Kaptan Mustafa Can 'İTO Artık Sadece Seçim Değil, İstikamet Meselesidir'
Kaptan Mustafa Can: “Ben bu yola makam için değil, yarın çocuklarımın ve torunlarımın yüzüne bakabilmek için çıktım.”

Haber: Savaş Erman
İstanbul…
Asırlardır ticaretin, medeniyetin, emeğin ve mücadelenin merkezi…
Bir şehrin ötesinde; alın terinin, riskin, cesaretin ve vizyonun başkentidir.
Bugün ise İstanbul Ticaret Odası seçimleri, yalnızca oda yönetiminin değişeceği sıradan bir süreç olmaktan çıktı. Çünkü artık mesele sadece ekonomi değil; ahlak, irade, üretim ve gelecek meselesidir.

İşte tam da bu noktada iş dünyasında dikkatleri üzerine çeken bir isim var:
Kaptan Mustafa Can.
Sivil toplumdaki çalışmaları, kültürel projeleri, teşkilatçı yapısı ve sahadaki karşılığıyla uzun süredir geniş bir çevrede tanınan Mustafa Can, İTO başkan adaylığıyla birlikte yalnızca bir aday değil; yeni bir anlayışın temsilcisi olarak görülmeye başlandı.
Çünkü onun kurduğu cümleler klasik seçim cümlelerine benzemiyor.
Daha sert. Daha vicdanlı. Daha gerçek.
Kendisine yöneltilen:
“İTO’ya neden aday oldunuz?” sorusuna verdiği cevap bunun en net örneği:
“Torunlarıma hesap verebilmek için…”
Bu cümle, İstanbul iş dünyasında kısa sürede bir slogana dönüştü.
Çünkü yıllardır ilk kez biri; koltuğu değil, emaneti konuşuyordu.
“Bu şehir yalnızca betonla değil, karakterle ayağa kalkar”
Mustafa Can’a göre İstanbul’un asıl problemi yalnızca ekonomik daralma değil.
Asıl mesele; ticarette güven duygusunun zedelenmesi, üreticinin yalnızlaşması ve gençlerin gelecek umudunu kaybetmesi.
Can’ın ekibi bu süreci yalnızca seçim kampanyası olarak değil, bir “ticari diriliş hareketi” olarak tanımlıyor.
Hazırlanan vizyon metinlerinde özellikle şu başlıklar öne çıkıyor:
Üreten ve ihracat yapan yerli firmalara doğrudan destek
Genç girişimciler için “İlk Sermaye – İlk Cesaret” modeli
Anadolu sermayesini İstanbul ticaretinde daha güçlü temsil edecek yeni yapı
Esnafı yalnız bırakmayan saha odaklı yönetim anlayışı
Dijitalleşen dünyada milli ticaret refleksi
Ahlak merkezli ticaret kültürünün yeniden inşası
Sadece büyüyen değil, itibar üreten ekonomi modeli
Mustafa Can’ın en dikkat çeken yönlerinden biri ise konuşmalarında sürekli “biz” vurgusu yapması.
Bir toplantıda kendisine:
“Neye güveniyorsunuz?”
sorusu yöneltildiğinde verdiği cevap salonda uzun süre alkışlandı:
“Yanımdaki cengâverlere güveniyorum.”
Bu söz, seçim sürecinin en güçlü kırılma anlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Çünkü ilk kez bir aday, gücünü paradan, lobilerden ya da vitrinlerden değil; yol arkadaşlarından aldığını ilan ediyordu.
“Yeni dönem: Vicdan sahibi ticaret”
İTO kulislerinde Mustafa Can’ın yükselişi “sessiz ama derin bir dalga” olarak yorumlanıyor. Özellikle genç iş insanları, Anadolu kökenli girişimciler ve sahada mücadele eden esnaf kesiminde ciddi bir karşılık bulduğu ifade ediliyor.

Can’a yakın isimler, onun yönetim anlayışını şu cümleyle özetliyor:
“Odayı yöneten değil, üyeleriyle birlikte yürüyen bir başkan modeli.”
Mustafa Can’ın kampanya dilinde öfke yerine vakar, polemik yerine vizyon, vaat yerine karakter ön plana çıkıyor.
Ve belki de bu yüzden insanlar ilk kez bir seçim konuşmasını değil, bir istikamet çağrısını dinlediklerini söylüyor.
“İstanbul yeniden üretenlerin şehri olacak”
Kaptan Mustafa Can’ın üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri de üretim ekonomisi. İstanbul’un yalnızca tüketim ve finans merkezi haline gelmesini eleştiren Can, yeniden sanayi, üretim ve marka odaklı bir ekonomik vizyon gerektiğini savunuyor.
Yakın çalışma ekibinin kullandığı şu ifade ise dikkat çekiyor:
“İstanbul’u AVM’lerin değil, atölyelerin ışığı büyütecek.”
Bu yaklaşım, özellikle orta ölçekli sanayiciler ve üretici işletmeler tarafından dikkatle takip ediliyor.
“Niyetimiz halis…”
Kampanya sürecinin sonunda Kaptan Mustafa Can’ın en çok paylaşılan cümlesi ise şu oldu:
“Niyetimiz halis… Sonuç da hayırlı olacaktır.”
Belki de bu yüzden, İstanbul iş dünyasında artık insanlar yalnızca kimin kazanacağını değil; nasıl bir dönemin başlayacağını konuşuyor.
Çünkü bazı adaylıklar seçim kazanmak için ortaya çıkar.
Bazıları ise bir dönemin ruhunu değiştirmek için…
Ve görünen o ki Kaptan Mustafa Can, ikinci yolu tercih ediyor.


