Sabahattin Önkibar Amerika’nın Türkiye’yle ilgili İran planını anlattı
Gazeteci Sabahattin Önkibar, Orta Doğu'daki çatışma sarmalının İsrail ve ABD eliyle İran'ı hedef alacak şekilde genişletileceğini ileri sürdü.
Önkibar, bu stratejik planın nihai aşamasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kara gücüyle savaşa dahil edilmek istendiği uyarısında bulundu.
Deneyimli gazeteci Sabahattin Önkibar, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin perde arkasına dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Bölgedeki mevcut çatışmaların geçici bir durum olmadığını savunan Önkibar, ABD ve İsrail’in stratejik hedefinin doğrudan İran olduğunu iddia etti.
SAVAŞIN ARKA PLANI VE GENİŞLEME STRATEJİSİ
Orta Doğu’da on yıllardır süregelen ve "vekalet savaşları" üzerinden yürütülen gerilim, son dönemde İsrail’in Gazze ve Lübnan hamleleriyle yeni bir evreye girdi. Tarihsel süreçte İran’ı "bölgesel bir tehdit" ve "direniş ekseninin merkezi" olarak gören Washington-Tel Aviv hattı, doğrudan bir çatışmadan ziyade, hedef ülkeyi kuşatma ve zayıflatma taktiği izliyordu. Ancak Önkibar’a göre, bu süreç artık "teslim alma" evresine evrilmiş durumda.

"ASIL HEDEF İRAN, ARAÇ TÜRKİYE Mİ?"
Sabahattin Önkibar, savaşın sona ermeyeceğini aksine İran’ın siyasi ve askeri olarak diz çökertilmesine kadar devam edeceğini vurguladı. Bu noktada Türkiye’ye dair sarsıcı bir iddia ortaya atan Önkibar, ABD’nin planındaki "kara gücü" eksikliğine dikkat çekti:
“ABD ve İsrail, savaşı bitirmeyecektir. Mutlaka İran’ı teslim almaya uğraşacaktır. ABD, Türkiye’yi de savaşa sokup güçlü Türk kara kuvvetlerini İran’a sokmaya çalışacak.”
TSK’NIN BÖLGEDEKİ CAYDIRICILIĞI
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) sahip olduğu muazzam kara gücünün, Batılı güçler tarafından bölgedeki jeopolitik boşluğu doldurmak için kullanılmak istenmesi üzerine kurulu.
Önkibar’ın analizine göre, hava operasyonlarıyla sınırlı kalan bir müdahalenin İran’ı tam anlamıyla saf dışı bırakamayacağını bilen ABD, NATO’nun en büyük ikinci ordusu olan Türkiye’yi bu denklemin içine çekmeyi hedefliyor.
GELECEK SENARYOSU: BÖLGESEL KAOS MU?
Eğer bu senaryo gerçekleşirse, Türkiye’nin komşusuyla doğrudan bir çatışmaya girmesi sadece askeri değil, ekonomik ve sosyal bir yıkımı da beraberinde getirebilir.
Önkibar, Ankara’nın bu tehlikeli "savaş davetine" karşı teyakkuzda olması gerektiğini ima ederek, bölgedeki ateşin sönmeyeceği, aksine yeni aktörlerle harlanacağı uyarısını yaptı.
Bakmadan Geçme
AB: Türkiye'nin AB hedefi ile gerilemesi arasındaki uçurum büyüdü
TÜİK Açıkladı: Türkiye'nin Nüfusu Kaç Oldu? İşte Yaş Gruplarına Göre Dağılım
İran: ABD ile anlaşmada yeni gelişme yok
Türkiye-Suudi Arabistan Arasında Vize Muafiyeti 6 Kasım’da Başlıyor: İşte Detaylar ve İstisnalar
İran: Keşm Adası'nda ABD'ye ait 2 İHA düşürüldü
İran savaşı için Trump kararını henüz vermedi
