Gündem

Meclis'teki Stajyer İstismarı Skandalında Karar

TBMM'deki stajyer öğrencilere yönelik cinsel istismar davasında Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesini açıkladı. Kararda, mağdur anlatımlarının örtüştüğü, WhatsApp mesajlarının delil olduğu ve kamu görevinin nüfuzunun kullanıldığı vurgulandı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Meclis'teki Stajyer İstismarı Skandalında Karar

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan 46 sayfalık gerekçeli kararda, yargılama sürecinde dikkat çeken pek çok hukuki tespit yer aldı. Kapalı Ortamlara ve İspat Zorluklarına Dikkat Çekildi: Mahkeme, cinsel suçların çoğunlukla tanığın ya da kamera kaydının bulunmadığı kapalı ortamlarda işlendiğine işaret ederek, bu tür olayların her zaman doğrudan kanıtlarla ispatlanamayacağını vurguladı.

Üstün Yarar ve Çocuk İfadeleri: Yargı makamlarının çocuklara karşı işlenen suçlarda "çocuğun üstün yararı" ilkesini gözetmesi gerektiği belirtildi. Çocuk mağdurlardan yetişkinler gibi kronolojik ve ayrıntılı anlatımlar beklenemeyeceği, ifadelerdeki küçük farklılıkların beyanların güvenilirliğini zedelemediği ifade edildi. Yargıtay ve AYM İçtihatları: Kararda, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına atıf yapılarak; mağdur beyanlarının kendi içinde tutarlı, çelişkisiz ve diğer delillerle desteklenmesi durumunda tek başına mahkumiyet için yeterli olabileceği yinelendi.

"Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuz Kullanıldı"

Mahkeme, sanıkların sıradan şahıslar olmadığını, TBMM'de görev yapan ve stajyer öğrenciler üzerinde gözetim ile yönlendirme yetkisine sahip kamu görevlileri olduklarını belirtti. Mağdurların yaşlarının küçük olması, staj pozisyonu nedeniyle denetim altında bulunmaları ve kurumsal hiyerarşi dikkate alınarak, sanıkların kamu görevinin sağladığı nüfuzu ve kolaylığı kullandıkları neticesine varıldı. Bu kapsamda bazı suçlar yönünden nitelikli hal hükümlerinin uygulanması hukuka uygun bulundu.

WhatsApp Yazışmaları ve Delil Değerlendirmesi

Dosyadaki dijital delillerin tek tek incelendiği kararda, WhatsApp mesaj trafiğinin mağdur staj dönemleriyle birebir örtüştüğü kaydedildi.

Cinsel Amaç Taşıyan İletişim: Mesajların içerikleri ve gönderiliş zamanlarının olağan arkadaşlık sınırlarını aşarak cinsel amaç taşıyan bir iletişim modeli ortaya koyduğu belirtildi.

Sanık Savunmaları Reddedildi: Sanıkların mesajların yanlış anlaşıldığı veya fiziksel temasın gerçekleşmediği yönündeki savunmaları, dosyadaki maddi deliller ve mağdur anlatımları karşısında inandırıcı bulunmadı.

Fiziksel Temas İddiaları: Mağdurların sanıklar tarafından odalara çağrıldığı; bel, sırt, omuz, göğüs ve kalça bölgelerine yönelik istenmeyen temas iddialarının tutarlı ve güvenilir olduğu ifade edildi.

Hükmedilen Cezalar ve Kısmi Beraat Kararları

Yargılama sonucunda mahkeme, sanıkların hukuki durumlarını ayrı ayrı ele aldı:

Durmuş Uğurlu: 6 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası.

Recep Seven: 6 yıl 3 ay hapis cezası.

Halil İlker Güner: Mağdur D'ye yönelik fiziksel temas açısından kesin kanıt bulunamadığı gerekçesiyle bu suçtan beraat ederken; elektronik haberleşme içerikleri nedeniyle zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel taciz suçundan 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına mahkum edildi.

İbrahim Beşlioğlu: 1 yıl 15 ay hapis cezası.

Ramazan Çetin: Üzerine atılı suçlamalardan beraat etti.

Ayrıca mahkumiyet kararı verilen sanıklar hakkında, işlenen suçların niteliği ve cezaların süresi göz önünde bulundurularak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi ve seçenek yaptırımların uygulanmasına yasal imkan bulunmadığına hükmedildi.

Bu Yazıyı Paylaş