Kızgın Çöllerden, Hırçın Denizlere: Mohamed Salah
Bazı transferler yalnızca futbol konuşularak açıklanamaz. Mohamed Salah’ın Trabzonspor’a transferi de bunlardan biri. Çünkü Salah’ın Türkiye’ye gelişi, iki ülke arasındaki yüzyıllara yayılan tarihsel ve jeopolitik bağların üzerine oturan, futboldan çok daha büyük bir hikâyeyi beraberinde getiriyor.

Mısır, tarih boyunca Akdeniz ile Kızıldeniz’i, Afrika ile Asya’yı birbirine bağlayan stratejik bir merkez oldu. Memlükler döneminde Kahire, İslam dünyasının en önemli siyasi ve ekonomik merkezlerinden biriydi. 1517’de Yavuz Sultan Selim’in Memlük Sultanlığını ortadan kaldırmasıyla Mısır Osmanlı hâkimiyetine girdi. Böylece İstanbul ile Kahire yaklaşık dört yüzyıl boyunca aynı siyasi çatının altında yaşadı.

Bu tarih yalnızca geçmişte kalmadı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa döneminde Mısır’ın Osmanlı merkezine meydan okuyacak kadar güçlenmesi, iki coğrafyanın birbirinden ne kadar ayrı düşünülemeyeceğini gösterdi. Daha sonra Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla Mısır’ın stratejik önemi küresel ölçekte daha da arttı. Akdeniz’i Kızıldeniz üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan bu hat, Mısır’ı yalnızca bölgesel değil, dünya siyasetinin merkezlerinden biri yaptı.
Cumhuriyet döneminde Türkiye ile Mısır ilişkileri zaman zaman yakınlaştı, zaman zaman siyasi krizlerle gerildi. Özellikle 2013 sonrasında kopan ilişkiler, son yıllarda yeniden normalleşme sürecine girdi. Bugün iki ülke Gazze’den Doğu Akdeniz’e, Libya’dan ticarete kadar birçok başlıkta yeniden birbirini hesaba katıyor.
Aslında Mısır’dan Türkiye’ye gelen ilk önemli futbolcu Salah değil. 2021 yılında Mostafa Mohamed Galatasaray forması giydi. Mısır Millî Takımı’nın önemli oyuncularından biri olan Mohamed, Türkiye’de başarılı dönem de geçirdi. Ancak onun transferi hiçbir zaman Salah’ın yarattığı küresel yankıyı oluşturmadı. Çünkü mesele yalnızca Mısırlı olmak değil. Mostafa Mohamed, Mısır’ın önemli futbolcularından biriydi. Salah ise Mısır’ın dünya çapındaki yüzü.
Liverpool, Premier League ve Şampiyonlar Ligi seviyesinde kendisini kanıtlamış, milyonlarca insanın tanıdığı bir futbol markası. Bu nedenle Salah’ın Trabzonspor’a gelişi yalnızca bir transfer değil; Türkiye’nin, Mısır’ın ve dünya futbolunun aynı hikâyede buluşmasıdır.

Memlüklerden Osmanlı’ya, Süveyş’ten Doğu Akdeniz’e uzanan tarihsel yolun bugün geldiği nokta, belki de en güzel şekilde bir futbolcunun üzerinden okunabilir. Yüzyıllar boyunca imparatorlukların, orduların ve ticaret yollarının kesiştiği Mısır’ın hikâyesi, bugün bir futbol topunun peşinden Türkiye’ye uzanıyor. Nil’in kıyılarından yükselen bir yıldız, şimdi Karadeniz’in hırçın sularıyla buluşuyor. Mısır’ın kızgın çöllerinden, Karadeniz’in hırçın sularına… Bir zamanlar orduların geçtiği yolları bugün futbolun en büyük yıldızlarından biri kat ediyor. Coğrafya değişmiyor; sadece yolculuğun aktörü ve dili değişiyor.
Bazen futbol, tarihin ve siyasetin söyleyemediğini tek bir forma üzerinden anlatır. Salah transferi Türk futbolunun dünya futbol piyasasındaki görünürlüğü açısından da önemli bir eşik. Amerika'da oynanan son Dünya Kupası'nda Arjantin karşısında forma giyen Mısırlı yıldızın Türkiye’ye gelmesi, Avrupa’nın büyük liglerinin dışındaki bir futbol pazarının da küresel yıldızlar için cazibe merkezi olabileceğini gösteriyor.

Yazı: Burcu Eken
