Gündem

İBB davasında tansiyon yükseldi: Başkan'dan İmamoğlu'nun savunması için acil çağrı!

İBB davasında 63. gün geride kalırken, mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına başlanacağını duyurdu. Sanık avukatları, etkin pişmanlık ifadelerinin güvenilirliğini ve soruşturma sürecindeki usulsüzlükleri sorguladı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
İBB davasında tansiyon yükseldi: Başkan'dan İmamoğlu'nun savunması için acil çağrı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında 63. gün geride kalırken, mahkeme başkanı duruşma takvimiyle ilgili yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Mahkeme Başkanı, yarın Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına başlayacağını ve bu nedenle avukatlardan savunmalarını kısa tutmalarını rica etti. Ancak bu talep, sanık avukatlarından itirazlarla karşılandı. Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, "Müvekkilimin savunmasının ardından tahliye edileceğini umuyorum. Eğer savunmamız dinlenmeyecekse, yapmayayım," diyerek tepkisini dile getirdi.

SAVUNMA SÜRECİNDE GERGİNLİK

Mahkeme Başkanı ise bu duruma, "Ne yapacağım, ne edeceğim yarın Ekrem Bey’in savunmasına başlayacağım. Mahkemeyi biz mi yönetiyoruz, başkanlar mı yönetiyor anlamıyorum. Çıkıyorlar dışarıda, 'biz ağustosta savunma yapacağız' diyorlar," şeklinde yanıt verdi. 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine Silivri'deki duruşma salonunda devam edildi. Duruşma, "örgüt yöneticiliği" suçlamasıyla karşı karşıya olan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatlarının savunmalarıyla sürdü. Avukat Nergis İnce, iddianamenin hukuki temellerini ve soruşturma sürecini eleştirerek, dosyada benzer durumda olan sanıklar arasında farklı uygulamalar yapıldığını savundu. İnce, "Ayrıcalık değil, eşitlik; iltimas değil, ölçü; peşin kanaat değil, gerekçeli değerlendirme istiyoruz," diyerek adil bir yargılama talebinde bulundu.

ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİ MERCEK ALTINDA

Avukat İnce, müvekkiline yöneltilen suçlamaların büyük ölçüde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin ifadelerine dayandığını belirterek, bu beyanların hukuki güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini vurguladı. Birçok etkin pişmanlık sanığına, ifadelerini basından görüp görmedikleri sorulduğunda, "Basından gördüğüm kadarıyla" yanıtını aldıklarını aktaran İnce, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararına rağmen bu ifadelerin basına servis edildiğini iddia etti. İnce, bu durumun "kirlenmiş bir delil ortamı" yarattığını ve soruşturma aşamasında alınan ifadelerin yok hükmünde olduğunu savundu. Etkin pişmanlık kurumunun amacından saptırılarak bir "tahliye vaadine" dönüştürüldüğünü belirten İnce, aileler üzerinden kurulan baskılar ve usulsüz gözaltılarla kişilerin iradesinin etkilendiğini öne sürdü. Ayrıca, "çıkar amaçlı suç örgütü" tanımının Türk Ceza Kanunu'nda yer almadığını ve bir kamu kurumunun bu şekilde nitelendirilemeyeceğini savunan İnce, soruşturmanın İBB'yi hedef aldığını iddia etti.

Bu Yazıyı Paylaş