Köşe Yazısı

Başlıktaki Tarih ve Geleneksel Miras

Zeynep Ülkü Başaran
Zeynep Ülkü Başaran
4 dk Sesli Dinle 0

Türk kültüründe kullanılan başlıkların kökeni Orta Asya'nın bozkırlarından başlayarak günümüze kadar uzanan bir gelenek olmuştur. Sert iklim koşullarında göçebe yaşayan Türk toplulukları önceleri soğuk, rüzgâr ve güneşten korunmak amacıyla keçe, yün ve hayvan kürkü gibi malzemelerden yapılan kalpak, börk ve külah isimlerini verdikleri başlıkları kullandılar. Zaman içerisinde kullanılan başlıklar; iklim koşullarına uyum sağlamanın yanı sıra bireyin toplumsal konumu, mesleği, yaşı, medeni durumu ve ait olduğu boy gibi bilgileri ifade eden semboller hâline gelmiştir.

Türklerin Anadolu'ya yerleşmesiyle birlikte başlık kültürü toplumsal ve kültürel anlamlar kazanarak zenginleşmiştir. Selçuklu döneminde gelenekler ile İslam kültürünün etkileri birleşti ve kullanılan başlıklar dini ve toplumsal kimliği ifade eden unsurlar hâline geldi. İslami kimliği belirten din adamlarının kullandığı sarık yaygınlaştı ve çeşitli külah türleri kullanılmaya başlanmıştır.

Osmanlı döneminde ise başlıklar en anlam yüklü olduğu ve adeta görevi belirten kimlik kartı işlevi görmüştür. Örneğin; kavuk, sarık, yeniçeri börkü gibi başlıklar kişinin görevini, devlet içindeki konumunu ve toplumdaki yerini göstermek için kullanılmıştır. Devlet görevlisi, din adamı ya da bir asker kullandığı başlığa göre kolaylıkla ayırt edilebilmekteydi.

Başlıklar için kullanılan malzemeler de iklim koşullarına göre farklılık gösteriyordu. Sert kış iklim koşullarına karşı soğuktan korunmak amaçlı keçe ve yün tercih edilirken, sıcak iklim koşullarının etkin olduğu bölgelerde serinlik ve güneşten korunmak amaçlı pamuklu ve keten kumaşlar kullanılmıştır. Düğün ve tören gibi etkinliklerde ise ipek ve işlemeli kumaşlardan yapılan başlıklar kullanılarak estetik görünüm ön plana çıkarılmıştır.

Kadınların kullandığı başlıklarda da benzer şekilde toplumsal ve kültürel anlamlar bulunmaktadır. Anadolu'nun farklı bölgelerinde kadınların başlarını örtmek için kullandıkları geleneksel örtüler kişinin yaşı, medeni durumu, toplum içindeki yeri ve hatta duyguları hakkında ipuçları vermektedir. Yörelere göre desenleri, renkleri ve bağlama biçimlerine kadar değişiklik göstermektedir.

Farklı yörelere ait yaygın olarak yazma, yemeni, keşan ve çember gibi örtüler kullanılmıştır. Yazmaların renkleri ve desenleri de anlamlar taşımaktaydı; kırmızı canlılık ve gençlik, yeşil huzur ve maneviyat, beyaz saflık, siyah yas ve olgunluk gibi… Özellikle kadınların el emeği verdiği, göz nuru döktüğü, her genç kıza çeyiz olarak emekle hazırlanan oyalı yazmalar, taşıdığı anlamlar ile birlikte zamanın estetik anlayışını yansıtan en önemli kültür ögeleri hâline gelmiştir. Örneğin; Karanfil Oyası sevgi, saygı; Gül Oyası aşkı ve mutluluğu; Üzüm Oyası bereket ve bolluğu; Asma Yaprağı birlik ve aileyi simgelemektedir.

Türk kültüründe düğünler ve geleneksel törenler başlıkların en zengin biçimde kullanıldığı alanlardandır. Gelinlerin kullandığı başlıklar süslenmenin yanı sıra yeni bir başlangıcı, aile onurunu, toplumsal statü ve yöresel kimliğin ifadesi için kullanılmıştır. Bu başlıklar altın ve gümüş pullar, boncuklar ile donatılırdı. Bu süslemeler aynı zamanda gelinin çeyizini temsil eder, ailenin ekonomik gücünü de gösterirdi. Başlarına örtülen kırmızı duvaklar mutluluğun, yeni bir hayata başlangıcın ve kötü gözlerden korunmanın simgesi olmuştur. Türkmen ve Yörük topluluklarında kullanılan gelin başlıkları ise hem koruyucu semboller taşımış hem de topluluğun kültürel kimliğini yansıtmıştır. Damatlar kullandıkları kalpak, poşu ve sarık gibi başlıklar ile olgunluk, sorumluluk ve saygınlık anlamları taşımaktaydı.

Osmanlı Devleti'nin Batı ile daha yoğun ilişki kurmaya başladığı dönemde başlık kültürü de etkilenmiştir. Tanzimat döneminde devlet görevlileri için fes kullanımı yaygınlaştırılarak farklı sınıfların kullandığı başlıklar sadeleştirilerek devlet içinde birliği sağlamak amaçlanmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile 1925 yılında gerçekleştirilen Şapka Devrimi ile erkek memurlara ve kamu görevlilerine Batı tarzı şapka kullanımı teşvik edilmiştir. Bu değişim ile Batı'ya uyum sağlamak, yeni Cumhuriyet kimliğini oluşturmak istenmekteydi. Erkeklerin geleneksel olan kavuk, sarık ve fes gibi başlıkların yerine modern bir görünüm getirilmesiydi. Bu süreç geleneksel başlıkların tamamen ortadan kalkmasına neden olmamış, yöresel başlıklar kültürel yaşam içerisinde varlığını sürdürmüştür.

Türk kültüründe başlık kullanımı, giyim unsuru olmaktan çok daha fazla anlam taşımıştır. Zorlu iklim koşullarında korunmak ihtiyacı ile ortaya çıkan başlıklar, zaman içerisinde Türk toplumunun tarihî birikimini, estetik anlayışını ve kültürel kimliğinin sembolü olmuştur. Osmanlı döneminde adeta bir kimlik kartı işlevi görmüş, Cumhuriyet döneminde ise modernleşme sürecinin etkisiyle en önemli reformların başında gelmiştir. Günümüzde hâlâ kültürel mirasın önemli bir parçası olan başlıklar farklı bölgelerde kullanılmaya devam etmektedir. Günlük kullanımın yanı sıra halk oyunlarında, düğünlerde, festival ve kültürel etkinliklerde geleneğin yaşatılması sağlanmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş