Köşe Yazısı

Dil Varsa Millet Vardır

Savaş Erman
Savaş Erman
2 dk Sesli Dinle 0

15 Aralık, Dünya Türk Dili Ailesi Günü.

Sıradan bir anma günü değil; bir milletin varlık gerekçesini hatırlama günüdür.

Dil, bir toplumun millet olmasını sağlayan en temel unsurdur. Dil yoksa millet de yoktur. Tarihte bunun sayısız örneği vardır. Bir dili kaybolan topluluk, hafızasını, kimliğini ve nihayetinde varlığını kaybetmiştir. O yüzden dil meselesi yalnızca bir iletişim aracı değil; doğrudan doğruya bir varoluş meselesidir.

Dil, milleti tarif eder. Millet, devleti kurar.

Bu üçlü bağ; Dil – Millet – Devlet, sosyolojinin ve tarih bilincinin temel taşlarından biridir. Devletlerin yükselişi ya da çözülüşü, çoğu zaman bu bağın ne kadar güçlü ya da zayıf kurulduğuyla ilgilidir.

Türk milletinin binlerce yıllık yürüyüşünde dili, sadece kelimeleri değil; inancı, töreyi, adaleti, hafızayı ve ülküyü taşımıştır. Orhun Yazıtları’ndan Dede Korkut’a, Yunus Emre’den günümüze uzanan bu dil; bir medeniyetin omurgasıdır.

Katıldığımız son programda, kıymetli akademisyenlerimiz tıklım tıklım dolu bir salonda Türk dilinin tarihsel ve stratejik önemini bilimsel verilerle ortaya koydu. Salona sığmayan ilgi—merdivenlerde oturanlar dâhil—aslında toplumun bu meseleye duyduğu hassasiyetin açık bir göstergesiydi.

Türk dili; sadece geçmişin hatırası değil, geleceğin de anahtarıdır. Türk dünyasının ortak bir bilinç etrafında birleşmesi, kültürel ve siyasal bağların güçlenmesi ancak dil üzerinden mümkündür. Bu nedenle Türk Dili Ailesi Günü, aynı zamanda birlik, kimlik ve gelecek vizyonu günüdür.

Bu bilincin, milletimizin birliğine katkı sunacağına ve Turan Ülküsü yolunda önemli bir adım olacağına yürekten inanıyorum.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene…

Bu Yazıyı Paylaş