Giresun’da 21 yıllık öğretmen Mustafa Dizdar hakkında, Bulancak'a ziyarette bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meraam Akşener'e çiçek verdiği için ‘siyasi faaliyette katıldığı’ gerekçesiyle soruşturma başlatılmış, maaşının yarısı kesilerek 65 kilometre uzaklıktaki bir başka okula sürülmüştü. 

Yaşadıklarını Radyo Sputnik’te Atilla Güner’le Akşam Postası’na anlatan Dizdar, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Müfettişin kendisine "Bu günü unutamayacaksın" dediğini anlatan Dizdar, “Müfettiş bey, ‘Konjonktür böyle, çiçeği buraya değil diğer tarafa verecektin’ dedi. Bunu bir devlet memuru söylüyor. Eğitimci olarak bu olaylara şahitlik etmek çok üzücü. Bizler çocuklara nasıl rehber olacağız? Gençlere iletişim kurun, birbirinizi dinleyin diye nasıl söyleyeceğiz? Hırslarımız yüzünden birbirimizin yüzüne bakamayacak duruma geliyoruz. Herkes herkese çiçek verebilir” dedi. 

Suriyelilerden ülkelerine dönüş sinyali! Suriyelilerden ülkelerine dönüş sinyali!

"BÖYLE BİR CEZA YOK"

Dizdar, olayı şöyle anlattı:

“Ben Giresun’un Bulancak ilçesinde yaşıyorum. Meral Akşener, 20 Temmuz 2022 günü Bulancık ilçesine geleceğini duydum. Akşener’in geldiği meydan herkesin kullanım hakkı olan bir yer ve yasal, izinli bir miting. O meydana gelen siyasi parti başkanlarını bizler de görmek istiyoruz ki çocukluğumuz da böyle geçti. Akşener geldiği zaman hoş geldin amaçlı bir çiçek uzattık. Çiçeği verdiğimiz esnada bazı arkadaşlar kendi sosyal medya hesaplarından fotoğraf paylaşmışlar. Okulun açıldığı ilk gün müfettiş geldi ve bana dediği ilk cümle, ‘bu günü unutamayacaksın’ oldu. Ben ceza verildi gibi düşünmemiştim. Sosyal medya hesabımda siyasi bir paylaşım olduğunu söyledi ama benim sosyal medya hesabım yok. Bir başka kişinin ismini söyleyerek, “o fotoğrafı valilik bulmuş, memurlar hakkında araştırma yapılıyor” 

Paylaşımda, benim çiçek verdiğim ana ait video var. Akşener gözüküyor, çiçek gözüküyor ama ben gözükmüyorum. Miting alanı dışındaki alanların da fotoğraflarına bakarak çiçeği benim verdiğimi anlamışlar. Bana kademe ilerleme cezası ve son kademede olduğum için maaş kesintisi verdiler. Brüt maaşımın yarısını kestiler ve böyle bir ceza ilk defa duydum hatta sürüldüm. Beni 70 km ilerideki Güce ilçesine gönderdiler. Memurun tayini başka bir yere yapılırken aile bütünlüğü dikkate alınır. Görev yeri değişikliği okul içerisine yapmış olduğumuz bir huzursuzluktan dolayı verilir. İtiraz ettim ama bana mahkemeye ver düzeltsinler diyorlar. İşi, AK Parti ve İyi Parti çekişmesine sokuyorlar.

"MÜFETTİŞ BEY, ‘KONJONKTÜR BÖYLE' DEDİ"

Müfettiş ile aramızda geçen bir diyalogdan bahsetmek isterim. Müfettiş bey, ‘Konjonktür böyle, çiçeği buraya değil diğer tarafa verecektin’ dedi. Bunu bir devlet memuru söylüyor. Milli Eğitim’de çalışanlar da memur ve hepsi aldıkları maaş ile evlerine bakıp çocuklarını okutuyorlar. Benim maaşımın kesilmesine hepsinin gönlü razı oluyor ve böyle bir ceza olmamasına rağmen. Memur, siyasetçiyle görüşemez, siyaset yasak ya da partiden içeri giremez.. Hepimiz sosyal alanda yaşıyoruz. Memurun ticaret yapması da yasak o zaman alışverişte mi yapmayalım? Siyasi parti mensubu olan insanlarla oturup bir çay içemez miyiz? Fikir alışverişinde bulunamaz mıyız? Sen iktidar partisinden değilsin, ben seninle konuşamam deyip oradan uzaklaşacak mıyız? Biz devletin memuruyuz, herkesle iletişim halinde olabiliriz.

"BAKANLIK CEZALARIN İPTAL EDİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR"

Milli Eğitim Bakanlığı’na itiraz bulundum ve Bakanlık kesinlikle bu cezaların iptal olacağını düşünüyor. Kademe ilerleme ve maaş kesim cezasının iptal olacağını ama görev yeri değişikliğinin Valilik inisiyatifinde olduğu için onunla ilgili yargı yoluna gitmemiz gerektiğini söylediler. Mağdur olduğumu bana cezayı verenler de biliyor. 2-3 ceza çekmemi cesaret olarak görüyorlar. Yukarıdakilerin benim çiçeği kime verdiğimle bile ilgilendiklerini düşünmüyorum ama aşağıdakilerin koltuk koruma sıkıntıları var ve doğru işi böyle yaptıklarını düşünüyorlar. Eğitimci olarak bu olaylara şahitlik etmek çok üzücü. Bizler çocuklara nasıl rehber olacağız? Gençlere iletişim kurun, birbirinizi dinleyin diye nasıl söyleyeceğiz? Hırslarımız yüzünden birbirimizin yüzüne bakamayacak duruma geliyoruz. Herkes herkese çiçek verebilir."