31 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni vergi düzenlemesi ile birlikte, binek otomobiller ve yolcu taşımaya yönelik belirli taşıtlarda “asgari maktu Özel Tüketim Vergisi” (ÖTV) uygulaması hayata geçirildi.
Yeni sistemle birlikte, otomobillerde hesaplanan ÖTV'nin belirlenen seviyenin altına inememesi kuralı getirildi. Hesaplanan vergi taban sınırın üzerinde kalırsa mevcut oransal uygulama aynen devam edecek, ancak hesaplanan tutar alt sınırın altında kalırsa belirlenen taban vergi tahsil edilecek.
Yeni ÖTV Alt Sınırları ve Kapsam Dışında Kalanlar
Yasalaşan değişiklik kapsamında taşıt gruplarına göre belirlenen taban ÖTV tutarları şu şekilde sıralandı:
Binek Otomobiller: Yolcu taşımaya yönelik binek araçlar için yeni taban ÖTV tutarı 100 bin TL olarak açıklandı.
L Sınıfı Araçlar: Sadece elektrik motor gücü 4 kilovat ve üzeri olan üç ve dört tekerlekli L sınıfı araçlar için bu alt sınır 30 bin TL seviyesinde belirlendi.
Kapsam Dışı Araçlar: İki tekerlekli motosikletler, içten yanmalı motora sahip L sınıfı araçlar, T sınıfındaki tarım ve orman traktörleri ile bu gruptaki ATV’ler yeni ÖTV uygulamasının dışında tutuldu.
Araç Fiyatlarına ve Tüketiciye Etkisi Olacak mı?
Piyasa uzmanları ve resmi gerekçelere göre, halen satılan sıfır kilometre araçlar için uygulanan oransal ÖTV tutarlarının yeni belirlenen alt sınırın üzerinde yer alması nedeniyle, piyasadaki mevcut fiyatların ve vatandaşların ödeyeceği toplam verginin doğrudan değişmeyeceği öngörülüyor.
Uygulamanın temel amacının ek vergi toplamak olmadığı; ileride otomotiv piyasasında veya ticari koşullarda yaşanabilecek dalgalanmalara karşı kamu yönetiminin daha hızlı düzenleme yapabilmesini sağlamak ve rekabet adaletsizliklerinin önüne geçmek olduğu vurgulandı.
Cumhurbaşkanına Geniş Yetki: 10 Katına Çıkabilir veya Sıfırlanabilir
Yasa kapsamında, Cumhurbaşkanı’na asgari maktu ÖTV tutarlarını değiştirme konusunda geniş yetkiler tanındı. Cumhurbaşkanı, söz konusu taban tutarları mevcut değerinin 10 katına kadar artırma veya sıfıra çekme yetkisine sahip olacak. Resmi gerekçede, bu yetkinin piyasa dinamiklerinin gerektireceği olası değişimlere daha hızlı cevap verebilmek amacıyla tanındığı ifade edildi.




