Sağlık

Gözlerin 'sessiz hırsızı' glokom: Belirti vermeden körlüğe götürebilir, erken teşhis hayat kurtarıyor

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Karahan, glokomun erken teşhis edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen sinsi bir hastalık olduğunu belirtti. Tedaviyle kontrol altına alınabilen glokomda düzenli kontroller hayati önem taşıyor.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
Gözlerin 'sessiz hırsızı' glokom: Belirti vermeden körlüğe götürebilir, erken teşhis hayat kurtarıyor

Göz sağlığı, yaşam kalitemizi doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri. Ancak pek çok kişi, hastalıkların belirti vermesini bekleyerek rutin kontrolleri erteliyor. Bu durum, özellikle 'sessiz hırsız' olarak bilinen glokom gibi sinsi hastalıklar söz konusu olduğunda telafisi imkansız sonuçlara yol açabiliyor.

GLOKOM: GÖRÜLMEYEN TEHLİKE

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Karahan, glokomun belirti vermeden ilerleyerek kalıcı görme kayıplarına neden olabilen sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Karahan, "Glokom tamamen iyileştirilebilen bir hastalık değildir. Ancak erken teşhis ile kontrol altına alınabilir" diyerek, göz sağlığında erken teşhisin hayati önemini vurguluyor. Medicana Çeşme Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. İsmail Karahan, glokom riskine karşı uyarılarda bulunarak düzenli kontrolün önemine dikkat çekti. Glokom, göz içi basıncının artması sonucu optik sinirde hasar meydana gelmesiyle ortaya çıkan ve zamanla görme kaybına neden olabilen bir göz hastalığıdır. Dr. Karahan'a göre, özellikle 40 yaş üstü bireyler, ailesinde glokom öyküsü bulunanlar, diyabet ve hipertansiyon hastaları risk grubunda yer alıyor. Bu gruptaki bireylerin yılda en az bir kez kapsamlı göz muayenesinden geçmesi, göz sağlığı açısından kritik önem taşıyor.

TEDAVİYE UYUM VE DÜZENLİ TAKİP HAYATİ

Glokomun genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve hastaların ancak görme kaybı başladığında durumu fark edebildiklerini belirten Uzm. Dr. Karahan, bu aşamada oluşan hasarın geri dönüşünün mümkün olmadığını vurguluyor. Bu nedenle erken teşhisin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Karahan, "Glokom tamamen iyileştirilebilen bir hastalık değildir. Ancak erken teşhis ile kontrol altına alınabilir. Göz damlaları, lazer tedavileri ve cerrahi yöntemlerle hastalığın ilerlemesini durdurmak mümkün olabiliyor. Burada en önemli nokta hastanın tedaviye uyumu ve düzenli takibidir" dedi. Toplumda glokoma yönelik farkındalığın artırılması, görme kayıplarının önlenmesinde büyük rol oynadığının altını çizen Uzm. Dr. Karahan, "Görme kaybı yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler. Oysa erken teşhis ile bu risk büyük ölçüde önlenebilir. Göz sağlığınızı ihmal etmeyin" uyarısında bulundu.

TEKNOLOJİ VE FARKINDALIK MÜCADELEYİ GÜÇLENDİRİYOR

Dr. Karahan, gelişen teknolojinin glokom tanı ve takibinde kullanılan yöntemleri önemli ölçüde ilerlettiğini belirtti. Görme alanı testleri ve optik sinir analizleri sayesinde hastalığın çok daha erken evrede tespit edilebildiğini ifade eden Dr. Karahan, yaşam tarzının da göz sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çekti. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve kronik hastalıkların kontrol altında tutulmasının glokom riskinin yönetilmesine katkı sağladığını ekledi. Toplumda farkındalığın artırılmasına yönelik bilgilendirme çalışmalarının, erken teşhis oranlarını yükselterek görme kayıplarının önüne geçilmesinde kilit rol oynadığını sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş