Zamanı geldi ! Terörsüz Türkiye
Kıymetli Habererk okurları yaklaşık 10 yıl aradan sonra tekrar sizlere hitap etmenin mutluluğunu yaşıyorum. Hepinizi ayrı ayrı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Aziz Dava arkadaşlarım;
Türk Siyasetinin en büyük devlet adamlarından olan MHP Genel başkanı Sayın Dr.Devlet BAHÇELİ'nin 22 Ekim 2024'te söylemiş olduğu ''Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM'de ve DEM parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın'' sözleriyle başlayan ''Terörsüz TÜRKİYE'' çalışmaları, önümüzdeki dönemde yaşanması muhtemel siyasal dönüşümlerin, ülkenin güvenliğini direkt olarak etkileyebileceği öngörülerine karşı geliştirilmiş büyük bir devlet aklının tezahürü olarak Türkiye’nin jeopolitik stratejilerine yansıtılmış vaziyettedir.
Elbette bu süreci doğru okuyabilmek oldukça zor ve derin bilgilere haiz olmayı gerektirmektedir. Basit bir mantıkla düşündüğümüzde bu sürecin büyük bir kırılma olduğu, Türkiye'nin pkk'ya karşı mağlup olduğu , Devlet Bahçeli'nin kendisini inkar ettiği gibi yanlış, önyargılı yaklaşımların olması gayet doğaldır. Ancak Sayın Bahçeli'yi iyi tanıyan ve onun attığı adımları, atacağı adımları öngörü yeteneğine sahip insanlar için , oluşan bu tablo hiçbir şekilde sürpriz değildir. Zira tıpkı Avrupa'da, Rusya'da , ABD'de olduğu gibi bölgemizde de ani değişimler yaşanmakta, Uluslararası güçlerin müdahaleleri sonucu yeniden şekillendirilmesi çalışılan bölgemiz, kısa ve uzun vadede büyük ve etkili adımların atılması gerekliliğini ve gerçekliğini ortaya koymuştur.
Bu bağlamda hayatı boyunca teröre ve şiddete karşı etkin bir siyasi mücadele veren MHP ve MHP'ye bağlı kuruluşlarla, onun siyasi lideri Dr.Devlet BAHÇELİ hakkında akla ziyan eleştirilerde bulunanlar, iyi niyetli olmasına rağmen kendi düşüncelerini çok değerli görüp ; bu kadar büyük bir bilgi ve birikime sahip Türk Milliyetçisi Kadrolarının düşünce derinliklerini hafife alanlar, sürecin sonunda Sayın Dr.Devlet BAHÇELİ ve MHP nin haklılığını görecek ve devlet aklının derinliğini bir kez daha kabul edeceklerdir.
Kıymetli büyüklerim ve kardeşlerim ;
2015 Yılında yapılan ve daha sonra tekrarlanan seçim sonuçlarını değerlendirirken Sayın.Dr.Devlet BAHÇELİ, AKP'yi çözüm süreci içerisinde olmakla itham ederek ; ''1.Koalisyon AKP ile HDP arasında olması lazımdır.'' ifadelerini kullanırken ; 2.Koalisyon önerisi olarakta AKP+CHP+HDP hükümet kurşunlar bizde ülkenin Ana Muhalefeti oluruz demiştir.Ardından da bu senaryolar gerçekleşmiyorsa ; en erken seçim ne zaman olacaksa o zaman da erken seçim olur ifadelerini kullanmıştı. Kısacası 10 yıl önce ipin ucunu kimlerin tuttuğu belirsiz açılım sürecine MHP karşı çıkmış , bu süreci destekleyen siyasi partiler ise büyük bir ittifak kurabilme şansları olmasına rağmen bu hükümeti kuramamışlar ve Türkiye yeni bir erken seçime gitmiştir.
Unutmayınız... 10 Yıl önceki şartlar ve açılım sürecindeki beklentiler ve söylemlerin tamamından MHP'nin bilgisi vardır ve hala hepsi MHP Genel Merkezinde kayıt altındadır.
