Gündem
Yayınlanma : 27 Temmuz 2026 18:13

Lozan'ın ruhu mu, Yunanistan'ın keyfi mi? Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkı tehlikede!

Lozan'ın ruhu mu, Yunanistan'ın keyfi mi? Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkı tehlikede!
İYİ Parti'li Olgun, Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkının Lozan'la güvence altına alındığını, Yunanistan'ın okulları kapatma politikasıyla bu hakkı ihlal ettiğini söyledi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim hakkının, Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınmış meşru bir hak olduğunu vurguladı. Olgun, Yunanistan'ın bu hakkı ihlal eden politikalarına karşı her platformda mücadele edeceklerini belirtti.

LOZAN ANTLAŞMASI VE AZINLIK HAKLARI

Olgun, Lozan Barış Antlaşması'nın 37 ila 45. maddelerinin azınlıkların din, eğitim, kültür ve vakıf haklarını detaylıca düzenlediğini hatırlatarak, özellikle 45. maddenin Türkiye'deki gayrimüslim azınlıklara tanınan hakların Yunanistan'ın da Batı Trakya Türk Azınlığı için uygulaması gerektiğini öngördüğünü ifade etti. Aradan geçen 103 yıla rağmen Yunanistan'ın uygulamalarının Lozan'ın ruhu ve lafzıyla çeliştiğini söyleyen Olgun, 13 Temmuz 2026'da alınan kararla Rodop, İskeçe ve Meriç illerindeki sekiz Türk azınlık ilkokulunun öğrenci sayısı yetersizliği gerekçesiyle kapatılmasının bu yaklaşımın son örneği olduğunu dile getirdi. Bu kararlar sonrası Batı Trakya'daki Türk azınlık ilkokullarının sayısının 76'ya düştüğünü, 20 yıl önce yaklaşık 210 olan okul sayısının ise 80'in altına indiğini belirtti.

EĞİTİM HAKKININ ÖNEMİ VE GELECEK NESİLLER

Batı Trakya'da yıllardır süregelen uygulamalarla Türk azınlığın eğitim kurumlarının azaltılması ve ana dilde eğitim imkanlarının daraltılmasının, çocukların kültürel kimliklerini ve gelecek nesillere aktaracakları değerleri doğrudan etkileyen ciddi bir hak sorunu olduğunu vurgulayan Olgun, eğitim hakkının yalnızca bireysel bir hak değil, bir toplumun dilini, kültürünü ve kimliğini yaşatabilmesinin en temel güvencelerinden biri olduğunu söyledi. Bu nedenle Batı Trakya Türklerinin eğitim kurumlarının korunmasının, okul sayılarından ibaret bir mesele olarak görülemeyeceğini, konunun uluslararası hukuk, insan hakları ve Lozan Barış Antlaşması'nın uygulanması bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASINDA ÖNCELİK

İYİ Parti olarak hükümete seslenen Olgun, Batı Trakya Türklerinin eğitim haklarının dönemsel diplomatik temaslarda hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılması gerektiğini savundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin, soydaşların Lozan'dan doğan haklarının korunmasını dış politikasının sürekli ve öncelikli başlıklarından biri haline getirmesi gerektiğini belirten Olgun, Avrupa Konseyi, AGİT, AB, UNESCO gibi uluslararası platformlarda bu konunun güçlü bir şekilde gündeme taşınmasını, Yunanistan'ın yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesinin diplomatik ve hukuki zeminde kararlılıkla talep edilmesini istedi. Lozan'ın 103. yılında bir kez daha ifade ettiklerini belirten Olgun, Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkının bir lütuf değil, Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınmış meşru bir hak olduğunu ve bu hakkın korunması için her platformda mücadele etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.