenlerin hedef alındığını söyledi. Gerçekleri yazanların soruşturma, dava ve tutuklama kıskacında olduğunu belirten Karaca, bu durumun gazetecileri değil, hak gasplarını, şiddeti ve talanı görünmez kılma çabasının bir parçası olduğunu savundu. Şu anda 11 gazetecinin sırf gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde olduğunu duyurdu.

217/A MADDESİ: BİR KORKU PERDESİ

Son bir yılda gazetecilere yönelik 67 gözaltının 20'sinin TCK 217/A maddesine dayandırıldığını ifade eden Karaca, bu maddenin yürürlüğe girmesinden bu yana en az 110 dava açıldığını ancak kesinleşmiş mahkûmiyetin yok denecek kadar az olduğunu belirtti. Bu durumun, maddenin ceza vermekten çok, gazetecilik faaliyetlerini engellemek ve halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlamak için kullanıldığını açıkça gösterdiğini vurgulayan Karaca, "Bu yasa maddesi derhal ilga edilmeli" dedi. Meclis'e sundukları kanun teklifinin bir an önce işleme alınması için komisyonu göreve çağıran Karaca, tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını, iddianamesiz tutukluluk uygulamalarına son verilmesini ve gazeteciliğin suç olmaktan çıkarılmasını talep etti.

ÇOCUK İSTİSMARI DAVASINDAKİ TAHLİYE ŞOKU

Karaca, Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in, 6 yaşındaki kızının cinsel istismarına ilişkin verilen cezanın dahi tam olarak çekilmeden sağlık gerekçesiyle serbest bırakılmasına sert tepki gösterdi. Bu kararın, yıllardır çocukların değil tarikatların korunduğunu gösterdiğini savunan Karaca, gazetecilerin, hasta mahpusların ve muhaliflerin hukuk güvencelerinden yararlanamadığını, buna karşın Gümüşel'in tahliye edildiğini belirtti. Tarikat sözcülerinin tahliye için görüşmeler yaptığını ve teşekkür ettiğini açıklamasını hatırlatan Karaca, "Kimdir o çocuk istismarı davasının hükümlüsünün tahliyesinde emeği geçenler? Kimdir tarikatları çocukların adalet hakkından daha değerli görenler?" diye sordu. İstismar davasında cezaevi kapılarının tarikat şeyhlerinin ricasıyla açıldığını öne süren Karaca, kadınlar ve çocuklar için ceza artırımı çağrısı yapanların, cezaların uygulanması aşamasında ortadan kaybolduğunu belirtti. Sorunun yasaların yetersizliği değil, yasaların tarikatlara ve siyasi nüfuza göre uygulanması olduğunu vurgulayan Karaca, "Tarikatların değil çocukların, cemaatlerin değil kadınların, siyasi pazarlıkların değil hukukun sözü geçene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" diyerek kararlılığını dile getirdi.

Bu Yazıyı Paylaş