Eskişehir'deki Doruk Madencilik'te çalışan Türk Maden-İş üyesi madenciler, ödenmeyen alacakları için Ankara Ulus'ta direnişlerini sürdürüyor. Eylemlerinin 7. gününde yetkililere ve kamuoyuna seslenen işçiler, 'Bu adalet Sebahattin Yıldız için geçerli değil mi?' sorusunu yükseltiyor.

RESMİ TAAHHÜTLERE RAĞMEN MAĞDURİYET
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik'te çalışan sendika üyeleri, resmi taahhütlere rağmen hak ettikleri alacaklarının kendilerine teslim edilmediğini belirtiyor. Ankara'daki Atatürk Heykeli önünde oturma eylemi yapan madenciler, ANKA Haber Ajansı'na yaptıkları açıklamalarda, pazartesi günü başladıkları eylemlerine rağmen yetkililerden herhangi bir geri dönüş alamadıklarını ifade ettiler. Verilen sözlerin yerine getirilmemesi üzerine hukuki yollara başvurduklarını ancak mahkeme kararlarının dahi sonuç vermediğini belirten bir madenci, "Adaletten de bir ses soluk çıkmadı. Sebahattin Yıldız'ı gören gözü kör, kulağı sağır oluyor. Bu adamda ne var? Ne hikmet var, biz anlamadık. Bir haftadır burada yetkililere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Hala hiçbir cevap ve hiçbir sonuç alamadık. Mahkeme kararım şu anda elimde. Ama her ne hikmetse yine hiçbir ses soluk çıkmıyor. Bu adamın arkasında kim var? Bu adam ya şu adaletten kuvvetli mi adam? Mahkemeye kadar gittik, gerekeni yaptık. Daha ne yapmamız gerekiyor? Sesimizi yetkililere nasıl duyuracağız?" diyerek tepkisini dile getirdi.

17 YILLIK EMEĞİN KARŞILIĞI VE BORÇ YÜKÜ
Diğer bir madenci ise tam 17 yıllık emeğinin karşılığı olarak 1,5 milyon lirayı aşkın bir alacağı olduğunu ancak bunu tahsil edemediği için bankalara borçlandığını söyledi. "Yazık, günah ya. Bu adalet bu adam için geçerli değil mi? Sayın Cumhurbaşkanı'mıza sesleniyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, siz bu işe bir el koyun. Yazık, günah; bir haftadır biz burada sürünüyoruz. Alacağım para tamamen faize gidecek. Bana tek kuruş kalmayacak," diyen madenci, hukuki sürece rağmen ne bakanların ne de valiliğin bu duruma müdahale etmediğini, Sebahattin Yıldız'ın kimseyi dinlemediğini vurguladı. Madenciler, haklarını almadan eylemlerini sonlandırmayacaklarını kararlılıkla ifade ettiler.
SEÇİM ZAMANI DUYMAYANLARI BİZ DE DUYMAYIZ
Eylemin yedinci gününde Ankara halkını da kendilerine destek olmaya çağıran madenciler, alın terlerinin çalındığını ve bu haksızlığın giderilmesi gerektiğini belirttiler. Bakanlar ve Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere yetkililere seslenen bir madenci, "Biz buraya alın terimiz için geldik. Çalınan emeğimiz için geldik. Bizim emeğimizi çalmaya kimsenin hakkı yok. Buradan bakanlar dahil, Cumhurbaşkanı dahil, bizim sesimize kulak verin. Bizi duymayanı seçim zamanı biz de duymayız. Cumhurbaşkanı, biz de duymayız. Buraya gelen haber kanalları... Sağ görüşlü haber kanalları nerede? Nerede? Buraya gelen doğru dürüst hiçbir haber kanalı yok. Biz bu ülkenin, bu Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı değil miyiz? Biz açız, aç. Bizim hakkımızı versin. Bakın, kredi çektim, ödeyemedim. Aldığım paralar buraya gidecek. Bana bir kuruş kalmayacak. Sebahattin Yıldız, bizim hakkımızı ver," diyerek hem mağduriyetlerini hem de duyarsızlıktan duydukları öfkeyi dile getirdi.



