Öcalan Yeni Parti Hazırlığında
Gazeteci Sedat Bozkurt, Kısa Dalga’da yayımlanan “Kürt siyaseti bölünüyor, Demirtaş bunun neresinde?” başlıklı yazısında, DEM Parti’nin geleceğine ilişkin dikkat çekici kulis bilgileri paylaştı.

Gazeteci Sedat Bozkurt, Abdullah Öcalan’ın programını hazırladığı yeni siyasi yapılanmanın Mart 2027’de hayata geçirileceğini öne sürdü. Bozkurt, DEM Parti’nin adının “Demokratik Cumhuriyet Partisi” olarak değişebileceğini iddia etti.
Gazeteci Sedat Bozkurt, Kısa Dalga’da yayımlanan “Kürt siyaseti bölünüyor, Demirtaş bunun neresinde?” başlıklı yazısında, DEM Parti’nin geleceğine ilişkin dikkat çekici kulis bilgileri paylaştı.
Bozkurt, DEM Parti’nin 6 Eylül’de Siyasi Partiler Yasası gereğince beşinci kurultayını topladığını belirterek, yalnızca delegelerin katılacağı kurultayda mevcut yönetimin yeniden oylanacağını aktardı.
Asıl değişimin ise Mart 2027’de yapılması planlanan kurultayda yaşanacağını ileri süren Bozkurt, bu tarihte partinin hem yönetiminin hem de adının değiştirilebileceğini iddia etti.
PARTİNİN ADI “DEMOKRATİK CUMHURİYET PARTİSİ” OLABİLİR
Bozkurt’un iddiasına göre yeni siyasi yapılanmanın programı Abdullah Öcalan tarafından hazırlanıyor. Partinin mevcut tüzüğünün korunması, DEM Parti adının ise “Demokratik Cumhuriyet Partisi” olarak değiştirilmesi değerlendiriliyor.
Yeni parti yönetiminin de Öcalan tarafından belirleneceğini öne süren Bozkurt, kadın eş genel başkanlık için Pervin Buldan’ın düşünüldüğünü yazdı.
Selahattin Demirtaş’ın genel başkanlığının gündemde olmadığını belirten Bozkurt, Demirtaş’ın yeni yönetimde görev alıp almayacağının ise henüz netleşmediğini kaydetti.
OSMAN BAYDEMİR’İN ADI YÖNETİM İÇİN GEÇİYOR
Yazıda, sürece ilişkin yasal düzenlemelerin tamamlanması halinde yurt dışından dönecek ve cezaevlerinden çıkacak bazı isimlerin parti yönetimine alınabileceği öne sürüldü.
Yurt dışından gelerek yönetimde görev alabilecek isimler arasında eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in de bulunduğu iddia edildi.
DEM PARTİ İÇİNDE AYRILIK İDDİASI
Bozkurt, söz konusu yapılanmanın DEM Parti içerisinde rahatsızlığa yol açtığını da ileri sürdü. Partinin bileşenleri arasında bulunan bazı sol ve sosyalist yapıların yeni siyasi çizgi nedeniyle DEM Parti çatısından ayrılmayı değerlendirdiğini aktardı.
Yeni yapılanmanın hayata geçirilmesi durumunda Kürt siyasetinde ciddi bir ayrışma yaşanabileceğini savunan Bozkurt, Selahattin Demirtaş’ın gelecekte alacağı siyasi tutumun da bu süreçte belirleyici olabileceğini ifade etti.
Bozkurt’un aktardıkları kulis bilgileri ve kişisel siyasi değerlendirmeler niteliği taşırken, DEM Parti’den söz konusu iddiaları doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı.
Gazeteci Sedat Bozkurt’un yazısı şu şekilde:
“Öcalan verdi PKK’yı, aldı DEM’i”
DEM Parti bugün (6 Eylül) Siyasi Partiler Yasası’ndan kaynaklanan mecburiyet nedeniyle 5’inci kurultayını topluyor. Sadece delegelerin katılacağı bu kurultayda prosedür yerine getirilecek. Mevcut yönetim aynen oylanarak yoluna devam edecek.
Aslında DEM’in bu kurultayı hayli önemliydi. Takvim yetişseydi, Abdullah Öcalan’ın partisine bu kurultayda start verilecekti. Ama yetişmedi. Çok anlam yüklenen kurultay 2027 yılının mart ayında toplanacak. Sürece ilişkin yasal düzenlemeler ve uygulamalar o zamana kadar gerçekleşirse, yurt dışından gelen ve cezaevinden çıkan isimlerin de yer alacağı parti yönetimi o kurultayda gerçekleştirilecek. Yurt dışından gelerek parti yönetiminde yer alacak isimler arasında Osman Baydemir’in de adı geçiyor. Selahattin Demirtaş’ın böyle bir parti yönetiminde yer alıp almayacağı ise belirsiz. Öcalan partisinde Demirtaş için genel başkanlık düşünülmüyor. Eş kadın genel başkan belli: Pervin Buldan.
Öcalan’ın partisini ilk olarak Kısa Dalga’da “Öcalan partisi yolda” başlığıyla 1 yıl önce okumuştunuz. Artık bu hayata geçiyor. Partinin programı bizzat Öcalan tarafından yazılıyor; tüzükte değişiklik olmayacak. Mart ayındaki kurultayda sadece yönetimi değil, DEM’in adı da değişecek. Demokratik Cumhuriyet Partisi olma ihtimali yüksek. Parti yönetimini de bizzat Öcalan belirleyecek. Öcalan partisiyle birlikte Türk siyaseti bir kez daha “uzaktan” parti yönetimine tanıklık edecek. Süleyman Demirel’in ve Necmettin Erbakan’ın siyasi yasaklı olduğu dönemlerde partilerini uzaktan yönettikleri siyasi tarihimizde yer alıyor. Ama ilk kez hapishaneden parti yönetilmesine tanıklık edeceğiz. Öcalan, sekretaryasıyla sadece süreci değil, partiyi de yönetecek.
(Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden müdahalelerinden söz edebiliriz ama CHP ya da Yeni Parti’yi yönettiği tezi çok iddialı olur. O nedenle Öcalan ilk olacak. Bir başka tarihsel örnek: Osman Bölükbaşı cezaevine genel başkan olarak girmiş, milletvekili olarak çıkmıştı. Genel başkandı yani cezaevindeyken.)
Bu mesele aslında DEM Parti içinde çok sıkıntılı. Bunun gerçekleşme ihtimali somut bir biçimde ortaya çıkınca, DEM Parti’nin bileşenleri arasında yer alan sol-sosyalist parti ve oluşumlar, parti çatısı altından ayrılmayı düşünüyor. Yani Öcalan’ın partisi, her ne kadar kendisini solda tarif etse de, solda ittifak kurduğu partilerden de soldan da uzaklaşacak.
Bakmadan Geçme
DEM Parti Sözcüsü Doğan, Barış ve Siyasallaşma Kurulu'nun çalışmasını bekliyor
DEM Parti, siyasi partilere ziyaretlerde bulunuyor
DEM Parti bütçe kampanyası başlatıyor
Özgür Özel: İktidar imzasına sahip çıkmıyor
DEM Parti 2027 bütçesine karşı saha çalışması başlatıyor
Güvenlik Kaynakları Duyurdu: PKK Kuzey Irak’taki 4 Kampı Boşalttı
