Vaat Ettiğiniz Adalet Bu Muydu?
Adalet güneş gibiydi, değil mi? Işığı, mezhep, meşrep, ırk, parti ayırımı yapmadan herkese vururdu. Öyle anlatmıştınız yıllar boyunca. Kendinizi adil ve ahlaklı toplumun davacıları olarak sunmuştunuz.
Peki o ışık herkese vuruyor mu? Yoksa bazıları gölgede mi kalıyor?
Mahpushane görmeyenler bilmezler. Dünyanın en zor yolculuğu cezaevi rink araçlarıyla yapılan yolculuklardır.Tahta sıralara oturursunuz, araç sallandıkça oranız buranız ağrımaya başlar. Yolculuk uzunsa daha kötü olur. Yaz aylarındaysanız güneş sacı ısıtır, tandır gibi olur, içeride yanarsınız. Bir fırının içine sokulup kapısı kilitlenen bir kişi ne hissederse sizde öyle olursunuz. Kışsa başka bir çile bekliyor sizi, bu defa soğuktan donarsınız, bir an önce yolculuğun bitmesini istersiniz. Eğer bir cezaevinden başka bir cezaevine sevk ediliyorsanız bu daha zor, birkaç günlük işkence demektir bu. Sevkiyatı yöneten vicdansızın biriyse sizi tuvalete çıkarmaz. Aracın tabanında tuvalet deliğinden büyük bir delik açılmıştır, ihtiyacınızı oradan giderirsiniz. Mahremiyet diye bir şey kalmaz.Ar perdeniz yırtılır, bilenir, bilenirsiniz. Hele araçta kompleksli personel varsa seyahati işkenceye çevirmek, tutsağı ezmek için her şey yapılır. Sonra çocuklarına falan militanı, falan siyasetçiyi, falan belediye başkanını ezdim demek, bununla övünmek için. Onlar gibi olamadığına göre onları ezerek, çiğneyerek kendini tatmin eder.
Önceki gün İmamoğlu bir duruşma için cezaevinden alınıp altmış kilometre götürüldükten sonra,' araç arızalandı' denilerek yeniden aynı araçla geri götürüldü. Altmış, altmış yani yüz yirmi kilometre. Bir araç arızalıysa nasıl tekrara aynı kilometreyi yapıp geri döner diye sormayacağım. Çünkü Onu rink aracında dolaştıranların amacı belli ki mahkemeye götürmek değil, işkence etmek. Bu hangi ahlaka, hangi vicdana, hangi İslam'a sığar.Bu muydu sizin erdemliler hareketiniz, bu muydu sizin demokrasi ve ahlaklı siyaset vaadiniz?
Kime yapılırsa yapılsın zulüm zulümdür.Partisine, meşrebine, mezhebine göre adalet olmaz. Bugün övüncünüz olan şeyler yarın utancınız olacak.
İnsanlar suç işleyebilir, her suçun cezası kanunlarda yazılıdır, kimse ne fazla ne eksik ceza verebilir. Kanunun verdiği hiç bir ceza incitmez. "Şeriatın kestiği parmak acımaz," lafı bunun için söylenmiştir.Yasa dışı ceza incitir, insanların devlete olan güven ve inancını sarsar.İmamoğlu dünyanın en büyük suçlusu da olabilir, bu onun haksız muameleye maruz kalmasını haklılaştırmaz. Kaldı ki, dünyanın en büyük suçlusuyla masa kuruyorsunuz.Binlerce vatan evladının kanlı katilini kurucu önder olarak göklere çıkarıyorsunuz. Bu adalet değil, bu vicdan değil, bu insanlık değil. Bu Müslümanlık hiç değil. Her şeyi kirlettiniz. Ne dediyseniz tersini yaptınız.Hiç bir saltanat baki değildir, sizde gideceksiniz, arkanızda ahlar,mazlumlar bırakarak...Gün gelecek sizde adalete muhtaç olacaksınız,ama çığlıklarınızı kimse duymayacak. Ne yaparsanız yapın hakikat susmaz, susmayacak,tıpkı Akif'in dediği gibi:
Adam aldırmada geç git diyemem aldırırım
Çiğnerim çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım
Zalimin hasmıyım ama severim mazlumu...
İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- YALNIZKURT
Esirlerin, ki can düşmanlarının ellerini çözdüren eziyeti yasaklayan bir Peygamberin (SAV ) ümmeti zulüm yapamaz. Herkes yapar Müslüman YAPAMAZ. Ki elhamdülillah tarihimiz de böyle bir leke hiç yoktu.....
- Alp Demir
Haklısınız Sn. Yazar. Diğer taraftan, güzel bir kızıl derili atasözü vardır. Rüzgarlar sert estiğinde dallarını eğmeyen ağaçlar sökülür, dallarını eğenler fırtınayı atlatır. Dik durmak, diklenmek demek değildir. Haklı olmak da (ki bu konuda henüz hiç bir karar verilmemiştir) küstahlık yapma özgürlüğü değildir. Neden orada olduğunu bilen biri olarak İmamoğlu mağduriyetini artırmak ve buradan nemalanmak adına yanlış davranışlar sergiledikçe, bu eziyet bitmeyecektir. Sn. Özdağ çok daha saçma ve gereksiz bir nedenle hapse atıldı. Aklını kullandı ve bunu kısa zamanda atlattı. Bazı şeyler cahillikten ve inattan oluyor.
