Köşe Yazısı

Suriye’de Tarihi Dönüşüm: 18 Ocak 2026 Anlaşması ve Yeni Dengeler

Yunus Ekli yazdı
Yunus Ekşi
Yunus Ekşi
2 dk Sesli Dinle 0

Suriye'de uzun yıllardır devam eden fiili bölünmüşlük, Şam yönetimi ile Kürt yönetiminin buluştuğu tarihi bir anlaşmayla sona eriyor. Bu uzlaşı, ülkenin toprak bütünlüğünü yeniden tesis etme yolunda kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Anlaşma, Suriye’nin iç dinamiklerini kökten değiştirecek maddeler içerirken, Türkiye’den İsrail’e, ABD’den İran’a bölgedeki tüm aktörlerin stratejik hesaplarını da etkileyecek nitelikte.

Jeopolitik açıdan bakıldığında, anlaşma ile Deyrizor ve Rakka'daki enerji sahalarının merkezi yönetime devri, Şam'ın ülke genelindeki otoritesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Özellikle Kürt silahlı unsurlarının Suriye ordusu bünyesine entegrasyonu, "devlet içinde devlet" yapılanmasını ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Türkiye için en önemli konu, PKK bağlantılı unsurların sınır dışı edilmesi ve Kobani'nin ağır silahlardan arındırılması taahhütleri. Bu maddeler, Ankara'nın uzun süredir dile getirdiği güvenlik endişelerine cevap veriyor. İsrail ise, yeni Suriye yönetiminin İran etkisinden uzaklaşma ve eski rejim unsurlarını dışlama taahhüdünü, “İran koridoru”na darbe olarak değerlendiriyor.

Ekopolitik boyutta, Suriye'nin en büyük gelir kaynağı olan doğu bölgelerindeki petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolünün Şam'a geçmesi, ekonomik toparlanmanın anahtarı. ABD'nin sürece verdiği destek, uluslararası yaptırımların hafiflemesi ve ülkenin yeniden uluslararası sisteme entegrasyonu için umut vaat ediyor.

Teopolitik bir devrim olarak ise anlaşma, Suriye devletinin tarihsel dışlama siyasetinde köklü bir kırılmayı temsil ediyor. Onlarca yıldır “kayıtsız” (Maktum) statüde tutulan Suriye Kürtlerine vatandaşlık ve kültürel haklar tanınması, Arap milliyetçiliği odaklı devlet anlayışının revize edildiğinin en net göstergesi. İslamcı kökenlere sahip Ahmed el-Şara yönetiminin bu adımı, kapsayıcı ve çoğulcu bir devlet modeline evrilme çabasını yansıtıyor.

 Bu durum, etnik ve mezhepsel aidiyetlerin siyasetin merkezinde olduğu Ortadoğu’da, vatandaşlık temelli yeni bir toplumsal sözleşme arayışı anlamına geliyor. Toplumsal ve siyasal anlamda ise anlaşma, önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Suriye Kürtlerinin onlarca yıllık kimliksizlik (Maktum) sorununun çözülmesi ve kültürel haklarının tanınması, yeni yönetimin kapsayıcı bir siyaset izleme niyetini gösteriyor. Bu adım, uzun vadeli bir toplumsal barışın temeli olabilir.

Bu tarihi dönüşüm, Suriye'yi bölgede yeniden etkin bir aktör haline getirme potansiyeli taşıyor. Sürecin başarısı, özellikle Türkiye ile işbirliğiyle doğru orantılı. Türkiye, oluşan bu yeni ve çatışmasız ortamı çok iyi değerlendirmeli; Suriye'nin yeniden inşasında, bölgeye kalıcı huzur getirecek yeni ekonomik ve ticari modellerle aktif bir rol üstlenmelidir.

@yunuseksi_53

Bu Yazıyı Paylaş