Kolay Kurulan Şirketler, Zor Yıkılan Suç Düzenleri
Bir ülkede şirket kurmanın kolay olması, ekonomik canlılığın ve girişimciliğin önünü açan önemli bir adımdır. Ancak kolaylık ile denetimsizlik arasındaki ince çizgi gözden kaçırıldığında, bu durum dürüst yatırımcıları desteklemek yerine organize suç yapılarına yeni fırsatlar sunmaya başlar.
Bugün ülkemizde şirket kuruluş süreçleri oldukça hızlı ilerlemektedir. Dijitalleşme ve bürokrasinin azaltılması kuşkusuz olumlu gelişmelerdir. Fakat bu hız, kötü niyetli kişiler tarafından farklı amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır.
Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar, ağır hastalar, ekonomik sıkıntı içerisindeki kişiler, gençler veya hukuki sorumluluğunu tam olarak kavrayamayacak durumda bulunan bireyler üzerinden vekâlet yoluyla ya da bizzat getirilmeleri suretiyle şirketler kurulabilmektedir. ("Kukla" (Strawman) Ortaklık Sorunu) Kâğıt üzerinde kurulan bu şirketlerin önemli bir kısmı gerçekte ticari faaliyet yürütmemekte; yalnızca sahte belge düzenlemek amacıyla kullanılmaktadır.
Ardından milyonlarca, hatta milyarlarca liralık faturalar düzenlenmekte; bu faturalar gerçek ticari faaliyet yürütmeyen kişi ve işletmelere belirli oranlarda satılmaktadır. İlk bakışta bu durum yalnızca vergi kaybı gibi görünse de aslında zarar çok daha büyüktür.
Devletin kaybettiği yalnızca vergi değildir.
Her sahte şirket dosyası; vergi dairesi personelinin uzun incelemeleriyle başlar. Ardından dosyalar vergi müfettişlerine devredilir. Aylar süren mali analizler yapılır. Sonrasında dosyalar Cumhuriyet savcılıklarına intikal eder. Ceza soruşturmaları başlar. Yazı ve imza incelemeleri, bilirkişi raporları, banka kayıtları, HTS analizleri, tanık beyanları derken süreç çoğu zaman dört ila beş yıl boyunca devam eder.
Bu süreçte harcanan kamu kaynağı yalnızca para değildir.
Yıllarca eğitim almış vergi uzmanları, müfettişler, hâkimler, savcılar, kolluk kuvvetleri, bilirkişiler ve adliye personeli aynı dosyalar üzerinde çalışmaktadır.
Peki sonuç?
Ne yazık ki çoğu zaman kamu alacağı tahsil edilememektedir.
Çünkü şirket üzerine kurulan kişiler ya ekonomik olarak hiçbir mal varlığına sahip değildir ya da cezai ve hukuki sorumluluklarını fiilen üstlenebilecek durumda değildir. Gerçek organizatörler ise çoğu zaman görünmez kalmaktadır.
Sorun bununla da bitmemektedir.
Sahte fatura düzenleyen şirketlerden belge alan firmalar da inceleme kapsamına alınmaktadır. Böylece vergi idaresi, müfettişler ve adli makamlar ikinci bir soruşturma zinciriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bir sahte şirket, onlarca hatta yüzlerce yeni dosyanın oluşmasına neden olmaktadır.
Sonuç olarak devlet yalnızca vergi kaybetmemekte; zamanını, insan kaynağını ve adalet sisteminin kapasitesini de tüketmektedir.
Peki bu döngü kader midir?
Elbette hayır.
Bugün gelişmiş birçok ülkede şirket kurmak mümkündür; ancak şirketin güvenilirliği kuruluş anından itibaren çeşitli mekanizmalarla test edilmektedir. Önemli olan yalnızca şirket sayısını artırmak değildir. Asıl mesele, sürdürülebilir ve güvenilir işletmeler oluşturmaktır.
Nasıl ki birçok ülkede vize başvurularında kişinin mali geçmişi, gelir yapısı ve güvenilirliği değerlendiriliyorsa; şirket kuruluşunda da belirli risk kriterleri oluşturulmalıdır. "Risk-Based Compliance" (Risk Esaslı Uyum)
Örneğin;
- İlk kez şirket kuran kişiler için belirli bir "izleme dönemi" uygulanabilir.
