Gündem

TTB: 17 Ağustos dersleri 6 Şubat'ta tekrar yaşandı

TTB, 17 Ağustos depreminin 27. yılında 6 Şubat depremlerinin geçmişten ders çıkarılmadığını gösterdiğini belirtti. Bilimsel uyarıların göz ardı edildiği ve rantın öncelendiği yapılaşmanın yıkımı artırdığı vurgulandı. Yeniden inşa süreçlerin
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
TTB: 17 Ağustos dersleri 6 Şubat'ta tekrar yaşandı

Türk Tabipleri Birliği (TTB), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, 6 Şubat 2023'te yaşanan depremlerin, geçmişten alınmayan derslerin ağır sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.

Depremlerin yıkıcı mirası

TTB, 17 Ağustos depreminde 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 48 bin 901 kişinin yaralandığını ve 5 bin 840 kişinin kayıp olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı. Bu büyük felaketin üzerinden geçen yıllara rağmen, Türkiye'de depremlerin yol açtığı yıkımın değişmediğine dikkat çekildi. Bilimsel uyarıların dikkate alınmaması, yanlış uygulamalarda ısrar edilmesi ve yaşamın ranta kurban edilmesi gibi etkenlerin, önlenebilir yıkımı kaçınılmaz hale getirdiği vurgulandı. İmar afları gibi düzenlemelerle riskli yapı stokunun tasfiye edilmesi gerekirken, bu tür yapılaşmaların meşrulaştırıldığı ve deprem riskinin azaltılmak yerine artırıldığı ifade edildi.

Yeniden inşa sürecinde eşitsizlikler

Açıklamada, 6 Şubat depremleri sonrası yeniden inşa sürecinde toplum yararı ve doğa yararı yerine hızlı inşaat, rant ve sermaye birikimine öncelik verildiği belirtildi. Altyapısı tamamlanmamış, ulaşım, temiz su, kanalizasyon, okul ve sağlık merkezleri gibi temel hizmetlerden yoksun yerleşim alanlarının yaratıldığına dikkat çekildi. Bu durumun, sağlıklı ve güvenli yaşam kurma hedefi yerine, birçok yerde yeni bir belirsizlik, eşitsizlik ve halk sağlığı sorunu ürettiği kaydedildi. Son otuz yılda çıkarılan yasa ve yönetmeliklere, hazırlanan planlara ve kurulan yeni kurumlara rağmen, yıkımların ve etkilerinin önüne geçilemediği ifade edildi. Depreme hazırlık süreçlerinin ise toplumun katılımından uzak, tek taraflı bir anlayışla yürütüldüğü eleştirisi getirildi.

Afet hafızası mücadele zeminine dönüşmeli

TTB, unutmanın sadece acıyı hatırlamak olmadığını, aynı zamanda bilinen riskleri, alınmayan önlemleri, güvensiz yapılaşmayı, yıkılan kamu binalarını ve devam eden barınma ile sağlık sorunlarını görünür kılmak anlamına geldiğini belirtti. Hafızanın, anma eyleminin ötesinde hesap sorma, kamusal sorumluluğu hatırlatma ve değiştirme iradesini barındırdığı vurgulandı. TTB, 17 Ağustos Depremi'nin 27. yılında yetkilileri, afetlerle ilgili yasa, yönetmelik, plan ve yeniden inşa süreçlerini toplumla birlikte yürütmeye ve istisnasız uygulamaya çağırdı. Üniversiteler, meslek örgütleri, sendikalar, gönüllü kuruluşlar ve toplumun eşit söz sahibi olmadığı afet yönetimlerinin gerçek anlamda kamusal, bilimsel ve demokratik olamayacağı ifade edildi. Gelecekteki depremlerde aynı acıların yaşanmaması için afet hafızasının, mağduriyetin değil, kamusal sorumluluğun ve toplumsal mücadelenin zemini haline getirilmesi gerektiği vurgulandı.

Bu Yazıyı Paylaş