Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, partisinin Ankara İl Örgütü ile birlikte açlık grevinin dördüncü günündeki özel sektör öğretmenlerini ve mülakat mağduru öğretmenleri ziyaret etti. Kadıgil, devletin öğretmenlere karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini belirterek sert ifadeler kullandı.

ÖĞRETMEN HAKKI GASP EDİLDİ
Kadıgil, "Her yerde şunu diyorlar değil mi? 'Biz büyük devletiz.' Bu büyük, bu güçlü devlet, göz göre göre hakkını yediği bin 600 tane öğretmenine hakkı olan kadroyu veremiyorsa yazıklar olsun hepinize, terk edin o koltukları" diyerek tepkisini dile getirdi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler, kendilerine verilen sözlerin tutulması talebiyle başlattıkları eylem kapsamında açlık grevine devam ediyor. Grevin dördüncü gününde öğretmenleri ziyaret eden Kadıgil, mağdur öğretmenlerin sorunlarını dinledi ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ile birlikte açıklamalarda bulundu. Kadıgil, öğretmenlerin dört gündür süren açlık grevi boyunca tartaklandıklarını vurgulayarak, bu durumu "yarısından çoğu atanamamış öğretmen olan polisler tarafından tartaklandılar" sözleriyle özetledi. Mülakatlardaki usulsüzlüklere de dikkat çeken Kadıgil, aynı puanla farklı bölgelerde farklı sonuçlar elde edildiğini ve 1611 öğretmenin hakkının gasp edildiğini belirtti. Devletin bu durumu "becerememişiz" diyerek geçiştirdiğini ve 2024'te sistemi değiştirdiğini ancak 2023'te atanamayan öğretmenlerin durumunun belirsizliğini koruduğunu ifade etti.

TABAN ÜCRET TALEBİ VE MÜCADELE
Sera Kadıgil, Milliyetçi Hareket Partisi'ne de seslenerek, öğretmenlerin hakları konusunda ne zaman harekete geçeceklerini sordu. Sendikanın temel talebinin, özel okullarda çalışan öğretmenlerin maaşlarının kamudaki en düşük öğretmen maaşına eşitlenmesi olduğunu belirtti. Bu taban ücret uygulamasının 2014 yılına kadar var olduğunu ve dönemin müsteşarı Yusuf Tekin tarafından kaldırıldığını iddia etti. Eren Edebali ise, açlık grevindeki arkadaşları olduğunu ve sağlık durumlarının kötüleştiğini aktardı. Abluka altında olduklarını ve seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirten Edebali, serbest piyasa, sektör koşulları ve işverenlerin yanı sıra Yusuf Tekin'in de bu sorunun bir parçası olduğunu dile getirdi. Edebali, sorumluların hiçbirinin "öğretmen" demediğini ve yüz binlerce öğretmenin işsiz olduğunu vurguladı.



