İyi İnsan Yetiştirmeden Güçlü Toplum Olmaz
Günümüzde mesleki ahlakın her geçen gün biraz daha aşındığını üzülerek görüyoruz. İnsanlarımıza adeta “nasıl kazanırsan kazan, yeter ki para kazan” anlayışı empoze edildi. Rahat yaşamak, daha fazla tüketmek ve daha gösterişli bir hayat sürmek birçok kişi için temel hedef haline geldi. Oysa bir toplumun gerçek zenginliği sadece ekonomik gücüyle değil, sahip olduğu ahlaki değerlerle ölçülür.
Bir işi hakkıyla yapan, emeğinin karşılığını alın teriyle kazanan ve kazandığını ailesine gönül rahatlığıyla götüren ustaların, esnafların ve çalışanların sayısı maalesef her geçen gün azalıyor. İşini en iyi şekilde yapmanın verdiği manevi huzurun yerini kısa yoldan kazanma arzusu almaya başladı. Bu durum yalnızca ekonomik hayatı değil, toplumsal güven duygusunu da zedeliyor.
Diğer taraftan idarecilerimizin ve yöneticilerimizin yaşam tarzları da toplum üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Her alanda şatafatın, gösterişin ve lüksün ön plana çıkarılması, insanlarımızı da bu hayatlara özenir hale getiriyor. Başarı; bilgi, emek ve dürüstlükle değil, sahip olunan maddi imkanlarla ölçülmeye başlanınca değerler dünyamız da bundan olumsuz etkileniyor.
Böyle bir ortamda sağlıklı nesiller yetiştirmenin kolay olmadığını düşünüyorum. Çünkü çocuklar ve gençler sadece söylenenleri değil, gördüklerini de örnek alırlar. Eğer onlara dürüstlüğün, emeğin, ahlakın ve vicdanın değerini gösteremezsek, gelecekte karşılaşacağımız sorunlar bugünkünden daha ağır olacaktır.
Naçizane düşüncem şudur ki; insanlarımıza ve çocuklarımıza mühendis olmadan önce iyi insan olmayı, bürokrat olmadan önce vicdan sahibi olmayı, siyasetçi olmadan önce adaletli olmayı, iş insanı olmadan önce dürüst olmayı öğretmemiz gerekiyor. Çünkü iyi insan olmayı başaramayanların sahip oldukları makamların, diplomaların ve servetlerin topluma gerçek anlamda bir fayda sağlaması mümkün değildir.
Güçlü devletlerin ve huzurlu toplumların temelinde önce ahlak, sonra bilgi ve meslek gelir. Eğer geleceği sağlam temeller üzerine kurmak istiyorsak, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirasın para değil karakter olduğunu unutmamalıyız.
Bu vesileyle, büyük fedakârlıklarla geleceğimizi yetiştirmeye çalışan bütün öğretmenlerimize, eğitimcilerimize ve okullarımıza saygılarımı sunuyorum. İnsan yetiştirmenin, bina yapmaktan da yol yapmaktan da daha önemli olduğunu hatırlatan herkese teşekkür ediyorum. Çünkü iyi insan yetiştirebilirsek, gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Fatih Sümer
Evet çok doğru konulara değinmişsiniz tebrik ve teşekkür ediyorum, saygılarımla
