Köşe Yazısı

Adaletin Önündeki Görünmez Engel: Açılmayan Dijital İmzalar, Bir Dosya Uzantısının Esir Aldığı Adalet!..

Mehmet Taşar
Mehmet Taşar
3 dk Sesli Dinle 0

Teknolojinin hayatın her alanına nüfuz ettiği günümüzde, imza kavramı da dönüşüm geçirmiştir. Bir zamanlar yalnızca kalem ve kâğıt üzerinde hayat bulan imzalar, bugün tablet ekranları üzerinde atılan biyometrik dijital imzalara evrilmiştir. Ancak bu dönüşüm beraberinde yeni sorunları da getirmektedir.

Adli bilimler açısından bakıldığında imza incelemeleri temelde iki farklı yöntemle gerçekleştirilmektedir.

Birincisi, geleneksel yöntem olarak bilinen ıslak imzaların incelenmesidir. Bu yöntemde, imzası incelenecek kişiler hakim veya savcı huzurunda imza örnekleri verirler. Daha sonra uzmanlar tarafından karşılaştırma metotları kullanılarak detaylı incelemeler yapılır. Harf karakterleri, çizgi kalitesi, eğim, baskı özellikleri, kalem hareketleri ve kişiye özgü yazı alışkanlıkları değerlendirilerek imzanın ilgili kişinin el ürünü olup olmadığı konusunda bilimsel kanaate ulaşılır.

İkinci yöntem ise günümüzde özellikle bankacılık, telekomünikasyon ve çeşitli elektronik işlem süreçlerinde yaygın olarak kullanılan biyometrik dijital imzalardır. Tablet ekranları üzerine atılan bu imzalar, yalnızca görüntüden ibaret değildir. Aslında her bir dijital imza; basınç, hız, zamanlama, koordinat bilgileri, kalem hareketleri ve yön değişimleri gibi çok sayıda dinamik veriyi bünyesinde barındırmaktadır.

Bu nedenle biyometrik dijital imza incelemeleri yalnızca görüntü karşılaştırması ile yapılamaz. Grafolojik ve grafometrik inceleme yöntemleri kullanılarak imzanın dinamik karakteristiklerinin özel teknik analiz araçlarıyla değerlendirilmesi gerekir. Çünkü bir imzanın gerçek sahibi tarafından atılıp atılmadığını belirleyen en önemli unsur, çoğu zaman görüntü değil; imzanın atılış sürecinde ortaya çıkan hareket verileridir.

Ne var ki uygulamada ciddi bir sorun bulunmaktadır.

Adli vakalarda, dijital imza örneği alınması gereken kişiler çoğu zaman ilgili operatör şirketlerine yönlendirilmektedir. Burada kişiye özgü dijital imza örnekleri kayıt altına alınmaktadır. Elde edilen veriler ise operatör şirketlerine göre değişken olmak sureti ile farklı uzantılar halinde adli mercilere dijital halde gönderilmektedir.

Sorun tam da bu noktada başlamaktadır.

Adli mercilerde yer alan programlar , ilgili uzantılı dosyaların içerdiği biyometrik verileri açabilecek, görüntüleyebilecek ve analiz edebilecek altyapıya sahip değildir. İlgili operatör firmaları adli mercilere bunu okuyacak programıda sağlamamaktadırlar. Dolayısıyla uzmanlar çoğu zaman inceleme yapmaları gereken veriye erişememekte veya veriyi bilimsel yöntemlerle değerlendirebilecek teknik imkanlardan yoksun kalmaktadır. Bilimsel inceleme yapılmaması halinde ise anayasal başka hak ihlalleri ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Sonuç olarak, inceleme yapılabilecek veri mevcut olmasına rağmen veriye erişim sorunu nedeniyle dosyalar beklemekte, bilirkişi süreçleri uzamakta ve adli vakalar çözümsüz kalabilmektedir.

Oysa adli bilimlerin temel amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Maddi gerçeğe ulaşmanın önündeki teknik engeller ise yalnızca uzmanların değil, adalet sisteminin tamamının sorunudur. Dijitalleşen dünyada adli süreçlerin de aynı hızla dönüşmesi gerekmektedir.

Bu nedenle ilgili kurumlar, operatör şirketleri, yazılım geliştiriciler, bilirkişiler ve adli makamlar arasında ortak bir standart oluşturulmalıdır. Referans uzantılı dosyaların ulusal ölçekte analiz edilebilmesini sağlayacak yazılımlar geliştirilmeli, mevcut formatlar standardize edilmeli ve bilirkişilerin erişimine açılmalıdır.

Çünkü adalet yalnızca doğru karar vermekle değil, doğru veriye ulaşabilmekle de mümkündür.

Bugün çözüm bekleyen birçok dosyanın önünde hukuki değil, teknik bir engel bulunmaktadır. Bu engelin kaldırılması, yalnızca bilirkişilerin işini kolaylaştırmayacak; aynı zamanda yıllardır sonuç bekleyen adli vakaların aydınlatılmasına da önemli katkı sağlayacaktır.

Dijital çağın adaleti, dijital delilleri okuyabildiği ölçüde güçlü olacaktır.

       Mehmet TAŞAR

Yüksek Adli Bilimler Uzmanı

Bu Yazıyı Paylaş