- Yeni kurulan şirketler ilk bir yıl risk esaslı ve düzenli denetlenebilir.
- Şirketin sermayesi, envanteri ve ticari kapasitesiyle uyumsuz büyüklükteki satışlar otomatik risk analizi sistemlerine düşebilir.
- Aynı kişinin kısa süre içerisinde çok sayıda şirkette ortak veya yönetici olması ek inceleme sebebi sayılabilir.
- Vekâlet yoluyla gerçekleştirilen kuruluş işlemlerinde daha sıkı kimlik doğrulama ve irade tespiti yapılabilir.
- Riskli sektörlerde faaliyet gösterecek şirketler için kuruluş öncesi ek mali yeterlilik kriterleri getirilebilir.
- Orantısız Ciro Kriteri: Sermayesi 10.000 TL olan ve deposu/işçisi bulunmayan bir şirketin ilk ayında 500 Milyon TL'lik fatura kesmesinin yapay zekâ / otomasyon sistemleriyle (örneğin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın risk analiz sistemleri geliştirilerek) anında bloke edilmesi, suçun büyümeden engellenmesini sağlar.
- Vekâletnamelerde Sıkı Denetim: Noterlerin kuruluş vekâletnamelerinde sadece şekli bir kimlik kontrolü yapmasının ötesine geçilmesi ve gerekirse "gerçek faydalanıcı" (ultimate beneficial owner) tespiti için ek mekanizmalar kurulması,
- "Gerçek Faydalanıcı" : Şirketin kağıt üzerindeki sahibinden ziyade, arkadaki parayı kontrol eden kişinin (beneficial owner) tespit edilmesine yönelik uluslararası (FATF - Mali Eylem Görev Gücü) standartlarına uygun önlemler alınmalı.
- "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması": Şirket borçlarından ve cezai sorumluluktan kaçmak için kurulan bu paravan yapılarda, yargının "perdeyi aralayarak" arkadaki gerçek suç organizatörlerine ulaşmasının hukuki altyapısının (Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında) daha da radikalleştirilmesi için kanun değişiklikleri yapılmalı.
Nasıl ki trafikte yeni sürücüler için stajyer ehliyet uygulaması bulunuyorsa, benzer şekilde yeni kurulan şirketler için de "gözetimli faaliyet dönemi" oluşturulabilir. Amaç ticareti zorlaştırmak değil; dürüst girişimciyi korurken kötü niyetli yapıları daha en başında ayıklayabilmektir.
Bu mücadele yalnızca vergi idaresinin görevi değildir.
Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve uygulamanın içinde bulunan uzmanların ortak çalışacağı kalıcı bir koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç vardır.
Çünkü sahte şirketler yalnızca vergi kaçırmaz.
Ekonomiye olan güveni azaltır, dürüst mükellefi haksız rekabetle karşı karşıya bırakır, devletin denetim kapasitesini tüketir ve adalet sisteminin yıllarını işgal eder.
Gerçek çözüm, suç oluştuktan sonra yıllarca soruşturma yürütmek değil; suçun doğmasına imkân veren sistemi değiştirebilmektir.
Unutulmamalıdır ki güçlü ekonomi, çok şirket kurmakla değil; güvenilir şirketler kurabilmekle mümkündür.
Mehmet TAŞAR
Yüksek Adli Bilimler Uzmanı
Yazarın Diğer Yazıları
- Sülün Osman’dan Fonlara: Değişen Dekor, Aynı Tuzak
- Suç Mahallinden Dijital Hafızaya: Adli Bilimlerin Yeni Delil Düzeni!..
- Aile İçi Sahneleme ve Delil Manipülasyonu Şüphesi: Olay Yeri Gerçeği Söyler mi?
- Güzel Anılarınız Kötü Niyetli Kişilerin Malzemesine Dönüşmesin!..
- Bir İyiliğin Bedeli Yıllar Olabilir!..
- Delilin Dili: Siz Susun, Deliliniz Konuşsun!..
- Sahteyle Mücadele Ederken Vatandaşı Mağdur Etmeyelim!..
- Kargonuzu Teslim Alırken, İmzanızı da Teslim Ediyor Olabilirsiniz!..