Milliyetçi Hareket Partisinin , AKP ile birlikte Cumhur ittifakında yer alması ve ''Terörsüz Türkiye'' başlığı açarak terör örgütü pkk'nın lideri Öcalan'ı masaya direkt muhatap kabul etmesi ve bu süreci en ince ayrıntılarına kadar takip ederek ; mecliste komisyon kurulması ve yapılan imralı ziyaretleri, Türkiye'nin kontrolünde ve hiçbir haksızlığa izin vermeyecek ölçülerde ilerletilmekte, sadece Suriye değil Irak'ta da olan biten herşey , Türkiye tarafından yakinen takip edilmektedir. Türkiye'ye geldiğinde protokol krizi yaratan peşmerge başı ve aynı zamanda Türkmen katili olan Barzani isimli şahsa da, Sayın Devlet Bahçeli tarafından haddi bildirilmiş, Kandilden provokasyon maksatlı açıklamalar yapan örgüt yöneticilerine de , Sayın Bahçeli gereken uyarıları yapmış ve süreci 2 kanatlı bir kuşa benzeterek bu kuşun yakında uçacağına dair önemli bir vurguda bulunmuştur. Bu vurgunun anlamını simgelerden yorum çıkarma konusunda uzman olan ve televizyon ekranlarından tanıdığımız Erol MÜTERCİMLER hocadan bekliyorum.
Aziz TÜRK Milleti, Kıymetli TÜRK Vatandaşlarımız ;
Elbette gerek Türk Milliyetçisi arkadaşlarımız gerek vatandaşlarımız söz konusu süreç hakkında haklı endişelere sahiptir.
Bu endişelere MHP'de büyük saygı duymakta ancak bu endişeler hakkında ayrı ayrı çalışmaları olan ve bölgeyi en ince ayrıntısına kadar bilen devlet aklı için ; Türkiye'nin bir an evvel bu meseleyi ve bölgemizdeki diğer meseleleri halletmek elzemdir. Bunun içinde devlet aklına sahip siyasi partilerin oy kaygısı veya vatandaşların doğal tepkilerini ölçmek, biçmek, duruma göre hareket etmek veya yön belirlemek gibi tercihleri asla olmaz.
Hayatı boyunca ''Önce Ülkem ve Milletim sonra partim ve ben'' diyen Devlet Bahçeli'nin siyasi çizgisinde 1 adım sapma söz konusu değildir. Bu bir sapma, dönme değil ; yöntem ve strateji geliştirerek hareket etmektir.
Milliyetçi Hareket Partisi 10 yıl önce yapılmak istenen ancak daha sonra başarısızlıkla sonuçlanan açılım dönemindeki tüm sözlerinin arkasında olduğu gibi bugün çizgisinden sapma olarak gösterilen şey ; Türk Milletinin bekası için gereken adımları atarak ; olası cephelerde örneğin kuzey suriye'de ve bir Türk şehri olan Halep'te tüm insanlar için güvenliği ve asayişi, demokratik zeminde oluşmasını sağlamak, terör örgütü pkk ve tüm uzantılarının silahlarını bırakarak ; ''Terörsüz Türkiye'' hedefi doğrultusunda sorumluluklarını yerine getirmelidir. Kısacası MHP'de çizgisel bir sapma söz konusu değildir. Açılıma karşı çıktığı dönemlerde %15 oy alan MHP, bugün %5 oy alma pahasına olsa bile Türkiye'nin bu beladan kurtulması için gereken tüm sorumluluğu üstlenmiş, üstlenmeye de devam etmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi ve onun genel başkanı Dr.Devlet Bahçeli'nin bilge ve derin düşünce birikiminden bihaber kimliksiz ve kişiliksizlerin yapmış oldukları hakarete varan eleştiriler, MHP ve ÜLKÜ OCAKLARI'na dönük yıpratıcı komplolar, Türkiye'nin bu karanlık süreçten kurtulması için ödenen bedeller olarak tarihe geçecek ve zaman bir kez daha Sayın Bahçeli ve MHP nin haklılığını ortaya koyacaktır.
Bu yazı vesilesiyle tüm Habererk okurlarını sevgi ve saygıyla selamlıyor. İlk yazımızda sıkmamak adına yazıyı kısa tutmayı tercih ediyorum. İnşaALLAH devamı gelecektir.
