Gündem
Yayınlanma : 17 Eylül 2026 12:43

Yeniden Refah: Yeni OVP seçim ekonomisi belgesi

Yeniden Refah: Yeni OVP seçim ekonomisi belgesi
Yeniden Refah Partisi, yeni Orta Vadeli Program'ı (OVP) seçim ekonomisi hazırlığı olarak nitelendirdi.

Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) dair bir rapor yayımladı. Raporda, yeni OVP'nin Türkiye ekonomisinin temel sorunlarına çözüm sunmaktan uzak olduğu, iktidarın bir yıl önceki hedeflerine ulaşamadığı ve bazı hedefleri ileriye ertelediği öne sürüldü. Parti, bu programın adeta bir "seçim ekonomisi belgesi" niteliği taşıdığını iddia etti.

Ekonomik hedefler tutarsız çıktı

Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu'nun hazırladığı 14 sayfalık raporda, makroekonomik hedeflerde öngörülebilirliğin kaybolduğu belirtildi. Yeni OVP'nin, önceki programın olumsuz güncellenmiş bir versiyonu olduğu savunuldu. Reel büyüme beklentisi yüzde 3,8'den 3,3'e, sanayi büyümesi hedefi ise yüzde 4'ten 2,3'e indirildi. Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16'dan 28,4'e fırladı. Dış ticaret açığı hedefi 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, turizm gelirleri beklentisi 68 milyar dolardan 65 milyar dolara çekildi. Cari açığın GSYH'ye oranı da yüzde eksi 1,3'ten yüzde eksi 2,6'ya güncellendi. Bu değişikliklerin, iktidarın ekonomik öngörülerindeki güven kaybını gösterdiği vurgulandı.

Enflasyonla mücadele dar gelirlinin sırtında

Raporda, iktidarın enflasyonla mücadele politikaları da eleştirildi. Fiyat istikrarının sağlanamadığı ve bedelinin dar gelirli vatandaşlara, işçi ve memurlara ödettirilmeye çalışıldığı iddia edildi. Tek haneli enflasyon hedefinin 2029'a ertelendiği, bu hedefin 2018'den bu yana açıklanan 9 OVP'de de sürekli ötelenen bir vaat olduğu belirtildi. Yapısal reformlar yerine sadece parasal sıkılaştırmayla enflasyonun düşürülmeye çalışılmasının ekonomiyi olumsuz etkileyeceği savunuldu. Dolar kuru beklentilerinin 2028 için 63,70 TL olarak öngörülmesi, iktidarın kuru baskılama politikasından vazgeçeceği anlamına gelebileceği, bunun da ithalata dayalı sanayi nedeniyle maliyet enflasyonunu artırabileceği ve ihracatçı ile tüketiciyi olumsuz etkileyebileceği öne sürüldü. Bütçe açığının temel nedeninin artan faiz ödemeleri olduğu belirtilirken, önümüzdeki dört yılda 281,1 milyar dolarlık ek faiz ödemesi yapılacağı iddia edildi. Bu artan faiz yükünün yeni vergilerle vatandaşa yansıtılacağı, 2029'da vergi gelirlerinin GSYH'ye oranının yüzde 18,1'e çıkarılmasının hedeflendiği, bunun da vatandaşlara ek yük getireceği hesaplandı. İşsizlikteki düşüşün ise işgücüne katılımın gerilemesinden kaynaklandığı, istihdam kaybı hedeflendiği iddia edildi. Cari açık hedeflerinin 61,7 milyar dolar artırılması ve ihracat hedeflerinin düşürülmesinin "üretimden uzaklaşmanın bir kanıtı" olduğu savunuldu. Son olarak, yeni OVP'nin bir "başarısızlık tablosu" sunduğu ve "seçim ekonomisine giriş hazırlığı" niteliği taşıdığı iddia edildi. Partinin iktidara üretim-istihdam-ihracat odaklı bir ekonomi modeline geçme çağrısı yapıldığı, mevcut OVP'nin getireceği seçim ekonomisinin bedelinin seçimi takip eden yıllarda vatandaşlara yeni bir "acı reçete" olarak ödettirileceği ifade edildi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.