Sanat dünyasında da ilgi ve takdir toplayan makalesinde Nursaç Doğanışık şunları söyledi:

Merhaba değerli dostlarım…

Tüm dünya ülkeleri gibi, Türkiye de, Covid-19 adlı bir virüs ile mücadelesini sürdürmeye devam ediyor. Hastalanıp, mücadele ile iyileşenlerin yanı sıra, hayatını kaybeden bir dolu insan oldu bu dönemde…

Virüsün hızlı yayılması, çabuk bulaşması, insanların evlerinden dışarı çıkamamasına, işlerine gidememesine neden oldu.

Böyle bir süreçte, bir kısım insanlar işini evinden takip ederek, bir kısım insanlarsa hayatın devam edebilmesi için, kamu görevine gitmeyi sürdürerek, mecburen çalışmaya devam etti. Ama öyle bir sektör var ki, darbeyi tam kalbinden yedi. ‘’Sanat kurumları ve sanatçılar…’’

Evet değerli dostlar, sanatla geçimini sağlayan ve bu sektörde çalışan kişiler en ağır şekliyle darbeyi yedi maalesef. Devlet kurumlarında çalışan sanatçı gurupları, çok şükür ki maaşlarını almaya devam ediyor. Ancak, belli bir kuruma bağlı olmayan, günü birlik çalışarak evine ekmek götüren, kirada oturan, okulunun taksitlerini ödemek için gece çalışan veya kredi borçlarını ödemeye gayret eden bir sanatçı kesimi var ki, durumları oldukça sıkıntılı…

Pandeminin ne zaman biteceği, aşısının ne zaman bulunacağı belirsizliğini sürdürüyor ve bu dostlarımız da, iki ayı geçkin bir süredir, eli kolu bağlı bir şekilde, bu belanın son bulmasını bekliyor. Bekliyor da, bu dostlarımız için ne yapılabilir, birlikte bir düşünelim…

Mesela, Devlet baba, bir kısım çalışanların maaşlarının ödenmesine destek olarak, iş yeri sahiplerini bir nebze de olsa rahatlattı.

Öğrencilerin kredilerinin devam etmesi sağlandı.

İşletmelerin ve ihracatçıların ödemelerinde ve yeni kredi alımlarında kolaylıklar yapıldı.

 2 milyon haneye 1000 TL sosyal yardım parası verildi. Bunları göz önünde bulundurarak belki, sanatçı dostlarımızın başvurusuyla, bu kişilerin değerlendirilmeleri yapılarak, pandemi dolayısıyla bir süre daha aktif olamayacak sanat sektöründe ki çalışanlara da aylık destek sağlanabilir.

 Bir sanatçı olarak yöneticilerimizden ricam, bu konuya ışık tutacak desteklerin de hayata geçirilmesidir.

Bu arada, halkımıza da, bizlere de çok önemli bir görev düşüyor tabii…”Evde kal Türkiye” sloganını tatbik ederek yaşayalım ve biraz daha sabredelim ki, hayat normale dönsün. Sanatımızı icra edebilecek sağlıklı ortamlar oluşsun ve bizler de işimize dönüp, konser ve tiyatro salonlarını dolduran sanatseverlerle buluşabilelim. Sanat ve sağlık dolu günlere özlemle…