İBB Davasında Çarpıcı Savunma: "Onurumu Özgürlüğüme Tercih Ettim, İftira Atmadım
İBB davasında tutuklu yargılanan Fatih Keleş, mahkemede "Onurumu özgürlüğüme tercih ettim, kimseye iftira atmadım" diyerek etkin pişmanlık baskısını ve aile hedef alınmasını anlattı. Mal varlığı ve kamusal görevleri üzerine de açıklamalarda

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada tutuklu yargılanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, mahkemede yaptığı savunmada çarpıcı açıklamalarda bulundu. Etkin pişmanlığa zorlandığını ve bu baskıya direndiğini belirten Keleş, "Benim, ağabeyim Zafer'in, oğlum Mustafa'nın, yeğenim Murat'ın ve emekçi Hüseyin'in ortak bir özelliğimiz var; kimseye iftira atmadık. Bizim suçumuz akraba olmak, yol arkadaşı olmak, emeğiyle çalışmak ve iftira atmamaksa bilinmelidir ki biz onurumuzu özgürlüğümüze tercih ettik. Adalet er ya da geç tecelli eder. Biz başımız dik, alnımız açık şekilde o günü bekliyoruz" dedi.
ETKİN PİŞMANLIK BASKISI VE AİLE HEDEFİ
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı davanın 62. gününde "örgüt yöneticiliği" ile suçlanan Keleş, savunmasında hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. Gözaltına alındığı günden bu yana hukuksuzluklarla karşılaştığını iddia eden Keleş, cezaevinde etkin pişmanlıktan yararlanması yönünde baskı gördüğünü, bunu kabul etmediği için ise ailesinin hedef alındığını savundu. Keleş, İstanbul Adliyesi'nde üç soruşturma savcısının kendisiyle "sohbet" adı altında görüştüğünü ve "ikinci adam" olduğu yönündeki ifadelerle etkin pişmanlıktan yararlanmasının kendisi için doğru olacağı yönünde telkinlerde bulunulduğunu anlattı. Beklenen yanıtı alamayınca cezaevine gönderildiğini ve ardından ağabeyi, oğlu ve yeğeninin tutuklandığını belirtti. Hatta bir avukat aracılığıyla serbest kalma karşılığında bazı bilgileri vermesinin teklif edildiğini, ancak bu teklifleri de reddettiğini söyledi.
KAMUSAL GÖREV VE MAL VARLIĞI ÜZERİNE AÇIKLAMALAR
Keleş, savunmasında babasının TÖB-DER kurucularından bir cumhuriyet aydını olduğunu belirterek, siyasi kimliğinin ve CHP sevgisinin babasından miras kaldığını vurguladı. İBB Spor Kulübü Başkanlığı'na seçimle geldiğini, atamayla değil demokratik süreçlerle bu görevlere layık görüldüğünü ifade etti. Kulübün mali yapısını disiplin altına aldıklarını, israfı azaltıp sportif başarıyı artırdıklarını, binlerce amatör sporcunun Avrupa ve dünya şampiyonalarında madalyalar kazandığını belirtti. Keleş, savcılığın kamu görevlileriyle yürütülen resmi temasları "örgütsel ilişki" olarak değerlendirmesini eleştirerek, bunun kamusal görev yapmanın kendisini suç unsuru haline getirdiğini söyledi. Mal varlığının uzun yıllara dayanan ticari faaliyetlerinden kaynaklandığını ve görev öncesi ile sonrası arasında açıklanamayan bir artış olmadığını kesin bir dille ifade etti. İddianamedeki "2 milyar dolarlık seçim havuzu" iddiasının ise somut delilden yoksun, soyut ve kamuoyu algısı oluşturmaya yönelik bir ifade olduğunu savunarak, "Madem bu kadar büyük bir mali kaynak oluşturuldu, bu paranın fiziki varlığı, banka kaydı, somut izi nerede?" diye sordu. Duruşma, Keleş'in savunmasının alınmasıyla devam ediyor.
Bakmadan Geçme
İmamoğlu, Nuhoğlu'na soru sormaktan vazgeçti
İBB davasında 95’inci gün: Yasin Çağatay Seçkin savunma yaptı
İBB davasında 94. duruşma görüldü
İBB ihale dosyasında mahkemeden ilk karar! Serbest kaldılar
Adalet Bakanı Gürlek: İBB davasında yeni iddialar içeren ek iddianame var
İBB davasının 92. duruşması sona erdi
