Gündem

Uzun: Türk ordusunu ABD ve İsrail için sahaya sürüyorsunuz

TBMM, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ortak savunma anlaşmasını uygun bulan teklifi kabul etti. Görüşmelerde milletvekilleri askeri yükümlülükleri ve anlaşmanın kapsamını tartıştı.
ANKA
ANKA
4 dk Sesli Dinle 0
Uzun: Türk ordusunu ABD ve İsrail için sahaya sürüyorsunuz

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan ortak savunma anlaşmasını uygun bulan kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, anlaşmanın olası askeri yükümlülükleri ve kapsamına ilişkin sorular yöneltti. AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç ise anlaşmanın bölgesel istikrarı güçlendireceğini savundu.

İmza ve Meclis süreci tartışıldı

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, anlaşmanın 7 Ağustos'ta imzalanıp 21 Ekim'de Meclis'e sunulduğunu, arada üç ay bulunduğunu belirtti. Türkoğlu, 31 Ağustos'ta İstanbul'da komite toplantısı yapıldığını, Riyad'da sekreterya kurulduğunu ve Pakistanlı emekli bir generalin genel sekreter olarak atandığını söyledi. Ayrıca 5 Ekim'de Riyad'da ikinci toplantının yapıldığını, Meclis onayı henüz alınmadan ittifak mekanizmasının çalışmaya başladığını ifade etti. Anayasa'nın 90'ıncı maddesini hatırlatan Türkoğlu, “Bu anlaşma Yemen'deki çatışmaları kapsıyor mu?” diye sordu. Suudi Arabistan'a yönelik bir saldırının Türkiye'yi Yemen sahasına sürükleyip sürükleyemeyeceğine ilişkin yanıt isteyen Türkoğlu, “Milletin iradesini devre dışı bırakarak devlet yönetemezsiniz” dedi. Türkiye'nin hangi güvenlik açığını kapatmak için ittifaka katıldığının ve hangi yükümlülükleri üstlendiğinin açıklanmasını istedi. YENİ Parti Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Suudi Arabistan ve Pakistan'la iyi ilişkilerin ve savunma sanayisi iş birliğinin sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Ancak ticari ilişkiler, teknoloji paylaşımı ve ortak tatbikatların başka bir devletin askeri çatışmalarında sorumluluk üstlenmekle aynı olmadığını vurguladı. İran'la ilişkiler ve Yemen'deki çatışmalar nedeniyle Suudi Arabistan'ın bölgesel tehdit algısıyla Türkiye'nin önceliklerinin farklılaşabileceğini belirten Derici, “Türk askerinin hayatını ilgilendiren hiçbir karar sonuçları yeterince hesaplanmadan alınamaz” dedi.

Anlaşmanın askeri kapsamı sorgulandı

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, anlaşma Meclis'ten geçmeden Türk askerinin Riyad, Cidde veya Mekke'de konuşlandırılıp konuşlandırılmadığını ve görev alıp almadığını sordu. Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ve NATO'nun en güçlü ikinci ordusuna sahip bulunduğunu hatırlatan Şahin, anlaşmanın Türkiye'ye sağlayacağı somut katkıların açıklanmasını istedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in görüşmeler sırasında TBMM'ye bilgi vermesi gerektiğini belirterek, “Çünkü Parlamento'ya azıcık saygınız varsa bu kadar önemli bir kanun görüşülürken hem Dışişleri Bakanı'nın hem Milli Savunma Bakanı'nın TBMM'yi ciddiye almamasının ve burada sorumlu bir yönetici gibi hareket etmemesinin gerçekten kabul edilebilir bir yanı yok” dedi. Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, anlaşmanın taraflardan birine saldırı olması durumunda nasıl uygulanacağı konusunda iktidar kanadından dört farklı açıklama geldiğini söyledi. Dışişleri Bakanı'nın yardımın niteliğini çağrıyı yapan ülkenin belirleyeceğini, teklif gerekçesinin kararın mutabakatla alınacağını, bakan yardımcısının ise önce talep ve ardından üç ülkenin ortak değerlendirmesi gerektiğini aktardığını belirtti. Buna karşılık anlaşmanın ikinci maddesinde “Derhal yardım edilecektir” ifadesinin yer aldığını söyledi. Kaya, “Metinler arasında bir farklılık varsa İngilizce metin esas alınacaktır” hükmüne dikkat çekti. DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, askeri destek güvencesinin taraflardan birini kendi ihtilafında daha fazla risk almaya yöneltebileceğini savundu. Suudi Arabistan'ın Yemen'deki çatışmalarıyla Pakistan'ın Hindistan ve Afganistan'la yaşadığı gerilimlerin tek bir savunma çerçevesinde toplanmasının farklı sorunları birbirine bağlayabileceğini belirten Gökalp, “Oysa, Türkiye'nin ihtiyacı çatışmaların birbirine yayılmasını önleyen bir diplomasidir” dedi.

Baykoç anlaşmayı savundu, Uzun eleştirdi

Teklifin tümü oylanmadan önce lehte konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, Türkiye'nin imza attığı anlaşmaların barış ve güvenlik getirdiğini savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki dış politikanın NATO sorumluluklarını yerine getirirken Türk dünyası, İslam coğrafyası, Afrika ve Asya'yla ilişkileri geliştirdiğini söyledi. Anlaşmanın alternatif bir güvenlik mimarisi kurma arayışı olmadığını belirten Baykoç, “Eğer ki bir anlaşma metninin altında Türkiye Cumhuriyeti devletinin imzası varsa orada barış vardır, huzur vardır, bereket vardır” dedi. YENİ Parti İzmir Milletvekili Mehmet Salih Uzun ise anlaşmanın Türkiye'yi mevcut bir sıcak çatışmanın tarafı haline getirebileceğini ileri sürdü. “Bizim çıkarımız için değil, Türkiye'nin çıkarı için değil, açıkça Amerika'nın ve İsrail'in çıkarı için Türk ordusunu sahaya sürüyorsunuz” diyen Uzun, “Osman Kavala'yı dokuz yıldır Sorosçu diye hapiste tutuyorsunuz, Sorosçuluğun daniskasını siz yapıyorsunuz” ifadesini kullandı. Mekke adının siyasi tercihleri desteklemek için kullanılmasını da eleştiren Uzun, İslam dünyasının 1,5-2 milyar kişilik inanç çevresine ait kavramların siyasete alet edilmesinin zarar doğuracağını savundu. Konuşmasında bu yaklaşımı Muaviye'ye atfedilen bir anlayışla ilişkilendirdi ve İslam dünyasının 1400 yıldır sorun yaşamasına yol açtığını öne sürdü.

Bu Yazıyı Paylaş