Kemik Kıran Hastalığı Dünyada Yayılıyor Türkiye’de Durum Ne?
Halk arasında “kemik kıran hastalığı” olarak bilinen Dang humması, sivrisineklerle bulaşıyor. Sağlık Bakanlığı, riskli ülkelere gidecekleri uyarıyor.

Gazeteci Serdar Akinan’ın sosyal medya hesabından Dang hummasına yakalandığını açıklamasının ardından, halk arasında “kemik kıran hastalığı” olarak bilinen enfeksiyon yeniden gündeme geldi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastalık özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde görülürken, Türkiye’ye komşu bazı Ortadoğu ülkelerinde de virüsün serotipleri bulunuyor.
Halk arasında “kemik kıran hastalığı” veya “kırık kemik humması” olarak bilinen Dang humması (Dengue fever), enfekte Aedes türü sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan viral bir hastalık.
Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı bilgilere göre hastalık, oluşturduğu şiddetli kas, eklem ve kemik ağrıları nedeniyle bu isimle anılıyor. Dang virüsünün dört farklı tipi bulunuyor ve bir tipiyle hastalık geçiren kişi diğer tiplerle yeniden enfekte olabiliyor.
DÜNYADA 1,5 MİLYONDAN FAZLA VAKA
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) güncel verilerine göre, 2026 yılının başından 31 Temmuz’a kadar dünya genelinde 1,5 milyondan fazla Dang vakası ve 500’den fazla hastalığa bağlı ölüm bildirildi.
Hastalığın en yoğun görüldüğü bölgelerin başında Güney ve Güneydoğu Asya geliyor.
2026 yılında vaka bildirilen ülkeler arasında Bangladeş, Bhutan, Hindistan, Maldivler, Myanmar, Nepal, Sri Lanka, Tayland ve Doğu Timor bulunuyor.
Batı Pasifik bölgesinde ise Kamboçya, Çin, Endonezya, Laos, Malezya, Singapur ve Vietnam öne çıkıyor.
Afrika’da da Kenya, Mali, Moritanya, Nijerya, Senegal ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde 2026 yılında vakalar bildirildi.
SRİ LANKA’DA VAKA SAYISI 82 BİNİ AŞTI
ECDC’nin son verilerine göre Sri Lanka’da 2026 yılının ilk 30 haftasında 82 bin 7 vaka kayıtlara geçti.
Endonezya’da yılın ilk altı ayında 58 bin 357, Vietnam’da 41 bin 684, Kamboçya’da ise temmuz ortasına kadar 28 bin 74 vaka bildirildi. Malezya Sağlık Bakanlığı verilerinde ise 3 Ağustos itibarıyla vaka sayısının 50 bini geçtiği belirtildi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 27 Temmuz 2026 tarihli raporunda da yalnızca haziran ayında Hindistan’da 6 bin 625, Tayland’da 3 bin 992, Bangladeş’te ise 2 bin 907 vaka bildirildiği kaydedildi.
AVRUPA’DA YEREL BULAŞ FRANSA’DA GÖRÜLDÜ
Dang humması esas olarak tropikal bölgelerin hastalığı olsa da Avrupa’da da zaman zaman yerel bulaş görülebiliyor.
ECDC’ye göre 5 Ağustos 2026 itibarıyla Avrupa ana karasında yerel olarak edinilmiş Dang vakası bildiren tek ülke Fransa oldu. Fransa’da bir yerel vaka tespit edildi.
Fransa’nın denizaşırı bölgeleri Reunion, Martinik, Guadeloupe ve Fransız Guyanası’nda da hastalık dolaşımı izleniyor.
TÜRKİYE’DE DANG HUMMASI VAR MI?
Sağlık Bakanlığı’nın güncel seyahat sağlığı bilgilendirmesinde Türkiye’de yaygın veya yerleşik bir Dang humması salgını bulunduğuna ilişkin bir açıklama yer almıyor.
Bakanlık, buna karşılık Türkiye’ye komşu bazı Ortadoğu ülkelerinde Dang virüsünün DENV-1 ve DENV-2 tiplerinin bulunduğunu ve bu bölgelere seyahat eden kişiler için risk olduğunu özellikle belirtiyor.
Bu nedenle Türkiye’de karşılaşılan vakaların seyahat öyküsü açısından değerlendirilmesi önem taşıyor. Sağlık Bakanlığı geçmişte de yurt dışında Dang hummasına yakalanarak Türkiye’ye getirilen kişilerin tedavi edildiğini açıklamıştı.
SAĞLIK BAKANLIĞI UYARDI
Bakanlığın bilgilendirmesine göre Dang hummasının başlıca belirtileri arasında;
yüksek ateş, baş ağrısı, göz arkasında ağrı, yoğun kas ve eklem ağrıları, deri döküntüleri ile burun veya diş eti kanaması bulunuyor.
Belirtiler genellikle 2 ila 7 gün sürerken hastaların büyük bölümü yaklaşık bir hafta içerisinde iyileşiyor. Ancak bazı kişilerde ağır Dang tablosu gelişebiliyor. Şiddetli karın ağrısı, sürekli kusma, nefes darlığı ve kanama gibi bulgular acil müdahale gerektirebiliyor.
EN ETKİLİ KORUNMA YÖNTEMİ SİVRİSİNEK ISIRIKLARINI ÖNLEMEK
Sağlık Bakanlığı, hastalıktan korunmanın en etkili yolunun sivrisinek ısırıklarını önlemek olduğuna dikkat çekiyor.
Özellikle Dang’ın yaygın olduğu ülkelere seyahat edenlerin uzun ve kapalı giysiler giymesi, sivrisinek kovucu kullanması, cibinlikten yararlanması ve mümkün olduğunca klimalı veya sivrisinek girişine karşı korunaklı ortamlarda bulunması öneriliyor.
Bakanlık ayrıca riskli bölgelerden dönen kişilerde ateş, baş ağrısı, kas-eklem ağrısı, döküntü veya kanama görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulmasını ve doktora yapılan seyahatin mutlaka bildirilmesini istiyor.

